Maraş’a dair -3-

Maraş’ın vakıf malı olup olmadığı tartışılırken yapılan en büyük hata konunun ele alınış şekli olduğunu düşünmekteyim.

8 Eylül 2019 - 11:00

Kapalı Maraş açılımına ilişkin değerlendirmeye başlamadan önce Kapalı Maraş’ın vakıf malı olup olmadığı konusuna açıklık getirmek önemlidir. Kapalı Maraş’ın Vakıf malı olduğu resmi belgeler ışığında su götürmez bir gerçektir. Maraş’ın vakıf malı olup olmadığı tartışılırken yapılan en büyük hata konunun ele alınış şekli olduğunu düşünmekteyim. Ne demek istediğimi sizlere açıklayım. Daha önce de değindiğim gibi 1907 yılında yapılmış ‘Taşınmaz Mal Tescil ve Değerlendirme Yasası’  çerçevesinde (bir mülk belirli bir süre iltilafsız kalırsa kullanıcıya verilir) İngiliz Sömürge Yönetimi’nin, taşınmaz malı kim kullanıyorsa onların ismine kaydetmiş ve böylelikle çok ciddi sayıda vakıf malı kullanıcılarının mülkiyetine geçirilmişti. İngiliz İdaresi’nin yapmış olduğu bu yasa yanlıştır. Neden yanlıştır? Ahkamül Evkafa göre taşınmaz malın zaman aşımı ile elde edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla özel kişilere devrinin de mümkün olmaması gerekir savı tutarlı görünmektedir.  Bunu söylemek için hukukçu olmaya bile gerek yoktur. Burada üzerinde tartışılacak olan nokta vakıfların esasına ters düşen ‘yanlış’ bir yasaya dayanarak kullanımlarında olan vakıf mülklerini üzerlerine geçiren büyük çoğunluğu da Kıbrıslı Rum olan insanların olmasıdır. Nitekim, sonraki yıllarda İngiliz Sömürge İdaresi bu yasayı kaldırmış ve Ahkamül Evkaf hükümlerinin geçerliliğini teyit etmiştir.

Genel çerçevede özetleyecek olursak, Kıbrıs’ta Osmanlı dönemi’nden başlayarak, İngiliz Sömürge Yönetiminde (1907 yılında yapılan yasa ile kısa bir kesinti oldu), Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Antlaşması ve Anayasası’nda da Ahkamül Evkaf hükümleri geçerli olmuştur. Burada hukukçuların tartışacağı nokta şudur: Sömürge İdaresi’nin 1907 yılında çıkardığı geçici yasa’nın yanısıra yukarıda izah etmiş olduğumuz gibi her dönemde varlığı kabul edilmiş ve devam etmiş olan Ahkamül Evkaf hüküm ve ilkeleri mevcudiyetini sürdürmüştür. Peki Maraş’a ilişkin değerlendirme yaparken öncelik hangi yasa olmalıdır? Ahkamül Evkaf özel bir yasa niteliğinde midir? Ortada 2 farklı yasa ve farklı hükümler varsa nasıl değerlendirilmelidir? İlaveten, Kıbrıs Kuruluş Antlaşması ve Anayasası’nda ‘Ahkamül Evkaf hükümlerine hiçbir hükümet ve meclis kararı müdahale edemez’ denildiğini de akılda tutmak faydalı olacaktır.

Fikir jimnastiğine dilerseniz devam edelim. Eğer tüm bu bilgiler ışığında hukuki ve siyasi çıkarımınız ‘Maraş artık vakıf malı değildir’ yönündeyse buyurun o zaman şunu tartışalım: Madem ki Maraş her ne kadar vakıf malı bile olsa ‘yanlış’ bir yasaya dayanarak  buradaki mülklerin koçanlarını alan Kıbrıslı Rumlar ‘gerçek mülk sahibi’ olarak kabul edilmektedir. Bugün Kıbrıslı Rumlar tazminat, iade, takas şeklinde bu mülkleri  talep edebilmektedir. Ayrıca o dönemdeki  mevcut yasaya uygun hareket etmiş oldukları için  bir suçları yoktur.  O zaman 1974 sonrası süreçte KKTC yasalarına göre geçmişte Rumlara ait mülklerin koçanlarını alan  Kıbrıslı Türklerin ‘gerçek mülk sahibi’ olduğu da tartışmaya açık değildir. İki örnek birbiriyle tamamen örtüşmektedir. Yüksek Mahkeme Eski Başkanı Taner Erginel ile gerçekleştirmiş olduğumuz sohbette bu yaklaşımın hukuken ve siyaseten  tutarlı bir yaklaşım olduğu yönünde görüşleri olduğunu da belirtmeden geçmiyelim.

 

 

 

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı