İlk intiba…

İlk intibanın önemli olduğu lokasyonda devletin sahipsiz ve kumar üzerine algı yaratması gerçekten bir an önce düzeltilmeli...

7 Kasım 2019 - 12:00

Bu hafta hem iş hem eğitim için 5 gün İstanbul’daydım.

İçişleri bakanlığına bağlı Nüfus dairesine de bir süreliğine gitmem gerekti.
Küçük bir ilçenin ufak bir dairesi deyecek kadar bir alan…

İçeri girdiğinizde bir salonda bankadaymış gibi sıralanmış 20-25 masa.
Kimlik numaranız ile sıranızı alıyorsunuz ve sistemden tabii ki isminizle çağrılıyorsunuz.

Kimlik no ile sıra alındığı için de bizdeki gibi sabah erken saatte birileri gidip önlerden hısım akrabası için sıra numarası istifleyemiyor.

Sıra numarasını oraya gelmeden internetten e-devlet üzerinden alarak gelenler de var.

Herkes işini sırasını online da takip edebildiği için içerde bekleme ve yığılma da yok…

Ayni oda içinde başka daireye gönderilmeye ihtiyaç kalmadan işlemleriniz yapılıyor.

Sistem siz isteseniz de torpil yapmanıza müsaade etmiyor…

Yok bizdeki gibi bir üst birimden hatta bakandan tanıdık bulmadan iş yaptırman mümkün olmayacak…

Utanmamak içten değil.

Sistemsizlik bizde herkesi mağdur etmişken bir sistemle herşeyin bu kadar net çözülebildiğini canlı yaşamak hem üzücü hem sevindirici. Demek ki olabiliyor…

Bizdeki yapıdan vatandaş şikayetçi memur şikayetçi bürokrat şikayetçi bakanı şikayetçi… Fakat yeni bir sistem kurup merkezi çözüm odaklı iş bitiren bir yapı kuran yok.

Ya bu torpil sisteminden memnunuz ve mış gibi şikayet ediyoruz. Ya da beceriksiziz…

Başka türlü akıl alır gibi değil.
***

Gece uçağı ile adaya dönüyoruz.

Pasaport kontrolünde sıraya giriyoruz.
Her polis kabinin üstünde kocaman bir televizyon asılı fakat çalışmıyor kapalı.
Belli ki tamamen israftan orda alınmış asılı 5-6 led televizyon…
Bu arada ortamda yüksek sesli bir müzik…
Havaalanı işletmesinde çalıyor ama bu club müziğini bu volume ile kim neden açar diye bakınıyorum.

Polis kontrolünden geçince turisti karşılayan müziğin duty free mağazasından açıldığını anlıyorum.
Valizi alırken casino reklamları karşılıyor…
Salona çıkıyorsun casino reklamları giderek büyüyor…
Binadan otoparka çıkar çıkmaz kapının ağzında devasa casino tabelaları. Tamamen boy gösterisi kavgasında turiste görgüsüzlük dehşeti.

Ercan’dan Lefkoşa yoluna dönene kadar bu aşırıcılık devam ediyor.

Havalimanının içinde de dışında da tüm hissettiğim ülkede ne kadar sahipsiz bir başı boşluğun oluşu…

Halbuki girişte insanları karşılayan kapalı televizyonlarda ülkenin doğal güzellikleri ve tarihi yerleri gösterilse, duty free’de club müziği yerine yerli sanatçıların müzikleri veya kültürel şarkılarımız uygun volume’da çalsa, insanları tavlamak üzere yarışan casinoların reklamları yerine havalimanı bölgesinde başta hellim olmak üzere yerli ürünlerin reklamları ve eğitim kurumları görselleri olsa bambaşka bir algı yaratır, kendimize olan güveni yükseltmiş olmaz mıyız?

Serbest piyasa gereği rekabet pazarı tabii ki kendini var edecek ama devlet de burada devreye girer. Havaalanından sonra kim ne reklamı isterse yapsın.

İlk intibanın önemli olduğu lokasyonda devletin sahipsiz ve kumar üzerine algı yaratması gerçekten bir an önce düzeltilmeli…

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı