KORONA MI? SEÇİM Mİ?

Rum lider korona virüsü gerekçesiyle dört sınır kapısını kapatma kararı almıştı.

Bir hafta öncesine kadar toplum olarak sade bir seçim havasındaydık.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine odaklanmıştık.

Küresel bir salgın olan Korona virüsünü pek ciddiye almazdık.

Ta ki Güney Kıbrıs korona virüsü ile ilgili tedbir alıncaya kadar.

Rum lider korona virüsü gerekçesiyle dört sınır kapısını kapatma kararı almıştı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri adeta bizi kör etmişti kapatılan sınır kapıları üzerinden siyaset yapmaya başladık.

Başta Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı olmak üzere dört sınır kapısının kapatılmasına adeta isyan etti.

Anastasiades’in bu tutumunu günlerce eleştirdi.

Korona virüsü yok diyerek bilim dışı bir karar olarak duyurdu

Günlerce propaganda yaptı.

Bu yeterli olmadı ve…

Akıncı taraftarları Cumartesi günleri eylem yapmaya başladı.

Kıbrıs’ta barış engellenemez Anastasiades faşist diyerek

Eylemlerini artırdılar.

Rum polisi ile karşı karşıya geldiler.

Bu yetmedi KKTC polisinin desteği ile ara bölgede BM askerleri ile tartıştılar.

Biz seçim sarhoşluğunda olduğumuz için asla Anastasiades gibi Korona tehlikesini görmüyorduk.

Oysa Lokmacı barikatı daha çok turist gruplarının geçtiği kapıydı.

Ama bir türlü inanmak istemiyorduk 26 Nisan Cumhurbaşkanlığı seçimleri hep aklımızdaydı.

***

 

Anastasiades diretti kapıları açmadı.

KKTC’de sağcısı da solcusu da Anastasiades’e faşist dedi.

Adayların tümü de kapanan kapılardan kendilerine pay çıkartmaya çalışıyorlardı.

Akıncı ve taraftarları Maraş açılımını öne sürerek bundan pay çıkartmaya çalışıyorlardı

Kapıların kapanmasını Maraş’a bağladılar.

Tatar, Özersay, Arıklı Rum zihniyeti diyerek Rumların alış verişini durdurdu

Propagandası ile Anastasiades’i suçluyorlardı iki haftayı aşkın bir süre

Kapanan dört barikatın propagandasını dinledik.

Oysa Rum lider barikatları kapatma gerekçelerini ortaya koymuştu.

Üstüne basa basa korona virüsü demişti.

Toplum olarak inanmadık çünkü artık saflar belirlenmişti.

Seçimler gözümüzü karartmış hiçbir şey görmüyorduk.

Günlerce barikatlar üzerinde propagandalara tanıklık ettik.

Ama gelin görün ki sonuçta Anastasiades haklı çıktı.

Korona virüsü Anastasiades’in öngördüğü gibi yurt dışından ithal edildi.

Bize Almanya’dan gelen Rumlara ise İngiltere’den gelen Korona virüsü merhaba dedi.

Daha sonra vakalar çoğaldı.

Almanya, İngiltere, Yunanistan, İtalya derken Korona virüsü hem Kıbrıslı Türklere

Hem de Kıbrıslı Rumlara bulaştı.

Şeytanın işine bak!

***

 

Anastasiades barikatları kapattı diye faşist diyenler.

On beş gün sonra tüm barikatları kapattı.

Küresel salgın ya bu…

Barikatlar kapanınca bu sefer dört elle Korona virüsüne sarıldık.

Nisan ayında seçim var havası ile Koronaya yüklendik.

Kim daha çok önlem alacak kavgasında.

Malum bizde hepsi aday!

Hükümet bir taraftan, cumhurbaşkanı Akıncı bir taraftan!

Sizde biliyorsunuz ki; seçimler bir kenarda duruyor

Ama korona virüsü de artık içimizde.

Hükümet önlemler alıyor.

Akıncı yetersiz buluyor.

Daha düne kadar Anastasiades’i korona virüsü konusunda eleştiren Akıncı hükümeti alt etmek için çeşit dereden su getirmeye çalışıyor.

Hükümetin önlemlerini yetersiz buluyor.

OHAL kararı aldırmak için çok uğraşıyor ama bir türlü başaramıyor.

Tatar ile Özersay ona o fırsatı verir mi?

Siz aday olsanız elinizdeki bu önemli fırsatı ona kaptırır mıydınız?

Akıncı kafasına takmış bir kere.

İlla ki OHAL kararı aldırıp başkomutan olmak istiyor.

Bu kararı Akıncı aldı dedirtmek istiyordu ama başaramadı.

İşin ucunda seçim var.

Meclis seçimleri erteleme kararı alsa da.

***

 

Cumhurbaşkanlığı seçimleri er geç yapılacak.

Akıncı ne dediyse olmadı.

Tabipler Birliğinin Korona virüsü açıklamaları Akıncı’nın eline tutuşturulduysa da yine olmadı.

Topluma korku saldı ama başaramadı.

Sosyal medya adeta ikiye bölündü.

Akıncı taraftarları ki bunlar ilerici geçinenlerdir onlar OHAL istiyorlar.

Diğerleri OHAL istemiyorlar.

KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri bizi ne hale getirdi.

Akıncı taraftarları sürekli olarak hükümetin almış olduğu kararları yetersiz buluyorlar.

OHAL istiyorlar.

Bizi eve kapatın diyorlar.

Burada amaç Akıncı’nı dediği olsun.

Kimse yanlış anlamasın ama inanın sırf Akıncı haklı çıksın diye korona virüs vakalarının artması için dua edenler bile vardır.

Evet yanlış okumadınız hükümetin almış olduğu tedbirlerin başarısız olmasını istiyorlar.

Korona virüsü öldürür ama bizde seçimler korona virüsü kadar tehlikeli boyutlara ulaştı.

Adeta KKTC’de insanlık da öldü.

Akıncı artık mikrofonların karşısına geçemiyor.

Tatar ile Özersay onu resmen pasifize ettiler.

Artık Bakanlar kuruluna başkanlık edemiyor.

Basın açıklamaları ve videolar ile halka ulaşmaya çalışıyor.

OHAL isteyen Akıncı KKTC’nin İtalya örneğine benzememesi için OHAL’i savunduğunu söylüyor.

***

 

Çelişki dolu açıklamaları ile konuştukça batıyor.

Dün yayınladığı videoda şöyle diyor:

“3 Şubat’ta bu tehlikenin geldiğini görerek  Sn. Anastasiades’i telefonda arayarak sağlık komitesinin toplanmasını sağladım” Oysa Sn. Akıncı Lokmacı barikatı kapatıldığında 4 Mart tarihinde öyle bir tehlikenin olmadığını Arasta esnafına söyledi.

Bu ne çelişki böyle?

Akıncı Arasta esnafı ile tokalaşıp öpüştü ve Anastasiades’i suçladı.

Hem tehlikenin geldiğini gördü hem de öyle bir tehlikenin olmadığını söyledi.

Akıncı bu virüsün öpüşme ve tokalaşma ile geçtiğini de biliyordu.

Ama buna rağmen seçim telaşı ile yüzlerce kişi ile öpüşüp tokalaştı.

Şimdi de KKTC halkını sırf başkomutanlık görevi yapsın diye evlerine kapatmak istiyor.

Kimse kusura bakmasın ama işimiz gerçekten çok zor.

Seçim kafası ile mantıklı bir karar üretilemez.

Ayrıca resmen sidik yarışına girdiler.

Dün önce Özersay Bakanlar Kurulu toplantısında seçim düşünmüyoruz halkın sağlığı daha önemlidir dedi.

Ardından Tatar konuşma yaptı, o da seçim aklımızda yok halkın sağlığı daha önemli dedi.

Bu söylentilerden sonra bir arkadaşla telefonda konuşurken şimdi sıra Akıncı’da dedim.

Çok geçmeden o da bir video paylaştı ve seçim değil insan sağlığı daha önemli dedi.

Bütün bu seçim manevraları yaşanırken sosyal medyada taraftarların kıyasıya yazışmaları yapılıyor.

Seçim propagandaları daha başlamadan önce adaylar iki bölgeli ve federasyon tartışmaları ile dalaşırdı.

Daha sonra Maraş açılımı üzerinden barikatların kapanması propaganda malzemesi oldu derken.

Korona virüsü ile birbirlerine üstünlük sağlamaya çalışıyorlar.

***

 

Şimdi gözler OHAL’e çevrildi.

Hükümet OHAL kararı alacak mı almayacak mı?

İşin tuhaf tarafı bir zamanlar Denktaş’ı OHAL yasasını geçirdiği için yerden yere vuranlar yani solcular OHAL kararı istiyor.

Sağcılar ise bu kararı istemiyorlar.

Uzun lafın kısası seçimlerin boyutu değişti.

Ucunda ölüm olsa da Korona virüsü bizde seçimlik oldu!

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı