Lemonadda: Üretim devrimi gümbür gümbür!

Ülke olarak mazeret üretmeyi marifet saydığımızı, oysa doğru ürün ve fiyat politikasıyla dünyanın her yerine ürün satabileceğimizi vurguluyor.

6 Ağustos 2019 - 11:00

Geçtiğimiz hafta Vizyonerler Kulübü canlı yayınında iflah olmaz bir girişimci ve üretici Ahmet Tokatlıoğlu’yla anneannesinin ev yapımı limonatasını uluslararası markaya dönüştürme serüvenini konuştuk…

Kıbrıs’ın milli içeceği: Lemonadda

Yurtdışında küresel siyaset eğitimi almış Ahmet doğuştan bir diplomat ve girişimci. Ülkeye döndükten sonra, anneannesinin ev yapımı limonatasını dünyayla buluşturma hayalini kurarak küçük ada ülkelerinde üretim yapmak için niş ve katma değerli ürünlere yönelmesi gerektiğine olan inançla yola çıkmış. Evlerimizde milli içecek olarak kabul gören limonatayı dünyaya taşıma vizyonuyla kendi evlerinin garajında 2009’da ilk olarak üretime başlamış.

Lemonadda’nin uluslararasi markalaşmasi

Önce anneannesinin tarifini eşe dosta dağıtarak işe koyulmuş. Zaman içerisinde, AB’den alınan hibeyle tesisleşme sürecini tamamlamış ve 2010-2011 arasında KTHY’yle sözleşme imzalamış. Özellikle İngiltere uçuşlarına yönelik küçük günlük limonata üretip dağıtımını sağlamış. Markalaşmasının bu süreçte başladığını anlatan Ahmet, yabancı turistlere ve uluslararası alana ulaşmada KTHY’nin kendileri için anahtar rol oynadığını paylaşıyor. KTHY’nin batmasıyla alacaklarını tahsil edemediğini ve bu sancılı sürecin kendilerini 5 yıl geriye götürdüğünü vurguluyor. Girişimciliğin acılarla dolu çok zorlu bir yolculuk olduğuna vurgu yapan Ahmet, yaptığı işe olan tutkusu ve aşkının onu zorluklar karşısında dayanıklı hale getirdiğini söyleyerek, o dönemde yaşadığı acılı süreci sitemkar ifadelerle anlatıyor.

Kıbrıs’tan Çin’e ihracat: kültürümüzü yaşatma misyonu üstlendik

Genç girişimci, yaşadığı zorlu ve acılı süreçlere rağmen vazgeçmemesini yılmayan girişimcilik karakterinin yanı sıra para kazanma motivasyonu yerine kültürümüze ait niş bir ürünün yaşatılması için yola çıkmasıyla ilişkilendiriyor.

Ülke olarak mazeret üretmeyi marifet saydığımızı, oysa doğru ürün ve fiyat politikasıyla dünyanın her yerine ürün satabileceğimizi vurguluyor.  Katıldıkları uluslararası fuarlarda ürünlerinin beğeni topladığını, özellikle limon ve Kıbrıs kokulu mandalinasından oluşan limonatasının uluslararası alanda benzeri olmadığı için büyük beğeni topladığını gururla paylaşıyor. Katıldıkları fuarlarda aldıkları eleştiri ve önerileri değerlendirerek, ambalajlarını iyileştirdiklerini, uluslararası gıda sertifikalarını edindiklerini anlatıyor genç girişimci. Örneğin, önümüzdeki Şubat ayında Çin’den gelen talep doğrultusunda ilk kez bir konteyner limonata, Çin’li tüketicilerle buluşacağını ilk kez müjdeliyor programımda.

Yurt dışındaki vizyonerlerimizin “bolibifli sandviç” özlemi

2015’ten beri gerek İngiltere gerekse Türkiye’de ürünlerinin satılmasıyla ‘ambargo’ meselesinin sorgulanmaya başladığını gözlemlediğini, 2011’de İngiltere’de, 2015’te de Türkiye’de ortağı aracılığıyla AVM’lerde 300’ü aşkın zincir cafe ve restoranda, ‘Limonada’ adıyla satışa sunulduğunu gururla paylaşıyor. Yurt dışında yaşayan başarılı insanlarımıza dönme çağrısı yapan Ahmet, İstanbul’da açılacak olan büyük bir AVM yatırımının Kıbrıslı Türk ortağının kendisine, ‘bolibifli sandviç’ satması karşılığında lemonaddasını satmak için yer verme teklifini paylaşıyor. Ahmet’in 10 yıllık ‘Lemonadda’ serüveni kısaca böyle… Ahmet gibi cesur, kararlı, iflah olmaz girişimcilerimizin ilham veren başarıları yurtdışında yankılanıyor, vizyonerler bu ülkenin makus talihini değiştirmek için dev adımlarla geliyor!

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı