Mamülcü: “Şu anda açılım yapmamızın bir anlamı yok”

İŞAD Başkanı Enver Mamülcü, Türkiye ve Güney Kıbrıs’ın da bu pandemiden kurtulma durumu olmazsa randımanlı olarak çalışamanın mümkün olmayacağını ve ekonominin düzelemeyeceğini savundu

27 Nisan 2020 - 18:45

HAZİRAN AYINA KADAR BEKLEMELİYDİK… “Kısa vadeli kazanımlarda boğulmamalıyız. Önceliğimiz toplum sağlığıdır. Bu açılımla bir rehavete kapılmamamız gerekir. Önlemlerimizi almalıyız. Açılımı öngörmemiz için Kıbrıs genelinde sağlık koşulları bakımından hem Güney’de hem Kuzey’de tüm riskler ortadan kalkması gerekir. Sağlıkla birlikte daha iyi bir yaşantıya, daha iyi bir sisteme ve daha refah bir yapıya kavuşabiliriz” diyen Enver Mamülcü, “Haziran ayına kadar kapalı kalmaya devam edip, Güney Kıbrıs’ta ve Türkiye’de de hayatın normale dönmesini beklememiz gerekiyordu” şeklinde konuştu.

“KOOPERATİFLEŞME ÇOK ÖNEMLİ”… Yerli üretimde kooperatifleşmenin önemine dikkat çeken Mamülcü, “İhracat yapabilmek için, farklı ülkelerle rekabet edebilmek için güç birliği yapmalıyız ve birbirimize destek olmalıyız” diyerek, yeni dönemde eskiden yapılan hatalara düşmeden bir an önce ekonomiyi canlandıracak üretim faktörlerini planlı ve hedefli şekilde harekete geçirmek zorunda olduğumuzun altını çizdi.

“ESKİ ÇARKLARI DÖNDÜRMENİN ANLAMI YOK”… “Biz bu ülkede eski çarkları değil, yeni oluşacak bir sistemin çarklarını döndürmeliyiz” diyen Enver Mamülcü, “Dijitalleşmede çok geriden geliyoruz. ‘10 yıla kadar e-devlet sistemine geçemeyiz’ diyen bakanların bile bu süreçte para toplamak için nasıl kısa sürede dijitalleşmeye geçtiğini gördük. Başkanlık sistemine geçersek, mecliste daha işlevsel hale gelecek ve geri kalmış yasaların altı doldurulacak. Bu süreç elimizin altında çok iyi bir fırsattır ve bunu değerlendirmeliyiz” önerisinde bulundu.

HABERCİ ÖZEL

HABERCİ canlı yayınına konuk olan Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD) Başkanı Enver Mamülcü, şu anda yeniden açılımın elverişli olup olmayacağının henüz net olmadığını savundu. “Tam randımanlı açılım olmazsa, yani Türkiye ve Güney Kıbrıs’ın da bu pandemiden kurtulma durumu olmazsa randımanlı olarak çalışamayız ve ekonomi düzelmez. Yani açılımın bir anlamı olmaz” şeklinde konuştu.

“HAZİRAN AYINA KADAR BEKLEMELİYİZ”

“Ekonomik yaşama dönmemizle birlikte, çalışanların maaş alabilmesi ve ödemelerin yapılabilmesini heyecanla bekliyoruz. Fakat tam anlamıyla açılım olabilmesi için Türkiye ve Güney Kıbrıs kapılarının da açılması gerekiyor” diyen Mamülcü, “Türkiye ve Güney Kıbrıs’ta bu iş bitmeden açılım yapılmasının bizim için bir anlamı yok. İlk etapta açılımın, elektrik, su ve klima tamiratı yapan hizmet sektörlerine yönelik olacağı söyleniyor ama peki hastalık taşıdığından emin olmadığınız birisini evinize nasıl kabul edeceksiniz”  ” diyerek, turist, öğrenci ve Güney Kıbrıs’tan gelen müşteri potansiyelinin olmayışının büyük bir eksiklik olduğunu dile getirdi.
“İş yerleri açılınca devlet desteği de alamayacağımız için ve borçlarda artık ötelenmeyeceği için zor bir döneme gireceğiz” diyen Enver Mamülcü, “Haziran ayına kadar kapalı kalmaya devam edip, Güney Kıbrıs’ta ve Türkiye’de de hayatın normale dönmesini beklememiz gerekiyordu diye düşünüyorum” dedi.

“KOOPERATİFLEŞME ŞART”

Yerli üretimde kooperatifleşmenin önemine dikkat çeken Mamülcü, “İhracat yapabilmek için, farklı ülkelerle rekabet edebilmek için güç birliği yapmalıyız ve birbirimize destek olmalıyız. Ülkemiz için turizm 2022 yılına kadar bitmiştir. Tarım sektöründe ciddi üretim yapmalıyız. Tarımsal sektörlerden, patates, enginar, nar, narenciye ürünlerine yönelmeliyiz. Yeni pazarlar bulmalıyız. Bizde bazı tarım ürünler Türkiye’den önce piyasaya çıkıyor bunları Türkiye pazarına pazarlayabiliriz. Tavukçuluk sektöründe çok ciddi üretim var ülkemizde” diyerek sulu tarıma yönelik sorunların çözülmesi ve Türkiye’den gelen suyun yeniden akması gerektiğini vurguladı.

“SAĞLIK TURİZMİNE YÖNELMELİYİZ”

Artık üniversitelerimizin bir araya gelip teknoloji üretmesi ve yazılım üretmesi gerektiğini savunan Mamülcü, “Ülkemizde ileriye dönük olarak sağlık turizmiyle ilgili ciddi çalışmalar yapmalıyız. Ülkemizdeki turizm anlayışını sadece casino turizmiyle kısıtlı tutmamalıyız. Sağlık Turizmi konusunda yeterli altyapımız var ve bu konuda pazarlama için adımlar atmalıyız” önerilerinde bulundu.
“Şu anda savaş ortamına benzer bir durumdan çıkıyoruz ve sağlık alanında çok büyük bir başarı elde ettiğimiz aşikârdır. Sağlık çalışanlarının bu konuda hakkını vermemiz gerekiyor” diyen Mamülcü, yeni dönemde eskiden yapılan hatalara düşmeden bir an önce ekonomiyi canlandıracak üretim faktörlerini planlı ve hedefli şekilde harekete geçirmek zorunda olduğumuzun altını çizdi.

“BİRÇOK SEKTÖR KABUK DEĞİŞTİRECEK”

Ülkemizdeki iş insanlarının en büyük talebinin network yani bağlantı olduğunu belirten İŞAD Başkanı Enver Mamülcü, “İŞAD, hem güneyde, hem Avrupa’da hem de Türkiye’de çok geniş bir network ağına sahiptir. Biz ülkemizin gelişmesi, ülkemizdeki iş insanlarının daha hızlı büyümesi için birçok katkı sağlamaktayız. Network ve proje konusunda katkı sağlamak için hazırız” dedi.
“Önümüzdeki dönemde bazı sektörler daha aşağıya gidecek, bazı sektörlerinse ayaklarının daha fazla yere basacağı aşikârdır” diyen Mamülcü, “Artık bir ezber bozma ve gerekli analizleri yaparak kabuk değiştirmemiz gerekiyor. Hangi yatırımların önde gideceği, hangi yatırımların gerileyeceği konusunda uzmanlar çalışmalar yürütüyor. Atılacak adımları birlikte değerlendirip buna göre adım atmalıyız. Birçok sektörün farklılaşacağı, kabuk değiştireceği ve farklı stratejiler kuracağı bir hale geleceğiz. Herkes şu anda baltasını bileme durumundadır. Herkesin baltasının keskin olabilmesi için adımlarını sağlam atması lazım” şeklinde konuştu.

“ÜLKEMİZDEKİ SİSTEMLE BU İŞ YÜRÜMEZ”

Dış yatırımcıyı buraya çekmek için, gayrimenkul yatırımı konusunda vatandaşlık açılımı yapmamız gerektiğini savunan Enver Mamülcü, “İsviçre ve Singapur modeli bizim için bir rol modeldir. Sistemin değişip yeni donelerin yaratılması gerekiyor. Örneğin Sanal Bahis lisanslarının verilmesi ve bu sektörün yasallaşması gerekiyor. Vergi cenneti olabiliriz. Kamu sisteminin değişmesi gerekiyor. Kamuyu, denetim yapabilen ve sürdürülebilir yapıya kavuşturmalıyız.  Parlamenter sistem yerine başkanlık sistemi uygulanmalı. Teknokrat bakanlıklarla çözüme yönelik bir sistem kurulmalı. Milletvekillerinin tek amacı yasa yapmak olmalı, şimdiki gibi koltuk kapma savaşı değil. Bu ülkedeki torpilcilik, rantçılık ve popülizm tüm sistemi tıkıyor. Bu ülkedeki sistem değişmeli, inovasyon ve kooperatifleşme şeklinde ihracata yönelik üretim yapılmalı. İnovatif gelişmeyle bunları ortaya çıkarabiliriz” diyerek, “atma değere yönelik çalışmalar yapılmalı” dedi.

“BAŞKANLIK SİSTEMİ ŞART”

“Biz bu ülkede eski çarkları değil, yeni oluşacak bir sistemin çarklarını döndürmeliyiz” diyen Enver Mamülcü, “Dijitalleşmede çok geriden geliyoruz. ‘10 yıla kadar e-devlet sistemine geçemeyiz’ diyen bakanların bile bu süreçte para toplamak için nasıl kısa sürede dijitalleşmeye geçtiğini gördük. Bürokrasinin yavaş işlemesi nedeniyle dijitalleşmeye geçmekte çok geç kaldık” diyerek,  Başkanlık sistemi birçok sorunun çözümünün yoludur. Mevcut sistem rant elde etmeye çok müsaittir. Başkanlık sistemi devreye girince mecliste daha işlevsel hale gelecek ve geri kalmış yasaların altı doldurulacak. Bu süreç elimizin altında çok iyi bir fırsattır ve bunu değerlendirmeliyiz” önerisinde bulundu.

“SAĞLIĞA YATIRIM YAPMALIYIZ”

“Kısa vadeli kazanımlarda boğulmamalıyız. Önceliğimiz toplum sağlığıdır. Bu açılımla bir rehavete kapılmamamız gerekir. Önlemlerimizi almalıyız. Açılımı öngörmemiz için Kıbrıs genelinde sağlık koşulları bakımından hem Güney’de hem Kuzey’de tüm riskler ortadan kalkması gerekir. Sağlıkla birlikte daha iyi bir yaşantıya, daha iyi bir sisteme ve daha refah bir yapıya kavuşabiliriz.
Ülkemizi iyi bir seviyeye taşımak bizim için çok önemli. Geçmişte yapılan hataların tekrarlanmaması için sağlıkla ilgili ciddi yatırımlar yapmalıyız” diyerek, özellikle yeni hastanelerin yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı