Köy meydanlarından devlet sahnesine

Eski Başbakanlardan Ömer Kalyoncu Kıbrıs tiyatrosunu anlatırken; 1960’lardaki Girne Halk Evi’nde yer alan tiyatrolardan, Devlet Tiyatrosu emekli oyuncularından Ertaç Hazer ise geçmişten günümüze geçirdiği aşamalardan söz etti.

Tiyatro, insanlık tarihinin en doğal sanatsal ifadelerinden biri. Tiyatro da diğer sanatlar gibi dinsel törenlerden doğmuş, sonra dinden bağımsızlaşarak sanatlaşmıştır.

Kökeninde, ilkel insanın doğa olaylarını kendi bedensel hareketleriyle simgesel olarak temsil etme çabaları yatar. Günümüzdeki anlamıyla çağdaş tiyatronun tarihi, Antik Yunan’da bağ bozumu tanrısı Dionysos adına yapılan dinsel törenlere dayanıyor.

Tiyatro, Antik Yunan uygarlığında uzun süre “agora” (alan) adı verilen meydanlarda oynanmıştır. Oyuncular oyunlarını yerden yarım metre kadar yükseltilmiş bir set üzerinde gösterirler, seyirciler de onların çevresinde halka olarak toplanıp seyrederlerken, 1940-50’lerde Kıbrıs’ta da durum pek farklı değildi.

Eski Başbakanlardan Ömer Kalyoncu Kıbrıs tiyatrosunu Haberci okurları için anlatırken; 1960’lardaki Girne Halk Evi tiyatrolarından, Devlet Tiyatrosu emekli oyuncularından Ertaç Hazer ise geçmişten günümüze geçirdiği aşamalardan söz etti.

“İLK TİYATROMU GİRNE HALK EVİ’NDE İZLEDİM”

Eski Başbakanlardan Ömer Soyer Kalyoncu 1960’ların başında Girne Halk Evi’nde oynan tiyatro oyunları ile çocukken karşılaştıklarını söyledi. Kalyoncu, “İlk tiyatro tanışmam ilkokul yıllarımda Girne Halk Evi’nde olmuştu. Çocuk yaşımızda ilk defa tiyatro oyunu ile karşılaşmıştık. Daha önce amatörce oyunlar oynanıyordu ancak daha sonra Girne Halk Evi’nin üyelerinden oluşan ekiple profesyonel anlamda ilk defa tiyatro izledik” dedi.

“HER ALANDA AKTİF BİR HALK EVİYDİ”

Girne Halk Evi’nin hem futbol kulübü hem de tiyatro ekibinin olduğunu ifade eden Soyer, halk evinde izlediği ilk hatırladığı oyunun komedi oyunu olduğunu ifade etti. Girne Halk Evi’nin sadece futbol ile anılmadığını tiyatronun yanında atletizm de yapıldığını söyleyen Kalyoncu, tam anlamı ile halk evi tabirine uygun faaliyetlerin hayat bulduğu bir merkez olduğuna dikkat çekti.

Diğer köylerde ve spor kulüplerinde tiyatro oyunlarının oynanıp oynanmadığına dair çocukluğunda net bir bilgiye sahip olmadığını da ifade eden Kalyoncu, kendisinin hatırladığı ilk tiyatro oyununun Girne Halk Evi’nde sahnelendiğini kaydetti.

HALK EVLERİ, MEYDANLARDA KURULAN SAHNELERDE ALİKO’YLA CAFER İZLENİRDİ”

Devlet Tiyatrosu emekli oyuncularından Ertaç Hazer de köy meydanlarından, kahvehanelerden ve askeri alaylarda yaptıkları provalardan, okullarda ders masalarını birleştirerek oynadıkları oyunlardan günümüz devlet tiyatrosu sahnesine gelen Kıbrıs tiyatrosunu Haberci okurları için anlattı.

Tiyatroya 1980’li yıllarda başlayan Hazer, daha önceleri köy meydanlarında, halk evlerinde, spor kompleksleri gibi umuma açık geniş alanlarda oynan tiyatro oyunlarının da varlığına dikkat çekti. Hazer, çocukluğunda Limasol’da Osman Balıkçıoğlu ve Yücel Köseoğlu’nun oynadığı Aliko’yla Cafer oyunlarının ilk hatırladığı tiyatro oyunu olduğunu ifade etti. Hazer, “1960-70’li dönemlerde lise sonlarda tiyatro oyunları hazırlanmaktaydı. Okullarda da tiyatrolar vardı. 19 Mayıs Lisesi’nin salonunda izleyici ile buluşuyordu” diye konuştu.

LEFKOŞA ÇAĞDAŞ SANAT DERNEĞİ…

Yine aynı dönemlerde Lefkoşa’da bulunan Çağdaş Sanat Derneği’nde Hilmi Özen, Üner Ulutuğ, Hatice Söğüt gibi isimlerin tiyatro çalışmaları yaptığından da bahseden Hazer, tiyatronun halka indirgenerek, halka sevdirilmesi için uğraşlar verildiğini dile getirdi.

Hazer, “Türkiye’nin kurtuluş dönemlerinde yine burada Namık Kemal’in oyunlarının oynandığı ve burada toplanan para ile Türkiye’nin kurtuluş mücadelesine destek çıkıldığı söylemleri de hafızalarımızda yerini korumaktadır. Bu yönü ile de tiyatronun olumlu havasının varlığından söz etmemiz mümkündür” ifadelerini kullandı.

80’li yılların sonrasında okullarda tiyatro sahnelemenin yaygınlaştığından da bahseden Hazer şöyle konuştu:

“Devlet Tiyatrosu oyunculuğundan önce, Güzelyurt Sanat Derneği’nin kuruluşunda öncülük ettiğim dernekte yaptığımız amatör tiyatro oyunları vardı.”

İLK OYUN ŞİMDİKİ ATATÜRK İLKOKULU’NDA…

 Ertaç Hazer, 1963’lü yıllarda kurulan Devlet Tiyatrosu’nun kuruluş hikâyesini de şu sözlerle aktardı:

 “Kemal Tunç’un o zamanki Bayraktar Kenan Coygun’a ‘sen bizden tiyatro oyunu istiyorsun ama bizim bir sahnemiz bile yok’ demesiyle Coygun da ‘ben tiyatronuzu kurdum gidin başlayın’ demesi ile Maarif Dairesi’ne gidiliyor ve böylelikle devlet tiyatrosunun ilk adımı atılmış oluyor. 1963’te de kurulduğunda devlet tiyatrosu statüsü ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki temsiliyetini almıştı. Böylelikle Kemal Tunç ve arkadaşları şu anda Atatürk İlkokulu’nun olduğu yerde ilk sahnelerinde oyunlarını oynuyorlar. Bu oyunlar 1970’li yılların sonrasında devlet tiyatrosuna dönüşüyor.”

“İLK SAHNELENEN OYUN ‘KÖR’ OLDU”

İlk devlet tiyatro oyununun Vedat Nedim Kör’ün “Kör” oyunu olduğunun altını çizen Hazer, daha sonraları belediye tiyatrolarının kurulduğunu anlattı.

   “28 belediyenin de tiyatrosu olması gerekir aslında” diyen Hazer, tiyatronun dünyanın en eski sanatlarından ve insanla iç içe olan yapısından bahsetti.

Tiyatronun aynı zamanda bir bilim olduğunu da söyleyen Hazer, dünyanın birçok yerine tiyatro kürsülerinin olduğunu ifade etti.

“FESTİVALLER, GAZİNOLAR DA SAHNEYDİ”

Tiyatronun çok eskiden açık hava sahnelerinde, gazinolarda, belli okulların var olan sahnelerinde ve festivallerde oynandığını da vurgulayan Hazer, “Sınıflarda sıraları birleştirerek oluşturduğumuz sahnelerde oyun oynardık. Yine salonsuzluktan dolayı kahvehanelerde oynadığımız oyunlar olduğu gibi, askeri birliklerin bodrum katlarında ve salonlarında çalışmalarımız da oldu. Birçok yerin salonu yoktu. Bugün hala olmayan yerler de var” dedi.

“DEVLET TİYATROSU İÇİN NE YAPTILAR?”

Bugün tiyatro üzerinden başlatılan tartışmalara değinmeden önce, Kıbrıs tiyatrosunun nereden nereye geldiğine bakılması gerektiğine vurgu yapan Hazer, imkânsızlıklar içerisinde, yanan sahnesini yıllarca bekleyen ve seyircisi ile buluşamayan oyuncuların yaşadıkları zorluklara bakılması gerektiğine değindi.

Hazer, “Bugün eleştirenler ve konuşanlar, devlet tiyatroları için geçmişte ne yaptı” diye sordu.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı