Küstah bildiriye Ankara pabuç bırakmadı

AB üyesi Akdeniz ülkeleri, Kıbrıslı Rumlara destek çıkıp Türkiye'yi tehdit ederken, Ankara'dan jet hızıyla sert bir yanıt geldi

Avrupa Birliği (AB) üyesi 7 ülke, Güney Avrupa Ülkeleri (MED 7) 6. Zirvesi için bugün Malta’da bir araya geldi.

Zirve sonunda kabul edilen ortak bildiride, Türkiye’nin KKTC ile birlikte Kıbrıs açıklarında yürüttüğü doğal gaz arama çalışmalarına karşı Güney Kıbrıs’a destek verilirken, Türkiye’den de “yasa dışı” olarak nitelenen bölgedeki faaliyetlerine son vermesi istendi.

Zirve sonunda konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Türkiye, Kıbrıs münhasır ekonomik bölgesindeki yasa dışı faaliyetlerini durdurmalıdır. Avrupa Birliği, bu konuda bir zayıflık göstermeyecektir” derken, Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras da, “Bu, Türkiye’nin uluslararası hukuku ihlal edici davranışlarını sona erdirmediği takdirde, Avrupa Birliği’nin spesifik önlemler alması gerektiğine ilişkin önemli bir işarettir. Kim uluslararası hukuka saygı göstermiyorsa, sonuçlarına da katlanır” tehdidinde bulundu.

Türkiye’den jet yanıt

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, 6. “MED 7” Zirvesi’nde kabul edilen ortak bildiri hakkında yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, “Fransa, İtalya, İspanya, Malta, Portekiz, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) katılımıyla 14 Haziran 2019’da Malta’da düzenlenen MED 7 6. Zirvesi sonunda kabul edilen ortak bildiride yer alan Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesine ilişkin, taraflı, gerçeklerden kopuk ve uluslararası hukuka aykırı ifadeleri reddediyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Bu ifadelerin, Rum/Yunan ikilisinin Birleşmiş Milletler’in (BM) Kıbrıs meselesinin çözümüne ilişkin ilkeleriyle ve uluslararası hukuk kurallarıyla bağdaşmayan ulusal pozisyonlarını yansıttığı belirtilen açıklamada, “(Bu ifadelerin) Bizim için hiçbir değeri, hükmü ve etkisi yoktur” değerlendirilmesinde bulunuldu.

“AB’nin tarafsız ve güvenilir bir aktör olamayacağı bir kez daha görüldü”

Açıklamada, söz konusu bildirinin, Rum/Yunan ikilisinin AB üyeliklerini nasıl istismar ettiklerinin ve bazı AB üyesi ülkelerin de buna nasıl alet olduklarının esef verici yeni bir örneği olduğuna işaret edilerek şunlara yer verildi:

“Bu durum, AB’nin ve AB üyelerinin Kıbrıs meselesinin çözümünde de neden tarafsız ve güvenilir bir aktör olamayacaklarını bir kez daha açıkça ortaya koymaktadır. Kıbrıs meselesi bağlamında bu bildiriye imza atan ülkeler, Ada’da sadece Kıbrıslı Rumların değil, Kıbrıs Türklerin de yaşadığını hatırlamalı, Kıbrıs meselesinin ancak Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliği sağlandığı ve güvenlik gereksinimleri karşılandığı takdirde çözülebileceğini idrak etmeli, Kıbrıs meselesinin 56 yıldır çözümsüz kalmasının sebebinin Rum tarafının iktidar ve refahı paylaşmak istememesi olduğunu artık görmelidirler. Ayrıca, Kıbrıs Türklerinin de Ada’nın doğal kaynakları üzerinde eşit haklara sahip olduğunu teslim etmelidirler.”

“GKRY Kıbrıs Türklerinin haklarını gasp ediyor”

Bildiride, GKRY’nin maksimalist deniz yetki alanı sınırı iddialarına destek verilmesinin de bizatihi uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiğinin altı çizilen açıklamada, “Zira evvelce vurguladığımız üzere, gerek AB, gerek AB’nin herhangi bir üyesi, bir ülkenin, deniz yetki alanı sınırı iddiası hakkında, bir mahkemeymiş gibi hüküm vererek, bu sınırlara geçerlilik kazandıramaz. Kaldı ki, Ada’nın eşit haklara sahip kurucu unsuru olan Kıbrıs Türklerinin haklarını gasp eden GKRY normal bir ülke de değildir” ifadeleri kullanıldı.

“Gerekli adımları atmaktan çekinmeyiz”

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Son olarak, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hem kendi kıta sahanlığındaki haklarını, hem de Kıbrıs Türklerinin Ada’nın hidrokarbon kaynakları üzerindeki eşit haklarını korumak kararlılığının aynen devam ettiğini, bu konuda gerekli adımları attığını ve atmaktan da çekinmeyeceğini bir kez daha uluslararası topluma hatırlatmak isteriz.”

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı