Mesajı olan alsın

MESAJI OLAN ALSIN

  1. MEHMET AYKUT İNCİRLİ: kırk yılda bir çalışan arkadaşlarınızla bir mangal yakmaya kalktınız resmen burnunuzdan geldi. Neydi o rezillik? Sizin kebap yapıp yemeye hakkınız yok mu? Vallahi iyi sabrettiniz ben sizin yerinizde olsaydım her gün mangal yakardım. Bugün istersen bir daha ateşleyelim gelirken şeftali, prizola getireyim ne dersin? Bakalım aynı rezilliği yapacaklar mı?
  2. HASAN TAÇOY: Ben her zaman şunu savunuyorum ve her fırsatta da dile getiriyorum. Bizde solcu diye geçinen birçok arkadaşımızda insan sevgisi yoktur. Barış için mücadele ettiklerini düşünenler var ama onların birçoğu ırkçı ve faşisttir. Saygı ve sevgiden yoksun insanlar asla barışı savunamazlar. Şimdi onlara sormak lazım acaba size hakaret edenler mi faşist yoksa siz misiniz? Dünyanın en tehlikeli solcuları KKTC’de olan solculardır çünkü insan sevgileri yoktur. Ağızlarından da barış sözcüğü düşmüyor ama hepsi birer faşist yazıklar olsun.
  3. AHMET BAĞZIBAĞLI: Bizim bu faşist kılıklı solculara sen ne diyorsun? Hani barışı tekellerine alan ve onlardan başkası barışı savunamaz anlayışı taşıyanlar var ya. İnsan sevgisinden yoksun olanlara ne ad verilir? Sen bu tür insanları çok iyi biliyorsun söyle bakalım bunlara ne denir? İnsanları aşağılayan, insanları sevmeyen ve sözde barışı savunan bu kişilere ne denir Ahmet? Tabii bu arada şunu da söylemek lazım Taçoy çok akıllı davrandı tahriklere kapılmadı ve güldü da geçti. Yapması gerekeni yaptı ve onlara insanlık dersi verdi. Bu duruma ne dersin Ahmet?
  4. İLKER EDİP: UBP Mağusa ilçe başkanı ile bir sorununuz var ve bu sorununuz yüzünden bir araya gelmek istemediğinizi öğrendim. Her ne pahasına olursa olsun parti adayınız için çalışmanız gerekmektedir küslük hem size hem de partinize zarar verecektir. UBP de konuşulan konular arasında sizin bu durumunuz vardır ve önemli bir sorun olarak gösterilmektedir. Umarım en kısa zamanda birileri devreye girecek ve bu küslük olayını da ortadan kaldıracaktır.
  5. ERHAN ARIKLI: Ya örs olacaksınız ya çekiç arada dövülen demir olmayacaksınız dediniz. Çok güzel söylediniz de KKTC’de siyaset yapanlar hep dövülen oldular bugüne kadar. KKTC’de siyasi irade ne yazık ki elimizden alınmıştır bazen ben de söylüyorum ya artık ne davul var ne de tokmak. Hepsini kaptırdık tabi sizde örs ve çekiç meselesine girdiyseniz bundan dolayıdır. Bu arada dün oğlunuzla birlikte Lefkoşa pazarına gittiniz ve fiyatların el yaktığını da gördünüz Pazar deyip geçmemek lazım resmen sosyete pazarı oldu.
  6. KUDRET ÖZERSAY: Geçtiğimiz hafta hatırı sayılı bazı UBP’lilerle Alsancak’ta bir yemekte buluşmanız dikkatlerden kaçmadı. Özersay’ın yemeğinden haberin var mı diyenler oldu. Seçim zamanı isteyen istediği ile yemek yiyebilir normaldir diye cevap verdim. Bir yemekten ne olacak? Kaldı ki siz UBP’nin hükümet ortağısınız ikinci turda size ihtiyaçları olacak böyle bir yemekte eminim bunlar konuşuldu.
  7. KEMAL HAVALI: İki gün oldu sizden haber alınamadı ve nerede olduğunuzu merak ediyoruz. Bazı arkadaşlar yurt dışında olduğunuzu söylüyorlar ama ben yine de nerede olursanız olun bu mesajı okuyacağınızı veya birilerinin size ulaştıracağını biliyorum. Ne olur bu mesajıma cevap veriniz çünkü özleniyorsunuz lokma dersem çıkınız şamişi dersem çıkmayınız şamişi!
  8. MEHMET KASAPOĞLU: Kıbrıslılar akıllanıyor ortak vatan mücadelesinin sokaklardan geçtiğini ve 60 yıl sonra bir ilk dediniz. Çok güzel söylediniz ama bilmeniz gereken çok önemli bir ayrıntı vardır. Eğer KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri olmasaydı ortak vatan için mücadele eden olmayacaktı. Bu yapılanlar sandık için yapılıyor sakın ola heyecana kapılma. Eğer ortak vatan için eylem yapacaklarsa Rumlar gibi bizde barikatlardan kimlik veya pasaport göstermeden geçmek için eylem yapalım. Bu utancı görmüyoruz ve barikat kapandı diye barış istediğimizi göstermeye çalışıyoruz. Bu ayıbımızı ortadan kaldıracak hiçbir adayımız yok ama barış havarisi kesildiler başımıza bu duruma ne dersiniz?
  9. TUFAN ERHÜRMAN: Lokmacı barikatında yaşananları Anastasiadis çıldırdı deyip de geçiştirmemek lazım. Rum halkını eğer ciddi anlamda öğrenmek istiyorsak onların bu konudaki düşüncelerini bilmemiz gerekiyor. Biz Kıbrıs Türk siyaseti olarak Rumlarla olan sorunlarımızı hep halının altına süpürdük. Zannettik ki görüşme masasına oturarak federasyonu istemekle halının altına süpürdüklerimiz görünmeyecek. Biz asla bu şartlarda Rum halkı ile barışamayız çünkü biz onlara esnek davranmıyoruz. Barikat açılsın diyoruz ama o barikatlardan geçişleri özgürce bırakmıyoruz. Yaklaşık 400 ve ya 500 bin Rum 47 yıldır kuzeye geçmedi. Kimlik veya pasaport göstermek istemiyorlar. Kendi vatanlarında serbest dolaşamıyorlar, sadece bu mu? Ada’da Türkiye’nin varlığını istemiyorlar. Federasyon görüşmeleri asla bir nihai çözüme varamaz. Referandum yapılsa belki de barikatların tekrardan kapatılmasını isteyecekler. Bunun sebebi nedir biliyor musunuz? Barış ister gibi masaya oturan KKTC Cumhurbaşkanlarıdır! Her masaya oturan Türkiye’nin haklarını ve geleceğini ortaya koyuyor. Artık bunu halkımıza anlatmamız gerekiyor, Türkiye bu Ada’yı asla terk etmeyecek ve Rum da evet demeyecek.
  10. ALİ SAFTER: Neçin da den güneyde kalan mal bizim, kuzeyde aldığımız da bizim. Denizde çıkan gazın yarısı bizim, Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu bizim. AB vatandaşlığı, KKTC vatandaşlığı, TC vatandaşlığı, Kıbrıs cumhuriyeti vatandaşlığı, İngiliz vatandaşlığı da bizim. Larnaka’dan gelen turist da bizim Dome Hotel da bizim ama lokmacı sınır kapısı onların ve açmıyorlar. Ne dersin? Bu Rumlar çok faşist değil mi? Kıbrıs’ta barış engellenemez be Ali aklılarını başlarına alsınlar artık!
  11. SALİM AKBAŞ: Cumhurbaşkanımız Rum polisine çok yerinde bir açıklama yaptı. Barış için mücadele edenlere biber gazı değil zeytin dalı uzatmaları gerekirdi. Bence çok doğru söyledi hatta ben daha da ileriye giderek göstericilerimize ikramda da bulunmaları gerekiyordu. Mesela Kıbrıs’a ait hellim, çörek, pilavuna, zeytinli bitta Limasol’un o güzel şaraplarından, zivaniya gibi içecekler de ikram etmeleri gerekiyordu. Ayrıca bizim barikatlara yaptıkları gibi Lokmacı barikatını Rum polisi bırakacaktı yerle bir etsinler. Bizimkiler Kıbrıs’ta barış engellenemez dedikleri halde biber gazı ile karşılaştılar. Bu Rumlar var ya çok faşisttiler. Hele o Anastasiadis tam bir faşo. Nerede bizim Cumhurbaşkanımız her iki lafından biri barış! Akan kan su değil dedi haklı çıktı şimdi de biber gazı değil zeytin dalı diyor. Ne güzel bulur da söyler!
Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı