Lefkoşa dedikoduları

Lefkoşa, Kıbrıs’ın başkenti.

Güney’inin de Kuzey’inin de her ne kadar ağır top siyasetçileri Limasollu veya Baflı olsa da, mesela Akıncı ve Anastasiadis; siyasetin kalbi, her zaman başkentte atmaktadır.

Bu siyasi kalp atışlarının perde gerisindeki “tık tık”ları, Haberci’nin çok ciddi parayla transfer ettiği yeni istihdamı “Dedikoducu” tarafından bu sütuna taşınacaktır.

Alın size bir dedikodu; en çarpıcısından…

İki bakan arasında aşk…

Hadeeee, hemen hararete, kızmaya gerek yok.

Dedikodu canım.

2 veya 3 ayda bir buluşuyorlar falan.

Haberci zaten dedikodu yapıyor dememiş miydiniz?

Demeye devam edebilirsiniz.

Artık dedikoduculuğu resmiyete döktük.

Siz yapmıyor musunuz Allah’ım beklesin hepinizi

Kardeşim, aşk bu, ota da konabilir başka bir şoka da. Ot dedik yanlış anlayıp da aklınız Hollanda otuna gitmesin… Ota konan aşkta sıkıntı olmayabilir. Ama şoka konanda sıkıntı ortaya çıkabilir. Bu aşk işi, eski kabinede mi yeni kabinede mi diye sorduk kaynağımıza; siz bulun canım diye yanıtladı.

Dedikodu canım, dedikodu.

Bir dedikodu daha.

Son hükümette bakanları Başbakan Ersin Tatar atamamış.

Sadece kendi kendini atamış.

Nasıl olmuş bu diye soracak olursanız, Dedikoducu’nun aldığı duyumlara göre, çok önemli merkezlerden Sunat beyle Resmiye hanım son dakika kesilmiş. Ama zaten bu iki ismi Ersin bey kadroya almak istemiyormuş. Çok yüksekten bu ikisi olmaz mesajı gelir gelmez Ersin bey rahatlamış. Sevinmiş bile. Yerlerine atadığı iki kişiden biri de yine kendi ataması değilmiş. Dedikodulara göre, Derviş beyin atamasıymış.

Haaa bu arada sadece bakanlar değil, bazı üst düzey atamalarda, Ersin beyin eşi (ki gayet doğal bir durum) ve aynı zamanda Ticaret Odası Başkanı olan kayın biraderi (Bu da doğal sayılabilir) de etkili olmuş.

Dedikodu bunlar.

Ticaret Odası demişken, cumhurbaşkanlığı yarışına da bakmak lazım.

Bildiğiniz gibi Ticaret Odası düzenlediği bir etkinlikte Mustafa Akıncı’ya konuşma yasağı getirince, ortalık karıştı ya.

İddialara göre Ticaret Odası yönetimi cumhurbaşkanlığı yarışında Kudret Özersay’ı destekliyor.

UBP MYK’sında, Derviş Eroğlu kontenjanından bir kişi ile O’nun çok yakın ahbabı, aynı zamanda Başbakan’ın çok yakın arkadaşı, aynı anda Derviş beyin eski danışmanı olan bir kişi de Kudret beyin çatı aday gösterilmesi için Ersin beye baskı yapıyormuş.

UBP’de buna karşı olan çok ciddi sayıda kişi varmış.

Hatta bir iddiaya göre Zorlu Töre bey, “Ya Genel başkanımız aday olsun, ya da parti aday adaylığı başvurusu kabul etsin, yarışalım, kazanan aday yapılsın ama dışarıdan biri asla olmaz, kesinlikle kabul edemeyiz” demiş.

Bu arada yalan – gerçek, UBP’nin altı ilçedeki örgütlerinin üç başkanı, çatı aday belirlenmesi halinde, bunun Serdar Denktaş olması konusunda ses vermeye başlamış.

Hadeeeee, dedikodu canım, dedikodu.

Hatta Serdar bey babasının anıt mezarına yakın bir yerde yeni bir ofis kiralamış, bu üç ilçe başkanı ve çok sayıda UBP’li ile de sık sık görüşmüş.

KKTC siyasetinin en değerli merkezleri olan bazı meyhanelerimizdeki masalarda konuşulanlara göre, üç UBP ilçe başkanı merhum kurucu başkanımız Rauf Denktaş zamanından kalan bir sloganı dillendirmiş ve “bana partimi sorma ben Denktaşçıyım” demeye başlamış.

UBP karışık anlayacağınız.

Daha fazla dedikodumuz var.

Ama sonraki günlere de bırakalım.

Mesela Dursun Oğuz’un partiden istifa etmesine ramak kaldığı bir anda bakan yapılması gibi.

Alın bir dedikodu daha: Oğuz’un önümüzdeki seçimlerde Mağusa’dan ikinci sıra adaylığı kesinmiş. UBP’den mi?

Bilemeyiz!

Dedikoduyu çok seviyoruz değil mi?

Çok evet çok.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı