Küresel salgın tehlikesi geçti mi?

Bugün KKTC'nin önündeki en büyük risk, ikinci bir covid-19 küresel salgınıdır...

Bugün KKTC’nin önündeki en büyük risk,

ikinci bir covid-19 küresel salgınıdır…

Yeni koronavirüs covid-19’da ikinci dalga riski ne kadar büyük peki?

Başlangıçta İran ve Çin’de virüs nedeniyle yoğun ve sıkı kısıtlamalar uygulandı.

Ancak mart ayında  bu kısıtlamaların bir kısmının hafifletilip bir kısmının da kaldırılmasıyla,

bazı yerlerde, tekrar yeni vakaların görülmesi üzerine,

kısıtlamaların bir çoğu yeniden uygulamaya sokuldu.

Benzer bir biçimde, önlemlerin gevşetildiği Lübnan’da ise vakalar artınca,

4 gün sokağa çıkma yasağı getirildi.

Bu ülkelerin bazılarında,

kafe ve restoranların yüzde 30 kapasite ile yeniden faaliyete geçmiş,

cami, kilise, sinagog ve diğer inanç mekanlarının ibadete açılmış,

ve çalışanların iş yerlerine geri dönmesine izin verilmişti…

Tarihten de örnekler vermek gerekirse;

1918 yılında İspanyol Gribi diye bilinen İnfluenza  pandemisi sırasında,

sonbahar aylarında ikinci bir büyük dalga daha  yaşanmıştı.

ve bu ikinci dalgada,

birincisinden yaklaşık on kat daha fazla insan hayatını kaybetmişti…

SICAK HAVADA COVİD-19 DURACAK MI?

Nezle ve grip gibi solunum yolu virüsleri,

daha çok kış aylarında yayıldığı için,

kimi uzmanlara göre,

yeni tip koronavirüsün de havaların ısınmasıyla birlikle ortadan kaybolması mümkün.

Ancak bazı uzmanlar bu görüşte değil!

Uzmanların bir çoğuna göre,

hava sıcaklığının artması ile enfeksiyon oranları arasında anlamlı bir ilişki yok.

Kimilerine göre ise,

insanların bağışıklık sistemi, yeni bir virüs olan covid-19 için henüz hazır değil.

Bu görüşteki uzmanlara göre, havaların ısınmasıyla birlikte salgının sona ereceği beklentisi doğru değildir.

NE YAPMALI?

Hükümetin,

elindeki tüm imkanlarla, halkı sosyal mesafeyi korumaya ikna etmesi şart.

Temas ve takibin de sıkı bir şekilde yapılması gerekiyor.

Bir yandan hem İmmünoglobulin-M hem de PCR diye bilinen test sayısının artırılması,

diğer yandan da asıl önemli olan,

İmmünoglobulin-G diye bilinen ve bağışıklık kazanılıp kazanılmadığını belirlediği söylenen yeni geliştirilmiş testlerin,

bilimsel bir istatistiksel çalışma için gerekli olan en az minimum sayıda bir örneklemi oluşturacak şekilde,

ülke nüfusumuz düşünülerek 400 ile2000 arasında olacak şekilde,

acilen ülkeye getirtilmesi,

bilimsel bir yöntemle örnekleme uygulanması,

ve toplumun bağışıklık oranının istatistiksel yöntemlerle tespit edilmesi gerekiyor.

Bunun ivedi olarak yapılması,

ve yine uzmanların belirttiği %67’lik bir bağışıklık oranına ulaşılması,

hem bu küresel salgının toplumdaki sağlık sistemini çökertmesini engelleyecek,

hem de insanların yine de önlem alarak ama daha huzurlu bir şekilde davranmasını sağlayacaktır.

Bunların yanı sıra,

toplumun da,

mesafe ve izolasyon kurallarına bir süre daha harfiyen uyması gerekir.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu