Meclis’ten konu başlıkları

Meclis’te hastane yangını, sınır kapılarının kapatılması ve Koronavirüs ile İdlib konuşuldu.

Ülke gündeminin son günlerdeki önemli olayları olan hastanede çıkan yangın, dört sınır kapısının Rum tarafının tek yanlı kararıyla kapatılması ve koronavirüs salgını, Meclis Genel Kurulu’nun bugünkü toplantısında da gündeme geldi.

Sağlık Bakanı Ali Pilli, hastanenin ve her tıbbi aracın sigortalı olduğunu, hasar tespitinden sonra sigorta şirketinin hasarın karşılanması için yükümlülüğü neyse yapacağını söyledi.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Kıbrıs Rum tarafının kapılar konusunda tek taraflı attığı adımın ciddiyetten yoksun, keyfi ve ilişkileri zedeleyen bir nitelikte olduğunu vurgulayarak, Kıbrıs Türk tarafının ekonomik anlamda nefes alışını engellemek adına atıldığı görüşünü ifade etti.

Bakanlık olarak bu karara karşı adadaki yabancı misyon şefleri ile temasa geçtiklerini, AB yetkililerine de konu hakkında mektuplar gönderdiklerini açıkladı. Özersay, Kıbrıs Rum Yönetiminin çok yakın bir zamanda geri adım atmak zorunda kalacağını da söyledi.

Meclis Genel Kurulu’nun bugünkü toplantısının başında bazı milletvekilleri, iç tüzüğün 62’nci maddesi uyarınca söz alarak güncel konularda görüşlerini ifade etti.

TEZKERELER ONAYLANDI

Meclis Genel Kurulu’nda ilk olarak okutulup onaya sunulacak işlere yer verildi.

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nin ivedilikle görüşülen Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve diğer ödeneklerinin düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın Genel Kurul’da üçüncü görüşmesine ilişkin tezkeresi oy birliği ile kabul edildi.

Daha sonra Kıb-Tek’teki İhalelerde Usulsüzlük Yapılıp Yapılmadığına İlişkin Meclis Araştırma Komitesi Başkanlığı’nın komiteye yeni ek süre verilmesine ilişkin tezkeresi ele alındı.

Konu hakkında söz alan Komite Başkanı ve UBP Milletvekili Sunat Atun, konunun son derece önemli olması ve titizlikle incelenebilmesi için sürenin 3 ay daha uzatılmasına ihtiyaç olduğunu söyledi. Tezkere oy birliği ile kabul edildi.

Daha sonra İlaç ve Eczacılık Dairesi’nin deposunda tarihi geçmiş tonlarca ilacın imha edilecek olmasının ana nedenlerinin ne olduğu ve bu konuda ihmalin olup olmadığına ilişkin Meclis Araştırma Komitesi başkanlığının komiteye ek süre verilmesine ilişkin tezkeresi ele alındı.

Komite Başkanı ve UBP Milletvekili Özdemir Berova, bu araştırma komitesinin de araştırmalarının bir ayı geçen süre sekteye uğradığını, komitenin daha sonra verimli şekilde toplandığını ifade ederek, tutanakların konu hakkında rapor hazırlayabilmek için yeterli bilgi ve verilere ulaştıklarını kaydetti.

Berova, raporun yazılabilmesi için 3 ay bir uzatma talep ettiklerini söyledi. Tezkere oy birliği ile onaylandı.

BEROVA: “TÜRKİYE’NİN YANINDAYIZ”

İç tüzüğün 62. maddesi uyarınca UBP Grubu adına Özdemir Berova’nın İdlib Şehitleri, Bahar Harekatı ve sınır kapılarının kapatılması konularında söz aldı.

Berova, geçtiğimiz hafta Anavatan Türkiye’den gelen şehit haberleri ile sarsıldıklarını belirterek, bu olayın kendilerini derinden yaraladığını, KKTC’de bu hunharca saldırının derin yaralar bıraktığını söyledi.

TSK’nın İdlib bölgesinde zorlu bir mücadele verdiğini ve Bahar Harekatı denilen harekatla, rejim güçlerine karşı zorlu bir mücadele yürüttüklerini söyleyen Berova, KKTC halkı olarak konuyu yakınen takip ettiklerini, orada bu mücadeleyi veren Mehmetçiklerin başarılı bir şekilde amacına ulaşmasını temenni ettiklerini kaydetti.

Berova, UBP olarak, bu hain saldırıyı şiddetle kınadıklarını söyleyerek, Bahar Harekatı’nın başarıya ulaşması için Anavatan Türkiye’nin yanında olduklarını vurguladı.

Öte yandan Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi yangını ve Rum tarafınca istişareye gerek duymadan ve tek taraflı olarak sınır kapılarının kapanmasının geçen hafta yaşanan diğer üzücü olaylar olduğuna dikkat çeken Berova,  Kıbrıs Rum Yönetimi’nde bu tür zihniyet anlayışının hep süregeldiğini anımsattı.

Kapıların kapatılmasının, Rum Yönetimi’nin zihniyetinde hiçbir değişiklik olmadığının bir göstergesi olduğunu ifade eden Berova, Rum zihniyetine karşı uyanık olunması gerektiğini söyledi.

ARIKLI: “YANGINDA HİÇBİR KOORDİNASYON YOKTU”

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı da sınır kapılarının kapatılması ve hastane yangını konusunda iç tüzüğün 62. maddesi uyarıca yaptığı konuşmada, Türkiye’nin İdlib’de şehitler vermesinin yüreklerini dağladığını söyleyerek, 3 hastanın yangında hayatını kaybetmesinin kendilerini derinden etkilediğini kaydetti.

Hastane yangınıyla, bu tip kriz ortamlarına hazırlıklı olunmadığının görüldüğüne işaret eden Arıklı, hastane yangının söndürülmesi konusunda hiçbir koordinasyon bulunmadığını savunarak durumu eleştirdi.

Hastanede en son ne zaman tatbikat yapıldığını hatırlamadığını söyleyen Arıklı, Sağlık Bakanı Ali Pilli’nin bugün yaptığı basın açıklamasında, sigortanın kapsamı hakkında bilgi verilmemesini eleştirdi.

“SİGORTA KONUSU MERAK EDİLİYOR”

“Toplum merak ediyor, kim tarafından sigortalandığını, kapsamı nedir, ne kadarını karşılayacak?” diye soran Arıklı, 25-30 katlı binalar yapıldığını, bir yangın anında ne yapılacağının bilinip bilinmediğini sorarak, Bakanlar Kurulu’nun bu konuda tedbir alması gerektiğini vurguladı.

Sınır kapılarının kapatılması konusuna da değinen Arıklı, koronavirüs kapı mı sorar, Derinya kapısından girer Metehan’dan girmez mi?” diye sordu.

Son zamanlarda, güneyden kuzeye ciddi bir ekonomik akış olduğunu, Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiades’in bu kararı bu yüzden aldığını kaydetti.

ÖZYİĞİT: “KRİZ DURUMUNDA KİMSE NASIL DAVRANACAĞINI BİLMİYOR”

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit de koronavirüs, sınır kapılarının kapanması ve hastane yangını konusunda 62. madde uyarınca söz aldı.

Özyiğit, İblib’de hayatını kaybedenler için Türkiye ve ailelerine başsağlığı dileyerek, ABD’nin Arap Baharının son durağı olan Suriye’de Türkiye’yi savaşa soktuğunu söyledi.

Daha fazla kayıp yaşanmadan harekat konusunda bir an önce çözüm bulunması temennisini dile getiren Özyiğit, koronavirüs konusuna da değindi.

Virüsün dünyayı alıp götürdüğünü, bu konuda havaalanı ve denizlerde yeterli önlemlerin alınıp almadığını soran Özyiğit, Rum Yönetimi Lideri Anastasiadis’in de bu önlemlerin yeterli olmadığını görerek, kapılarla ilgili kararı aldığını söyledi.

Anastasiadis’in ELAM’ın kışkırtmalarıyla tek taraflı aldığı kararı eleştiren Özyiğit, Rum yönetiminin bir an önce bu kararından dönerek, ülkede bu virüsle ilgili ciddi önlemlerin alınmasını temenni etti.

Hastane yangını konusuna da değinen Özyiğit, bu konuda ciddi bir koordinasyonsuzluk olduğunu, kimsenin büyük yangın, deprem gibi olaylar konusunda nasıl davranılacağını bilmediğini kaydetti.

Yangına müdahaleye tedbir alınarak girilip girilmediği, hasatların sevki konusunda gerçekten yapılması gerekenlerin yapılıp yapılmadığı gibi birçok konuda belirsizlikler olduğunu belirten Özyiğit, hastanenin sigortası konusunun da belirsiz olduğunu vurguladı.

Tüm konular hakkında kamuoyunun bir an önce bilgilendirmesi gerektiğini ifade eden Cemal Özyiğit, hizmet verilmeye başlanan servisler konusunda gerekli güvenlik önlemlerinin alınıp alınmadığını da sordu.

ERHÜRMAN: “HASTALARIN TAŞINMASINDA KAOS VARDI… KRİZ MASASI GEÇ OLUŞTU”

İç tüzüğün 62. maddesi uyarınca CTP Grubu adına Genel Başkan Tufan Erhürman da hastane yangını ve sınır kapılarının kapanması konusunda söz aldı.

Erhürman İdlib’de yaşanan olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, şehit aileleri ve Türkiye’ye başsağlığı dileyerek başladığı konuşmasında, hastane yangını konusunda duyduğu üzüntüyü ifade etti.

Herkesin cansiperane bir çaba gösterdiğini, ancak hastaların taşınması konusunda tam bir kaos yaşandığını, kriz masası oluşturulması ile yangının başlama anı arasında ciddi bir süre olduğunu kaydeden Erhürman, organizasyon yeteneğinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kapıların kapatılması konusunda ise, alınan kararın tek taraflı olduğunu vurgulayan CTP Genel Başkanı Erhürman, üretilen kararda kapıların bir hafta süreyle kapatılması ve bir hafta sonra durumun değerlendirileceğinin bulunduğunu anımsattı.

Kapıların kapatılmasının yapılan işten de anlaşılacağı gibi koronavirüsle ilgili hiçbir alakası olmadığının görüldüğünü söyleyen Erhürman, bu konuda verilen tepkinin yetersiz olduğunu, herkesin harekete geçmesi, harekete geçilen noktanın yetersiz kaldığı görüşünde olduğunu söyledi.

Rum yönetiminin yaptığı uygulamaların son derece tutarsız olduğu görüşünü dile getiren Erhürman, konunun çözülmesi için BM’ye ve gerekli yerlere, bir an önce gerekli girişimlerin yapılması gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecindeyken çok sayıda vatandaşlık verildiği ve istihdam yapıldığı duyumları aldığını söyleyen Erhürman, çok kısa bir süre içinde 2020 içinde kaç yeni vatandaş yapıldığını ve kaç istihdam yapıldığının Meclis ve kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

PİLLİ: “SİGORTA YÜKÜMLÜLÜĞÜ NEYSE YAPACAK”

Sağlık Bakanı Ali Pilli de eleştirilere cevaben yaptığı konuşmada, İdlib’de kaybedilen şehitlere ve hastane yangınında kaybedilen hastalara Allah’tan rahmet dileyerek, yaslı ailelere başsağlığı diledi.

Hastane yangını hakkında bilgiler paylaşan Bakan Pilli, sevklerin hastaların durumuna göre yapıldığını söyledi.

Bakan Pilli, yangın konusunda herkesin çok duyarlı olduğunu belirterek, tahliye sırasında plan ve program olmasaydı kayıpların çok daha fazla olacağını kaydetti.

Anjiyo bölümünden çıktığı varsayılan yangının, acil olan yerlerden hastaların hızlıca çıkarılmasının büyük bir başarı olduğunu, yapılan işlerin planlı olduğunu vurgulayan Bakan Pilli, herkesin görevini başarıyla icra ettiğini söyledi.

Hayatını kaybeden hastalar için çok üzgün olduklarını ifade eden Bakan Pilli, yangından itibaren hastanenin bir an önce hizmet verebilir hale gelebilmesi için çalışmaya başlandığını, Cumartesi günü hasar tespit çalışmalarına başlandığını kaydetti.

Hastanenin, MapFree tarafından sigortalı olduğunu, her bir servisin ayrı ayrı, tıbbi araç gerecin hepsinin sigortalı olduğunu, bazı bölümlerin ve araç gerecin tamamen yandığını, bazılarının kısmen yandığını veya dumandan, sudan etkilenen cihazlar bulunduğunu anlatan Bakan Pilli, teknik ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğünü, bunların tespitinden sonra da sigortanın bu hasarı karşılayacağını, yükümlüğü neyse yapacağını söyledi.

İlk günden itibaren, kurum ve kuruluşların kendilerine yardım için koştuğunu söyleyen Bakan Pilli, kendilerinin kimseden bağış talep etmediğini, ancak bu talepler kendilerine gelince, kendilerinin de bağışların toplanabilmesi için hesap açtıklarını anlattı.

Yanan bölümün temizlenmeye başladığını da anlatan Pilli, yanan ekipman temizlendikten sonra, Planlama İnşaat Dairesi’nin binanın ne kadar hasar gördüğünü tespit edeceğini, kendilerinin de bunun takipçisi olacağını kaydetti.

Sadece yanan bölümlerin değil, diğer bölümlerin de elden geçirileceğini, bunun da bağışlarla yapılacağını aktaran Bakan Pilli, açılan bölümler hakkında bilgi verdi.

Açılacak diğer bölümlerin bu akşam netleşeceğini, açılan bölümlerin tedbirlerinin de alındığını söyleyen Bakan Ali Pilli, koronavirüs konusunda laboratuvar tetkikleri konusunda bir sıkıntı olmadığını, kite ve personel konusunda sıkıntı bulunmadığını söyledi.

Havalimanı ve deniz kapılarında gerekli tedbirlerin alındığını ifade eden Bakan Pilli, bir soru üzerine yangın tatbikatını kendilerinin yapmadığını, polis tarafından yapıldığını kaydetti.

Yangın sonrasında radyoaktif madde ölçümleri yapıldığını, güvenlik tedbirleri alınmadan hiçbir bölümün açılmayacağını ifade eden Bakan Pilli, “Biz kararlıyız, bütün tedbirleri alarak hastaneyi en kısa sürede açacağız” dedi.

Yangının nedenin henüz bilinmediğini söyleyen Bakan Ali Pilli, bakanlık olarak gerekli kamuoyu bilgilendirmesinin en kısa zamanda yazılı olarak yapılacağını kaydetti.

ÖZERSAY: “EKONOMİK NEFES ALIŞIMIZI ENGELLEMEK ADINA ATILMIŞ BİR ADIM”

Dışişleri Bakanı Kudret Özersay da İdlib’de şehit düşen askerlere, Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilediklerini belirterek, KKTC hükümeti olarak Türkiye’nin yanında olduklarını kaydetti.

Özersay, Kıbrıs Rum Yönetimi’nin kapılar konusunda tek taraflı attığı adımın ciddiyetten yoksun, keyfi ve ilişkileri zedeleyen bir nitelikte olduğunu vurgulayarak, bu adımın neden atıldığı konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Bunun, Kıbrıs Türk tarafının ekonomik anlamda nefes alışını engellemek adına atıldığı görüşünü dile getiren Özersay, Rum tarafının uygulama kodu altında Yeşil Hat Tüzüğü’nde bir kısıtlamaya gittiğini anımsatarak, Kıbrıs Türklerinin ekonomik anlamda boğazını tıkayarak, hastalık kisvesi altında hayata geçirilmeye çalışılan bir tedbir niteliğinde olduğunu kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı olarak yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Özersay, güneyde bulunan yabancı misyon şefleri ile temasa geçerek, uygulamanın ne kadar yanlış olduğunu vurguladıklarını kaydetti.

AB yetkililerine de konu hakkında mektuplar gönderdiklerini ifade eden Özersay, Kıbrıs Rum Liderliğinin koronavirüs vaka veya şüpheli sayısı itibarıyla daha riskli durumdayken, Kuzey Kıbrıs’ı hedef göstererek, uluslararası camiada kendini rezil ettiğini söyledi.

Diyalog ve yerleşmiş bir uygulamanın gerekliliğini vurgulayan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay, Kıbrıs Rum Yönetiminin çok yakın bir zamanda geri adım atmak zorunda kalacağını vurguladı.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı