“KKTC’nin her yeri önemli ve kıymetli”

Siyaset dünyasında başarılı işlere imza atan KKTC Milli Eğitim ve Kültür, Ulaştırma eski Bakanı Dürüst, her şeyden önce KKTC’ye sahip çıkılması gerektiğini söyledi.

Sevgili okurlarım bu haftaki röportajımızı KKTC Milli Eğitim ve Kültür, Ulaştırma eski Bakanı şimdilerde ise Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Kemal Dürüst ile gerçekleştirdik. Kendisine bana bu fırsatı tanımasından dolayı teşekkürlerimi sunarım. Ülkemizin yetiştirdiği başarılı siyaset insanlarından aynı zamanda öğretmenlik yaptığı yıllardan birçok hayata dokunmayı başarmış bir isim Kemal Dürüst. Çok severek yaptığı mesleği öğretmenlikten siyaset dünyasına geçişini, ülke için yaptıklarını Haberci Gazetesi’ne anlatan Dürüst samimi açıklamalarda bulundu.

Togay Uluöz: Sayın Bakanım sizi herkes tanıyor ama bir de sizi sizden dinleyelim. Kendinizi tanıtır mısınız?

Kemal Dürüst: Çok teşekkür ederim Togay Hocam. 2 Haziran 1971 yılında Limasol’da doğdum. Biz iki kardeşiz, benden beş yaş küçük bir kız kardeşim vardır.  Babam Güzelyurtumuzdaki OKAL Kooperatifte çalışmıştır. Her zaman narenciye bahçeleri ile ilgilenmiştir. Eşimle 1994 yılında evlendik. Tanışıklığımız ta ana okul dönemleridir. Okul yıllarımızda beraberdik, 1987’den beri de birlikteyiz. Eşim Meray Dürüst çalışan ve çok çalışkan bir annedir. On bir on iki yıl Sosyal Sigortalar dairesinde çalıştı. On sekiz yılı aşkın bir süre de Güzelyurt Kaymakamlığı’nda çalışmaya devam ediyor. İki çocuğumuz var. Kızımız Havva Dürüst 1997 yılında doğdu, Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde eğitim görmektedir. Oğlumuz Osman Dürüst ise Lefke Avrupa Üniversitesi’nde Ziraat Mühendisliği eğitimi almaktadır.

 

“ÖĞRETMENLİK ÖĞRETİRKEN ÖĞRENDİĞİN BİR MESLEK”

Togay Uluöz: Siz yıllarca öğretmenlik yaptınız, sonrada da yıllarca eğitime yön veren bir bakanlığı yönettiniz. Bu mesleği çok iyi biliyorsunuz. Eğitimin içinde olmak nasıl bir duygu?

Kemal Dürüst: Togay Hocam ben 1989 yılında Trakya’da Edirne Üniversitesi’nde Matematik Öğretmenliğini Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde de Ekonomi Bölümünü kazanmıştım. Bir de özel yetenek ve ilgimden, arkadaşlarımın da orada okuduğundan Uludağ Üniversitesi’nde konservatuvar bölümünün özel yetenek sınavlarına girip orayı da kazandım. Ailem ve o dönemki öğretmenlerim ülkedeki iş olanaklarını, benim ilgi ve yeteneğimi değerlendirdiklerin de benim için en iyisinin Uludağ Üniversitesi’ne gidip müzik eğitimi almak olduğunu düşündüler. Ve beni oraya kaydettiler. 1989’da girdim ve 1993 yılında gayet iyi derece ile okulumu tamamladım. Sonrasında askerlik görevimin ardından 1995 yılında öğretmenlik mesleğine başladım. 1995’ten 2004’ün sonuna kadar dokuz küsur yıl öğretmenlik yaptım. Meslek hayatıma ilk Serhatköy’de başladım. Sonra Özgürlük İlkokulu’nda ondan sonra da Güzelyurt Şehit Turgut Ortaokulunda ve ara ara da Anafartalar ile Güzel Sanatlar Lisesi’nde müzik öğretmenliği yaptım. Öğretmenlik çok güzel çok kutsal bir meslek. Öğretirken öğrendiğin bir meslek. Ben öğretmenliği çok kısa süre yapsam da çok keyif alarak yaptığım bir meslek oldu benim için. Sonrasında bakanlığım döneminde yine öğretmen, öğrenci, okullarla iç içe olmak çok güzeldi. Düşünsenize birilerini eğitiyorsunuz ve o eğitim verdiğiniz kişinin şekillendiğini görüyorsunuz. Öğrenciler sizin sayenizde topluma yararlı insanlar oluyorlar.

2004’ün sonundan 2018 yılının başına kadar da politikada yer aldım.

 

“KENDİMİ BİR ANDA POLİTİKADA BULDUM”

Togay Uluöz: Nasıl oldu siyaset işi bu girdap sizi nasıl içeriye çekti?

(Gülümseyerek başlıyor anlatmaya Sayın Dürüst siyasi yaşamını bizlere.)

Kemal Dürüst: Güzelyurt Sanat Derneği (GÜSAD) her zaman böyle çocuğumuz gibi gördüğümüz, değer verdiğimiz ve ağabeylerimizden bayrağı devraldığımız bir sivil toplum örgütüdür. GÜSAD 1983’te kurulan bir dernek. Kurulduktan birkaç ay sonra ben de katıldım derneğe… Keman çaldım, halk dansları oynadım, tiyatro ve skeçlerde görev aldım. Kısacası sadece benim değil dernekte yer alan herkesin kişiliğinin gelişmesinde ve sosyalleşme sürecinde çok etkisi olmuştur. Aslında fark etmeden hayata hazırlamış bizleri. Okul ve vatani görevim bittikten sonra da 1998 yılında derneğin başkanı oldum ve bu görevi yedi yıl özveri ile sürdürdüm. Ana hedefimiz ilçemize derneğimiz aracılığı ile güzel hizmetler vermek ve faydalı projelere imza atmaktı. Sanırım dernek de etkili oldu ve halkımızın ve bizi sevenlerin dürtüsü ile bir anda politikada buldum kendimi.

 

“GÜZELYURT YATIRIM GÖRSEYDİ DAHA İYİ NOKTADA OLURDU”

Togay Uluöz: Siz KKTC’ deki Türkiye ile iyi ilişkiler çerçevesinde her zaman için siyasi yaşamınıza yön veren bir değersiniz. Bu şehrin kalkınmasında ve üniversitelerin buraya kazandırılmasında çok önemli rolü olan birisiniz. Bu konuda bize neler söylemek istersiniz?

Kemal Dürüst: Togay Hocam ülkemiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için ve Güzelyurt için çalışmalar yapmış birisiyim. Doğru bir tespitte bulundunuz ve takdirinize de teşekkür ediyorum.  Her şeyden önce KKTC’ye sahip çıkmalıyız. Bunu yaparken evlerimize, tarlamıza, bahçelerimize dolaylı olarak ülkemize sahip çıkmalıyız. Daha kaliteli üretim gerçekleştirmeliyiz. Her zaman Kıbrıs meselesi ile ilgili görüşme süreçleri başladığında tartışma konusu olan ve Rum yönetiminin olmazsa olmazı olarak algılanan bir noktada idi burası. Buna meydan okumamız gerekirdi. Devleti yönetenlerin eski siyasilerin bu konuda bir ihmali vardı. Bunu da suçlamak için söylemiyorum. Eğer Güzelyurt 80’li yıllardan yatırım görmüş olsaydı bugün çok daha iyi bir noktada olacaktı. Sonra devlet bunu fark etmiş ve orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin kurulması ardından da üniversitemiz Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nin kurulması bölgenin kalkınmasına büyük katkı sağlamıştır. Ancak ne yazık ki ODTÜ’nün konumu o dönemde siyasete alet edildi. Ülkenin sınırları çizildi gibi yorumlar yapıldı. Fakat sonrasında KSTÜ’nün açılması Güzelyurt halkına güven verdi ve ilçeye daha çok sahip çıkılmasını, yatırımlar yapılmasını sağladı. Tabi bizler siyasette olduğumuz dönemlerde gerçekten önemli dokunuşlarda bulunduk. İmkanlar elverdiğince bunları yapmaya çalıştık. Çünkü KKTC’nin her yeri önemli, her yeri de kıymetlidir, her yeri özeldir ve her yere yatırım yapılmalıdır. Dolayısı ile sözlerim çarpıtılmamalı ve yanlış anlaşılmamalıdır. Bugün Rumlar nasıl kendi manevi ve ekonomik değerlerine sahip çıkıyor ise biz de aynı şekilde hareket ettik. Bu dokunuş veya hareketlerden biri üniversiteydi. İmkânı nerede bulduk? Üniversitede bulduk. Üniversite buraya geldikten sonra siz de görüyorsunuz ülkeye ve ilçeye ekonomik açıdan, sosyolojik ve psikolojik olarak da çok önemli katkı sağlamıştır.  Dolayısı ile bu yatırımı yapan Ömer Gültekin Beyefendiye ve buradaki üniversite sektörüne adım atma cesaretini gösteren Levent Uysal Beyefendiye de müsaade ederseniz teşekkür etmek isterim. Cesaret edip yatırımlarını bu topraklara yatırmıştırlar. İnancım odur ki bu ve buna benzer yatırımlar KKTC’nin her yerine yapılmalıdır. Yapılması için de Anavatanımız Türkiye’den iş insanları teşvik edilmelidirler. Bu yatırımlar en büyük değerimiz olan Anavatan’ımızın bu topraklara tırnaklarını geçirmesi ile özdeşleşmiştir. Üniversiteler, oteller inşası ve yatırımları ile bir avuç olan biz Kıbrıs Türklerinin ada üzerindeki haklarımızın savunduğumuz ilkelerimizin ve huzurumuz daha da artacaktır. Ne kadar yatırım olursa o kadar iyidir. Bu bizi daha da güçlü kılacaktır.

“ATILAN ADIMLARDA SAMİMİ OLUNMALI”

Togay Uluöz: İçinde bulunduğumuz bu hassas dönemdeki siz biraz önce Türkiye ile ilişkiler konusunu çok güzel özetlediniz ve yatırımların artması konusu üzerinde durdunuz. Şimdi bizleri yönetenlere nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Kemal Dürüst: Ülkemiz açısından bakıldığında her şeyden önce oturduğumuz makamların hakkını vermeliyiz. Bu konuda size Kıbrıs’taki en büyük hastalığı söyleyeceğim. Sizle daha rahat konuşabiliriz artık Sayın Hocam. Şöyle ki önemli olan işi yapar gibi görünmek değildir, önemli olan işi yapmaktır. İşi yapar gibi görünen insanlar takdir edildiği sürece gerçek iş yapan kişilerin motivasyonu kırılmaktadır. Bakın bu çok önemlidir. Özellikle bunun altını çiziyorum. O yüzden devletimizi ileriye götüren adımları atarken samimi olmamız gerekiyor. Her işte Anavatan ile olan ilişkilerde samimi olmak, yapmak, inanmak ve kararlı olmak gerekiyor. Devletimiz önemli bir seviyeye gelmiştir. Rum tarafından gelenler bizim güzelliklerimizi görüyorlar ve hayran kalıyorlar. Bu yüzden denetim mekanizmalarımız çok iyi ve istikrarlı olmalıdır hatta olmazsa olmazımız olmalıdır.

“ANKARA’DA MUTLAKA SİNEMAYA GİDERİZ”

Togay Uluöz: Biraz da özel zevklerinizden söz edelim. Özel zevkleriniz nelerdir?

Gazete okumak, büyük baş hayvan çiftliğimde vakit geçirmek ve eşime zaman ayırmak. Film seyretmek ve sinemaya gitmek. Sevdiğim diziler var. Siyasi yaşamdan uzak olduğum bu dönemde  fırsat buldukça dizi izliyorum. Özellikle kızımızın yanına Ankara’ya gittiğimiz zamanlar mutlaka bir sinemaya gideriz ailecek bundan çok keyif alırız.

 

“ÇİÇEK DOLMASINI EN GÜZEL EŞİM YAPAR”

Togay Uluöz: Eşinizin mutfağı nasıl?

Kemal Dürüst: Çok hünerlidir. Mutfağı yemeklerini asla aksatmaz. Çok yoğun çalışmasına rağmen siyasi yaşamım boyunca bile çok kalabalık misafirlerimizi evimizde hep kendi ağırladı, kendi eliyle hazırladığı yemekleri, tatlıları ikram etti. Çok güzel yemekler yapar ama özellikle eşimin yaptığı benim de çok sevdiğim çiçek dolamasını ve yaprak sarmasını hiçbir şeye değişmem ve bunu en güzel eşim yapar diyebilirim.

 

“YATIRIMLARA DEVAM EDİLMELİ”

Togay Uluöz: Sizin Güzelyurt sevdanız, tutkunuz asla tartışılmaz, bunu biliyoruz. Sizce son zamanlarda Güzelyurt’ta neler yapılmalıdır, nasıl yatırımlar yapılmalıdır Sayın Dürüst?

Kemal Dürüst: Güzelyurt’ta ciddi anlamda yatırımlar devam etmeli. Mesela çok iyi bir kent oteli yapılmalı, devlet de buna alt yapıda dokunuşlar yapmalıdır. Her geçen gün öğrenci sayısı artan şehrimizde özellikle sosyal yaşantının daha da canlanması için tesisler yapılmalı diye düşünüyorum.

Sayın Bakanım bu güzel ve samimi sohbetinizden dolayı size teşekkürlerimi sunar, aileniz ve sevdiklerinizle birlikte olacağınız nice sağlıklı, mutlu günler dilerim.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı