İnsanın kendini “şans”a kaptırması…

Prof. Dr. Richard Wiseman'ın araştırmasının ilginç bulgusu; İnsanların, şansın ya da şanssızlığın tamamen kader olduğunu düşünmesi...

31 Mayıs 2020 - 07:30

“Şans” diye bir şey var mı?

Prof. Dr. Richard Wiseman, “The Luck Factor (Şans Faktörü)” adlı kitabında,

şans ile ilgili yukarıdaki soruya,

“herkes kendi şansını kendisi yaratıyor” diye cevap veriyor.

Wiseman, şanslı ve şanssız insanlar arasında dört temel farkı, aşağıdaki gibi belirtiyor: 

 “1- Şanslı insanlar daima tesadüflere bağlı fırsatlarla karşılaşıyor.

  2- Şanslı insanlar sebebini bilmeden doğru kararlar veriyor.

  3- Şanslı insanların hayalleri sihirli bir değnek değmişcesine bir anda

       gerçekleşiyor; amaçlarına ulaşıyorlar.

  4- Şanslı insanlar, şanssızlığı şansa döndürme yeteneğine sahipler. “

Prof. Dr. Richard Wiseman’ın araştırmasının bir başka ilginç bulgusu da;

İnsanların, şansın ya da şanssızlığın tamamen kader olduğunu düşünmesi…

Peki! Sizce de kaderin bir parmağı olabilir mi şans denen bu olguda?

İman nazarı ile bakıldığında şans ,

Kaderin, insanın payına ayırdığı, iyi ya da kötü şeyler demektir.

Nasip, kısmet, talih diyerek karşıladığımız şeyler yani.

Yine Wiseman’a göre,

Şans meselesi pozitif düşünceyle göbekten bağlı.

Öyle ki,

Hayata pozitif bakanlar daha şanslıymış.

Demek ki,

Şans denen olgunun, bir kontrol edilebilir bir de kontrol edilemez yanı varmış.

 

İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Der. Enis Sınıksaran’ın,

“Şansın Matematiği” adlı  kitabında,

Loto, futbol, aşk ve bahis oyunları gibi ilgi çekici konulardan bolca örnekler verilmiş.

Örneğin, 49 toplu klasik Sayısal Loto’yu bulma olasılığı,

Yaklaşık 14 milyonda bir!

Haftada bir kolon oynanırsa,

49 toplu klasik Sayısal Loto’da kazanmak için beklenmesi gereken süre,

Tamı tamına 270 bin yıl!

Sınıksaran’ın Şansın Matematiği kitabında verdiği bir başka örnekte,

İnsanın ideal eşini bulma şansı ise,

Eğer eş olarak aradığınız kişi için kriterleriniz varsa;

Örneğin, “orta boylu” ve “üniversite mezunu” gibi iki kriteriniz varsa,

Orta boyluyu bulma olasılığını yüzde 50,

Üniversite mezunu olma olasılığını da yaklaşık yüzde 20 olarak kabul edersek,

Bu durumda,  aradığınız ideal eşinizi,

Hem orta boylu hem de üniversite mezunu bulma olasılığınız,

Bir anda yüzde 10’a düşüyor!

Sınıksaran’ın örneğine ben de bir eklemleme yaparsam;

Kriterleri artırdığınız oranda,

Aradığınız ideal eşi bulma olasılığınız daha da düşecektir.

Örneğin, orta boylu ve üniversite mezunu olmaya,

Bir de mesela,

Gerçekleşme olasılığının yüzde 40 olduğunu varsayacağımız,

Tiyatro izlemeyi sevme kriterini eklersek,

Bu durumda,  aradığınız ideal eşinizi,

Hem orta boylu hem üniversite mezunu hem de tiyatro izlemeyi seven biri olarak bulma olasılığınız,

Bu kez de yüzde 4’e düşecektir!

Prof. Dr. Enis Sınıksaran,

Şansta kaderin bir rolü olduğunu düşünmüyor.

Birincisi, meseleye izafi bakmak lazım diyor.

Şöyle ki,

Somali’deki birinin şanstan anladığı yiyecek bulabilmekken,

İstanbul’daki birinin şanstan anladığı bambaşka bir şeydir diyor.

İkincisi, şans denen şeyin ölçülebilir bir olgu olduğunu da görmeliyiz diyerek,

“Şanslıyım” diyen birinin kendini daha mutlu hissediyor olduğunu da yazıyor “Şansın Matematiği” kitabında Sınıksıran.

Prof. Dr. Richard Wiseman ve Prof. Der. Enis Sınıksaran’ın araştırma sonuçları ve kitaplarına göre bir sonuç üretecek olursak;

İnsanların şansını en çok şekillendiren etmenlerin,

Sahip oldukları düşünce kalıpları ve

Ve kendileri hakkındaki inançlarıdır denilebilir.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı