“Kıbrıslının madeni güzel”

Şeyh Nazım Kıbrısi’nin oğlu Şeyh Bahauddin Adil... “Kıbrıslıların derisini alttan kaşısak hepsinin ya nenesi ya dedesi hacı-hocadır ya da molladır, müezzindir” dedi.

21 Ağustos 2019 - 09:13

Gizem Özgeç –

Şeyh Nazım Kıbrısi’nin oğlu Şeyh Bahauddin Adil… Kıbrıs’ın en önemli simgelerinden, büyüleyici bir adamın ona çok benzeyen oğlu… Nakşibendi Tarikatı lideri, İslam Alemi’nin değerli isimlerinden “Mevlana Şeyh Nazım Kıbrısi”nin dört evladından biri… Kardeşi Şeyh Mehmet ile birlikte dergâhın KKTC’deki ve dünyanın farklı yerlerindeki faaliyetlerini yürütüyor… Adil kardeşler, bir taraftan dünyanın farklı ülkelerine müritlerle buluşmak için geziler düzenlerken, diğer yandan da KKTC’de finans ve yatırım projeleri üzerine çalışmalar yapıyor.

HABERCİ: Dünyada çok fazla müridiniz var. Bir rakam telaffuz etmeniz mümkün mü? En çok İngiltere’de var yanılmıyorsam?

ŞEYH BAHAUDDIN: Her yerde var aşağı yukarı… Herkes bizim diyoruz… Milyonlar diyorlar. Bizde ümit ediyoruz öyle olsun.

 HABERCİ: Şeyh Efendi’nin boşluğu… Onun evladı olmak, onu temsil etmek nasıl bir şey? Ve onun yokluğunda hayat; hem dergah için hem de sizler için nasıl devam ediyor?

ŞEYH BAHAUDDIN: Şeyh Efendi hazretlerinin yerini dolduracak biri zor… Zorlanmadık desem yalan olur. Ama bu görevi de yürütmeye devam ediyoruz. Gördüğünüz gibi  kapılarımız açık. Aynı şekilde müritler geliyor. Yine ziyaret ediliyor. Ayrıyeten biz gelemeyen insanların ayaklarına gidiyoruz. Çünkü bu kutsal bir görevdir. Yani burada bir para, güç veyahut da bir şey hedef değil. Burada insanlıktır hedef. Yani insanlara daha yakın olmak, insanları daha mutlu etmek, insanlara daha faydalı olmak gibi bir misyonumuz ve vizyonumuz var bizim. O vizyonu ve misyonu devam ettirmek istiyoruz.  Şeyh Baba, Şeyh Mehmet Efendi’yi, benim abimi tarikatın başına getirdi. Ve o  hakkıyla işi götürüyor. Hatta şu anda İngiltere turunda… Daha sonra da uzak mesafelere yeniden beraber başlayacağız Allah isterse.

 HABERCİ: ‘Şeyh Nazım’ın oğluyum’ demek nasıl bir hissiyattır? Nasıl hissettiriyor size bu? Ki siz ona en çok benzeyensiniz gerçekten...

ŞEYH BAHAUDDIN: Çok benzetiyorlar beni. Şeyh Baba’nın çok mütevazı bir yaşantısı vardı. Fazla cafcafa önem vermezdi. Evinde, yaşantısında ve yediğinde tamamen bir mütevazılık örneğiydi. Şeyh Baba ile dünyanın en zengin adamının sofrasında oturdum. Aynı zamanda dünyanın en fakir adamının sofrasına da… Ama yani sen dersen ki bana ne fark var ikisinin arasında? Bir fark göremedim. Hepsi insandı günün sonunda. Biz de mütevazı olmayı hedefliyoruz. Ne kadar elimizden gelirse insanlarla beraber olmayı istiyoruz. Çünkü insansız cennet bile cennet değilmiş. Onun için biz insanlarla birlikte olmayı seviyoruz.  Şeyh Baba da insanları çok seviyordu. Şeyh Baba’nın oğluyum diye kabaracak halim yok yani onu da söyleyeyim.

HABERCİ:  Gelelim Kıbrıslılara… Şeyh Efendi demişti ki ‘Bütün dünyayı Müslüman yapmayı başardık. Bir bu Kıbrıslıları yapamıyoruz’…

ŞEYH BAHAUDDIN: Tabii ki teessüfle bakıyorum işin doğrusunu isterseniz. Gece hayatını da görüyorsunuz. Milletin nerelere gittiğini, ne yaptığını, ne ettiğini… Yani şimdi bir dur demenin vaktinin geldiğine inanıyorum. Biz yeni jenerasyonun içinde eski jenerasyon olduk. Bizden yeni jenerasyon dediklerin orta jenerasyon oldu, şimdi onlar çoluk çocuğa kavuştu. Bir de şimdi onların en yeni jenerasyonu ki onların hiçbir şeyden haberi yok. Bir örnek vermek istiyorum o da Rusya ile ilgili. Mesela bugün Rusya’da Moskova’daki doğan bir çocuk ne Stalin’i bilir ne Lenin’i bilir ne zulmü bilir ne mahrumiyeti bilir. Hiçbir şey bilmez. Neden?  Çünkü görmedi. Bu “hayal ürünüdür” der size. Okumuyorlar, ilgili  değiller. Annesine babasına diyor ki “Ben bunu istiyorum” gidip alıyor. Nedir bu? Senin anan baban bir ekmeği bulamazdı şimdi sen ekmeği tepiyorsun. Kıbrıs’ta da aynısıdır. Yani bizim böyle avantajımız vardı. Öğretebilirdik. Anlatabildim mi? Onlara en azından bir yol gösterebilirdik. Tamam alıyorsun, veriyorsun, eğleniyorsun ama bir yukarıya bak  seni yaradan var. Onu öğretmedik. Komünistliği marifet zannettik, ateistliği marifet zannettik ama bunun faturasını daha sonra ödersin… Bu şeye benzer. Bir adam acı biber yer de sonunu düşünmez. Bunlar da çok acı biber yediler bir de basurludurlar. Anlatabildim mi? Acısı çıkacaktır.

HABERCİ: Yani gitgide uzaklaşıyor mu Kıbrıslılar dinden, inançtan?

ŞEYH BAHAUDDIN: Genelde dünyada bir açlık var. Şimdi herkes bir spirütüel kampa gitmek istiyor. Avrupa’da çok modadır. 500 Euro… Yeme içme de var. İş spiritüellikten çıktı. Parayı koydun mu bu işin içine bu iş bitti. Anlatabildim mi? Ama bu modadır, şimdi insanlar açtır. İinsanlar diyor ki “Ben bir spirütüel kampa gideyim de soyutlanayım”. Biz burada beleş yemek de veriyoruz. Yatak da veriyoruz. Para da istemiyoruz. Biz Kıbrıslıların derisini alttan kaşısak hepimizin ya nenemiz ya dedemiz hacı hocadır ya molladır efendime söyleyeyim müezzindir ya imamdır. Kıbrıslılar olarak hakikaten çok kaliteli insanlarız. Bakın iftiharla söylüyorum. ‘Cins insan’ derdi Şeyh Baba… Cins dediği yani iyi bir cins. Safkan. Şimdi alayına gençler cinstir diyor. Ama hâlbuki safkan insanlarız ve hepimiz dönmeye müsaitiz. Benim ümidim şudur; bu milletin kafası vuracak ondan sonra ağlaya ağlaya geri dönecek. Güle güle dönmez. Ağlaya ağlaya geri dönecek. Çünkü Allah göstermesin ya çocuklar alkolik, esrarkeş oluyorlar… İçme demiyorum. Haramdır tabii ayrı ama evinde yapma. Ortamında yapma. Evini temiz tut. Tamam moderniz bilmem neyiz ama evini temiz tut. Çocuk bilmez, anlamaz. Ne görürse onu yapar.

HABERCİ: Bir şeyden bahsettiniz az önce… Spritüel kamplardan… Siz mantıklı buluyor musunuz bu enerji dönüşlerini falan?

ŞEYH BAHAUDDIN: Hiç mantıklı bulmuyorum. Bunlar Budizm’i takip ediyorlar… Budizm’in kendi inançları vardır ve her zaman için evrende bir güç var diye empoze eder. Ben bunların Portekiz’de bir konferansına gitmiştim. Şeref misafiri olarak davet etmişlerdi beni. Baktım elle tutulacak bir şey var mı acaba? Felsefi felsefi felsefi felsefi… Felsefe nereye kadar? Felsefe yemek adamı doyurur mu acaba? Sen en değerli şeyini bırak, dön değersiz yerde bilmem ne ara. Türk dediğin zaman ne demektir? Türk dediğin zaman Müslüman demektir. Biz Türklüğümüzle iftihar etmiyor muyuz? Hepimiz ederiz. E gâvur olmak ister misin yahu? Al karşıda gâvurlar… Kim ister gâvur olsun hadi bakayım. Hodri meydan… Bütün Kıbrıslılar modern. Her şeyi yapıyorlar ama “Yok ben ne gâvur olacağım” demez mi? Allah bize iftihar edeceğimiz bir nesne verdi. “Siz Türksünüz ve Müslümansınız” dedi. Bak Arap’ın Hristiyan’ı var Arap’ın Yahudi’si var Arap’ın bilmem nesi var ama Türk’ün hepsi Müslümandır. Şimdi Rusya’da çıktı; Gagavuzlar… Onlar Türk ama Müslüman değiller. Onlar gâvur Oğuzdurlar. Gagavuz derler. Onlar da itibar bulmazlar Türklerin yanında. Çünkü Türk artık İslam ile bütünleşmiştir. Sonra Şamanizm’e dönüyorlar. Şamanizm dünyanın en eski batıl inancı. En eski batıl inanç. Yani hani elle tutulan bir şey yok. Kim inanır enerjiye? Ha enerji yok demiyorum. Ama senin düşündüğün enerji değil ki o.

HABERCİ: İnançsızlar, ateistler, hiç inanmayanların en büyük savunmaları budur: ‘Eğer Allah varsa, bu kadar zulmü insanlara yaşatır mıydı? Bu kadar savaş olur muydu? Bu kadar masum çocuk ölür müydü?’ bunu nasıl açıklayabiliriz?

ŞEYH BAHAUDDIN: Çok rahat… Basit insanlar şeytana uyuyorlar da bu hallere geliyorlar. Allah emretmiyor ki sana insan öldüresin. Haşerat bile onun da bir vazifesi var. Senin onu, sana zarar vermediği müddetçe; onu öldürmene müsaade yoktur. Allah bunu çok açıkça söylüyor. Şimdi silahı kim yapıyor Allah aşkına? Allah mı yapıyor kulları mı yapıyor? Atomları kim yapıyor? Hümanistler mi yapıyor silahları? Savaşları kim çıkarıyor? İnsanlar kendileri yapıyor. Allah demiyor ki sana insanı öldür …

HABERCİ: Gelelim AKP’ye… Deniyor ki Kıbrıslılara  hiç olmayacak bir gömlek giydirilmeye çalışılıyor… AKP’nin Kıbrıs’taki politikalarını nasıl buluyorsunuz?

ŞEYH BAHAUDDIN: Şu an Kıbrıs, Bakırköy’ün bir mahallesi kadardır… Bakırköy milyonluktur. Yani dolayısıyla şimdi gömlek giydirdiler, giydirmediler. Kıbrıslılar Türkiye’nin insanıyla ayaktadır. Bunu inkâr edecek olan yoktur. Birincisi, adamlar geldiler bu memleketi gâvurdan temizlediler. 74’ten bu yana bizim emniyetimiz sağlanıyor mu? Birisi öldürülüyor mu bizden? Gâvur yolumuzu kesiyor mu? Efendime söyleyeyim çoluk çocuğumuza taarruz ediyor mu? Hiçbir şey yapamıyor. İstediğimiz gibi de dolaşıyoruz. Ben 63’lüyüm. Gâvur barakalarını hatırlarım. Otobüsle giderdik annemle beraber köyden köye… İllaki o gâvur bizi teftiş ederdi. Şimdi istediğimiz yere gidiyoruz. İkincisi, memleketin %80’i memur. İster çalışsın ister çalışmasın. Şimdi ben işletme sahibiyim. Benim yanımda çalışan adam bana isyankârlık yaparsa ne derim kendine? “Arkadaşım demek ki seninle yolumuz ayrılacak. Sen git evine. Ben başka bir adam bulayım”. Ama şimdi Türkiye’nin böyle bir şansı yoktur. Çünkü başka Kıbrıs yok. Burayı da doldurmak zorundadır. Bazı zamanlar taviz vermek zorundayız bazı zaman da taviz almak zorundayız. Evimiz yerinde, arabalarımız yerinde, maaşlarımız yerinde soframız dolu. Hanginiz sofrası dolu olmayan? Allah’a şükür yani bizim her nimetimiz var her şeyimiz var yani yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda… Bunların korktuğu “aman biz milleti kümese alıştırdık, dönmesin de baksın aman atalarımız ne güzel dindardılar ne kadar iyi insandılar” diyedir. Demokrasi yok mu bu ülkede, fazlasıyla var? Kim itiraz eder bu memlekette? Ki biz onlara da tamamen itiraz ediyoruz. Çünkü onların da yaptığı çok yanlıştır. Onların yaptığı tamamen İslam’a kötülüktür. İnsanlara kötülüktür. Ama biz deriz ki madem demokratik hakkım vardır ben çocuğumu istediğim yere gönderirim. Ha çocuk büyüdükten sonra ister çocuk dinine devam eder ister ettirmez ona bağlı. Çünkü 18 yaşına kadar hüküm annesinde babasında. 18 yaşından sonra hiçbir şey yapamazsın. Öyle değil mi? Onun için şimdi bunların yaptığı da gericiliktir. Ben bunlara gerici derim.

HABERCİ: Kıymetini bildi mi Kıbrıslılar sizce Şeyh Efendi’nin?

ŞEYH BAHAUDDIN: Bence biliyorlar. Kıbrıslıların çekingen bir huyları vardır… Arsız değiller, saldırmazlar ama içlerinde tutarlar. Kıbrıslıların madeni güzeldir. Yani Allah güzel maden verdi bu Kıbrıslılara.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı