İş dünyasının maraton koşucusu…

Kuzey Kıbrıs’ın en büyük gıda ithalatçılarından Atakom’un Direktörü Mert Atakan şirketinin kapılarını Haberci’ye açtı.

Birkaç yıl öncesine kadar yurt dışı da dâhil önemli maratonlara katılan Mert Atakan,  şimdi o maratonu iş dünyasında koşuyor… Tüm sorunlara rağmen güzel bir ülkede yaşadığımızı söyleyen genç iş adamı, “Maneviyat, maddiyattan her zaman daha önemlidir” dedi.

İş hayatındaki bakış açısını “Bardağı yarısı daima doludur, hep pozitif bakmak lazım” diye özetleyen Mert Atakan, dedesinin kendisine aşıladığı yaşam felsefisini hiç unutmuyor: “En karanlık gecede bile gökyüzünde bir yıldız mutlaka vardır…”

Kuzey Kıbrıs’ın en büyük gıda ithalatçılarından Atakom’un Direktörü Mert Atakan şirketinin kapılarını Haberci’ye açtı. Atakan, Haberci Medya Grup Başkanı Bilbay Eminoğlu’nun sorularını yanıtladı…

  • Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Mert Bey kimdir?

Mert Atakan: 6 Ağustos 1981 yılında Lefkoşa’da doğdum. İlkokul eğitimini Şehit Ertuğrul’da tamamladım. Hemen akabinde Türk Maarif Koleji’ne girdim. 3 sene de orada devam ettim ortaokulu bitirene kadar. 3 senenin sonunda ailevi bir durumdan dolayı lise eğitimini Ankara’da Resulzade Anadolu Lisesi’nde tamamladım. 1 sene de orada Başkent Üniversitesi’ne devam ettikten sonra geri döndüm. Dönme sebebim de hem çalışıp hem okumak, oydu mantık. Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne yatay geçiş yaptım. Hem orda öğrenimime devam ettim hem de orada ufak ufak işlere girmeye başladım…

  • Üniversite de hangi bölümdeydiniz?

Mert Atakan: Üniversitede işletme bölümünü bitirdim. Üniversiteyi tamamladıktan sonra askere gittim tabii arada… Askerden sonra da lojistik üzerine bir eğitim aldım dıştan bitirmeli…

  • İş hayatına ne zaman girdiniz? Nasıl girdiniz?

Mert Atakan: Vallahi şöyle diyeyim size, iş hayatına tabii çok çocukluk yıllarından girdim ben. Hiçbir yaz tatilini boş geçmedim, hiçbir şubat tatilini boş geçmedim…  Askerlik bittikten sonra, 2006 yılından bu yana kesintisiz olarak buradayım, şirkette çalışıyorum… Diyebilirim ki, şirketin her kademesinde çalıştım… Bu şirkette her türlü görevi üstlendim. Bizim bir aile geleneğidir bu. En alt kademelerden başladım normal bir çalışan gibi hiç ayrım yapılmadan… En son geldiğimiz noktada da şu anda şirketin yönetimini ben devam ettirmekteyim…

  • Şirketteki göreviniz nedir?

Mert Atakan: Abim Tolga Atakan görevinden ayrılınca bende şirket direktörü oldum… Yönetim Kurulu Başkanı ise babam Halil Atakan’dır… Allah başımızdan eksik etmesin…

  • Şirketinizin kaç yıllık bir mazisi var?

Mert Atakan: Biz 1991 yılında ortaklı bir şirket olarak kurulduk… Babam ve kardeşinin ortaklığıyla şirketimizi oluşturduk… 2007 yılına kadar bu ortaklık yapısı devam etti… 2007 yılında iki kardeş anlaşarak şirketleri ayırdı…  Biz şu anda yolumuza 2007 yılından beridir Atakom olarak devam ediyoruz… Portföyümüzde önemli firmalar, distribütörlükler var…

Gıdanın takım yıldızı: Pladis!

En başta gelenler markalar nelerdir?

Mert Atakan: En başta gelenler Pladis… Ülker dediğimizde genel bir anlam ifade edebilir ki Pladis aslında bugün Ülker’in yapmış olduğu satın almalar sonucunda oluşturduğu bir şemsiye şirketidir… Bunun altında ilk firmamız Ülker var… Ondan sonra sırasıyla 2009 yılında 900 milyon dolar harcayarak Goodiva’yı satın aldı… 2011 yılında ise United Biscuits alındı, biz bunu KKTC tüketicisi olarak Magnetics Biscuits olarak biliriz… 3.5 milyar Paund’a Ülker bunu bünyesine ekledi. Ve bu 3 ana firmayı bünyesine dâhil ettikten sonra Pladis oluştu… Pladis aslında, bir takım yıldızının Farsça adıdır… Aynı takım yıldızı bir araba markasının da ismidir, Subaru… Onlar da aynı takım yıldızını kullanır… Hatta logoları da takım yıldızıdır… İşte bu da nerden gelir, her bir markayı bir yıldız gibi düşünün… Bir takım yıldızı havası yaratmak gibi… Dünyanın 3. En büyük gıda şirketidir… Bisküvi, çikolata üretiminde dünyada 3 numaradır Pladis…  Çok önemli bir pozisyondadır… Bizde onun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki resmi temsilcisiyiz… Onun haricinde bünyemizde birçok gıda maddesi var… Superfresh gibi, örneğin Golf dondurmaları gibi, Billur tuz gibi çeşidimiz çok yani, Çamlıca gazozları ve Saka su var… 

  • Biraz kendinizden bahseder misiniz Mert Bey, bir gününüz nasıl geçer?

Mert Atakan: Vallahi bir günümü nasıl geçiririm? Her gün sabah 6.30 da alarm çalar… İki tane çocuğum var… İlkokul 1. Sınıfa giden bir kızım var Lal adında… Bir tane de oğlum var 16 aylık… Onun adı da Tan… Eşim de devlette çalışıyor… Rehber öğretmenlik yapıyor Değirmenlik Lisesi’nde… İsmi Ayten Atakan… Her gün sabah 6.30 da uyanıyoruz…

Çok maraton koştum

  • Kendinize vakit ayırıyor musunuz? Hobileriniz var mı?

Mert Atakan: Yaklaşık olarak bir buçuk iki aydır tekrardan düzenli spora başladım… Yani aslında önceleri çok profesyonel seviyede spor yaptım… Triatlon ile uğraştım uzun yıllar… Koşuyla uğraştım… Yaklaşık 10 sene kesintisiz koşulara katıldım, maratonlara girdim, yarı maratonlara girdim… Yurt dışında da koştum… Son zamanlarda spor hayatıma triatlon’u da ekledim…

  • Sizin ayrıca bir de Küçük Kaymaklı spor kulübü ile de bir bağınız var değil mi?

Mert Atakan: Doğrudur… Ben aslında Kıbrıs’ta başta Küçük Kaymaklı, benim takımım… Bir de ikinci desteklediğim takımım var… O da yıllar içerisinde camiadaki kişilerden olsa gerek, orda oynayanlardan kaynaklanabilir böyle arkadaşlıklardan dostluklardan doğan Gençlik Gücü’ne bir sempatim var… Gençlik Gücü’nü de seviyorum açıkçası…  Ama ana takımım Küçük Kaymaklı… Bir de aile yadigârı, aile mirası… Hep bir şekilde ailemiz bu kulübün içinde oldu… Elimden geldiğince sürekli destekliyorum… Maddi olarak, manevi olarak her zaman yanlarındayım… Küçük Kaymaklı’da bu aralar malumunuzdur böyle çok güzel günlerden geçmiyor… Küçük Kaymaklı çok büyük bir camia… Destek çıkmak lazım…Ülkemizde kulüpler desteksiz yürümüyor maalesef…  Yani arkasında birilerinin durması lazım… Tek kişi ile de olmuyor bu iş… Yani bu iş biraz imece usulü olması lazım… Yani 5 kişi, 6 kişinin bir araya gelip desteklemesi lazım bu kulüpleri…

  •  Sizce başarının sırrı nedir?

Mert Atakan: Bence başarının sırrı birinci olarak, her insan bir hayal kurmalı… İnsanın hayalleri için mücadele etmesi gerekir… Ama gerçekçi olabilir ama gerçekçi olmayabilir… Önemli olan hayallerimize inanıp, o hayaller doğrultusunda istemli bir şekilde çalışmaktır… Yılmadan çalışırsanız eğer, inanırsanız başarılı olamayacağı hiçbir şey yoktur insanoğlunun… Ben buna inanırım hayatta… Bunun binlerce de örneği var…

 

Gençlerin önce hedefi olmalı

  • Gençlere nasihatiniz nelerdir?

Mert Atakan: Benim gençlere nasihatim öncelikle gençliklerini yaşasınlar…  Ondan sonra hayatlarında daima hedefleri olsun… Hedefsiz çalışmak sizi bir yere götürmez… Önce bir hedefiniz olacak… Kendinize küçük hedefler koyacaksınız, orta boylu hedefler koyacaksınız… O hedefleri geçince daha büyük hedeflere daha kolay yürürsünüz… Bu bir motivasyon işidir… Herkesin bence bir hedefi olması lazım…  Hedefi olmayan bir insan başarıya ulaşamaz… Onun için benim gençlere tavsiyem, hedefe odaklı çalışsınlar… Hiç durmadan çalışsınlar… Çünkü artık dünyamızda öyle bir noktaya geldi… Gerçekten bir çaba sarf etmeden hiçbir şeye sahip olamıyorsunuz… Hayat insanı artık bu şekille getirdi… Uğraşmanız lazım… Didinmeniz lazım… Başka türlü bu başarı hedeflerine ulaşamıyorsunuz…  Organize olacaksınız, çalışacaksınız… Hedef odaklı olacaksınız… Bu işin başka bir yolu yok…

Bardağın yarısı daima doludur

  • Hayata bakış açınız, iş hayatındaki felsefeniz nedir?

Mert Atakan: Bardağın yarısı daima doludur… Diğer tarafı boş olabilir ama eğer o bardağın bir tarafı doluysa bu pozitif bir başlangıçtır… Her şeye pozitif bir açıdan bakabilmek lazım…  Dünyada eleştirmenin, negatif bakış açısı geliştirmenin sınırları yoktur… Önemli olan her olayı değerlendirirken, o olaya pozitif bir pencereden bakabilmek… Aslında biraz özeleştiriye açık olmanız lazım her alanda…   Her şeye bir pozitif noktadan bakabilmeli… Başınıza olumsuz bir şey geldi diyelim… Bir olumsuzluk yaşadınız… Ondan bir ders çıkarabilmeniz lazım… Onun bir pozitif yönünü yakalayabilmeniz lazım…

En karanlık gecede bile gökyüzünde bir yıldız mutlaka vardır 

  • Olumsuzluğu kara dönüştürmek

Mert Atakan: Olumsuzluğu kara dönüştürmek önemlidir… Yani umutlar hiçbir zaman tükenmez… Rahmetlik dedemin bir lafı vardır… En karanlık gecede bile gökyüzünde bir tane yıldız vardır… Umudu hiçbir zaman kesmeyeceksiniz… Her zaman bir şekilde pozitif bakmanız lazım her şeye… Mesela şuanda içinde olduğumuz dönemde çok negatif bir atmosfer var… Yani işte ekonomik olarak bahsediyorum… Ülkemizin içinde bulunduğu, insanların ciddi maddi sıkıntıları var… Ama bir şekilde hayatta kalmamız lazım…  İş hayatlarımıza devam etmemiz lazım… Çalışmamız lazım… Üretmemiz lazım… Bunun başka bir şeyi var mı, çözümü var mı? Oturup şikâyet etme lüksümüz var mı? Yoktur… Bir şey üretmemiz lazım… Başka türlü insan mutlu olamaz… İnsanoğlunun üretmesi lazım… Üreten insan mutludur… Şikâyet eden insan mutlu değildir…

Maneviyat maddiyattan daha önemlidir

  • Son olarak ne söylemek istersiniz?

Mert Atakan: Ben hep şöyle derim… Gene pozitif bakış açısıyla bahsedeceğim şimdi… Belki çok güzel yönetilmiyoruz… Belki işte ekonomimiz çok kötü… Belki şikâyet ettiğimiz birçok şey var bu ülkede… Ama böyle bir hava şu anda dünyada kaç yerde var? Bizim bu ülkemizin sıcaklığı, bizim bu ülkemizin güzelliği başka nerde var? Bu ülkenin de tadını çıkarabileceğiniz bir sürü güzelliği var aslında… Bunları da görmezden gelmeyelim… Yani hep şikâyet etmeyelim… Güzel bir ülkedir… Güneşimiz var…  Havamız güzel… Küçük bir toplumuz… İnsanlar birbirini bir şekilde tanıyor… Yani sokağa çıktığınızda herkesin bir selam verebildiği bir 10 kişi vardır yani bir yerden bir yere giderken… Elimiz düşmez selam vermekten… Bir yere girdiğimizde bir muhabbetimiz var…

İnsanlar birbirlerini tanımaz

Mert Atakan: Dünyanın başka yerlerinde bunlardan insanlar yoksun yaşar…   Belki paraları var adamların Norveç’te… Ama adamlar güneşi görmez… Birbirini tanımaz insanlar… İnsanlar soğuk… Bizim insanlarımız sıcakkanlı… Bizde bir mangal yakarsınız yandaki komşunuza götürürsünüz… Yandaki yakar size getirir… Bir kafeye gidersiniz en az 1-2 kişi, 3 kişi tanıdık görürsünüz… Bir pozitif havamız vardır bizim daima… Ekonomimiz güzel olmayabilir… O da düzelir bir gün… Ama bunların yerini hiçbir şey tutmaz… Maneviyat maddiyattan önemlidir daima… Ben buna inanırım hayatta daima… Maneviyat en büyük değerdir…

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı