İran, İsrail ve ABD arasındaki savaş sürecinde bir noktadan sonra sosyal medya içerikleri de tartışmanın merkezine yerleşti. Özellikle İran tarafında paylaşılan ve milyonlarca kez izlenen videolar, ABD emperyalizmine yönelik sert eleştiriler içerdi. Ancak bu içeriklerin propaganda amaçlı olduğu yönündeki yorumlar da gündeme geldi.
CNN International, söz konusu videoların kaynağına ilişkin yaptığı araştırmada, içeriklerin doğrudan İran devleti tarafından değil, bir grup içerik üreticisi tarafından hazırlandığını ortaya koydu. Bu kişilerin ne rejim yanlısı ne de rejim karşıtı oldukları belirtildi.

İçerik üreticileri verdikleri röportajda şu ifadeleri kullandı:
“Batı’nın bize dair olumsuz bir algıya sahip olduğunu biliyoruz. Bizi hiç tanımıyorlar. Bu sansür duvarını yıkmak istedik. Komik olduğumuzu, hatta sizden bile daha komik olduğumuzu göstermek istedik. Kültürü ve sanatı anlıyoruz ve son derece eğitimliyiz. Amerikan kültürünüzü iyi biliyor ve anlıyoruz. Ancak siz, ne yazık ki, bizim kültürümüz hakkında o kadar fazla şey bilmiyorsunuz. İslam Cumhuriyeti’ne bağlıyız. Bu bizim inancımız, bakış açımız; bunu bize kimsenin söylemesine gerek yok. Savaştan önce hükümeti eleştiren diğer medya kuruluşları gibi biz de hükümete yönelik eleştirel videolar yapıyorduk. Ancak savaş başladığında iç tartışmalar artık önemini yitirdi. İran Devrim Muhafızları ile çalıştığımızı söylemedik. Dünyadaki diğer medya şirketleri gibi çalışıyoruz. Bir içerik üretildiğinde, onun dağıtım hakları satın alınabilir. İran’daki bazı videolarımızın dağıtım hakları da zaman zaman devlet medyası tarafından satın alındı.”

İçerik üreticileri, savaş öncesinde hükümeti eleştiren videolar da hazırladıklarını ancak savaşın başlamasıyla birlikte iç meselelerin geri planda kaldığını ifade etti.

CNN International’a konuşan bir teknoloji uzmanı ise bu içeriklerin İran tarafından kullanılmasında bir sorun görmediğini belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Basitleştirecek olursam, bunu politik hiciv, yaratıcı bir politik hiciv ve ABD emperyalizmine karşı yaratıcı bir direnç biçimi olarak görürdüm. Bunun İran rejimi tarafından kullanılıyor olması elbette şaşırtıcı değil; eğer etkili ve başarılıysa, onların yapacağı şey tam da budur.”
