İçinden otoban geçen tek spor kompleksi

Ana tabloda yer alacak sporcuların netleşmesiyle çekilen kuraların ardından turnuvaya resmen start verildi.

Teniste sezonun ilk grand slami Avustralya Açık kafalarda çelişkilerle de olsa start aldı.

Çelişkiler çünkü ülke genelinde aylardan beri devam eden yangınlar beraberinde aşırı sıcak ve hava kirliliğini tehlike sınırına getirdi…

Melbourne’un ev sahipliği yaptığı turnuvanın eleme maçlarında yangınlardan kaynaklanan hava kirliliği nedeniyle müsabakalarda birçok olumsuzluk yaşandı.

Kötü hava koşulları nedeniyle sporcular nefes almakta güçlük çekerken Avustralyalı tenisçi Bernard Tomic, belirli aralıklarla tedavi görürken Slovenyalı tenisçi Dalila Jakupovic ise turnuvadan çekilmek zorunda kaldı.

Haftalardır dumanlı ve sisli havanın hakim olduğu Melbourne’da maçların hava kirliliği altında oynanması eleştirilere neden olmuştu.

Ana tabloda yer alacak sporcuların netleşmesiyle çekilen kuraların ardından turnuvaya resmen start verildi.

Ancak turnuva süresince gözler hava kirliliği ölçümlerinde olacak. Kirlilik belirli bir düzeyin üstüne çıkması durumunda veya sporcuların sağlık durumlarına göre hakemlere maça ara verme ya da maçı erteleme yetkisi verildi.

***

Tenisten başladık ama genelde spor, belirgin ortam ve koşullar altında yapılması için kurallarla desteklenir.

Sporcunun performansını ortaya koyabilmesi için sağlıklı bir ortamda antrenman veya müsabaka yapılmasına önem verilir.

Her ne kadar müsabakanın sonucu önemli gibi görülse de asıl olan sporcunun sağlığı ve güvenliğidir.

Evet oyunun alanı, oyunun kuralı var ama her türlü düzenleneme sporcu içindir. Organizasyonlar bireyin  becerisini, yeteneğini sağlıklı bir ortamda ortaya koyabilmesi gayesiyle gerçekleşir.

Uzaktan bakıldığında bizim ülkede de bu koşullar varmış gibi görünür.

Sporcuya değer verildiği yada gerekli ortamın yaratıldığı var sayılır.

Ancak yaşamın her alanda işi yüzümüze gözümüze bulaştırdığımız gibi burada iki gözümüzü kör ettik.

***

Atatürk Spor Kompleksi ülkenin yegane ve en büyük spor tesisidir.

Yeterliliği ve verimliliği tartışılsa da ülke sporunun kalbi burada atar.

Hani gönül buraya daha çok tesisin ilave edilmesini, var olan tesislerin işlevinin artırılmasını arzu eder.

Ülke insanının, sporcusunun bu tesislerden daha fazla faydalanmasını ister.

Burada daha ciddi organizasyonlar ve uluslararası turnuvaların yapılmasını düşler.

Ancak son dönemlerde tesis; spor ve sporcu merkezi olmaktan çok otobana devşirildi.

Trafiğin bitmediği Lefkoşa’da iş gidiş ve özellikle iş çıkış saatlerinde “Dünyanın içinden otoban geçen tek spor tesisi” sıfatını alma onurunu ve gururunu yaşıyor.

Fuar girişi, tenis kortlarından başlayan kuyruk Atatürk Stadı arkası ve Antrenman Sahası arasından Sanayii Bölgesine bağlanırken diğer kolu Yüzme Havuzu ile Spor Salonu arasından Göçmenköy çemberine kadar uzuyor.

Trafikte bir kaç dakika daha kaybetmek istemeyen yurdum insanı, sorma gir hanına dönen tesise neredeyse patinaj çekerek dalıyor.

Tesis içinde karbon monoksit salınımı bir tarafta, artan trafikte borusunu-kornasını istediği akortta öttürten ruhuna öküz kaçmış tipler bir tarafta…

Yakında tesis içinde araçların “spor yapanlardan rahatsız olmaması için” üst ve alt geçitler, haftada bir defa maç oynanan stadyumun yerine de dönel kavşak yaparlarsa hiç şaşırmam!

Zaten Atatürk Stadyumu önü, servisi biten otobüslerin ve kamyonların park yeri durumunda.

Uzun süre dingili kopan otobüsün görüntüsü ve burada tamir edildiği hala akıllarda.

Abarttığımı düşünen varsa polis raporlarına bakabilir başta ben olmak üzere Atatürk Spor Kompleksi içinde ağır araçların sebep olduğu bir çok kaza raporuna ulaşabilir

***

Gözüm televizyonda Wimbledon, Paris ve New York gibi Melbourne’da da yangına rağmen tesisler yeşilin içinde…

Bulanık havaya rağmen neredeyse orman kıvamına gelen miktarda ağaç ve yeşille bezenmiş.

Tesisler pırıl pırıl,  sadece spor değil, insanların sosyal alanları için de uygun hala getirilmiş.

Baloya veya partiye gidermiş gibi insanlar şık kıyafetlerle tribünlerde sağlıklı ve hijyenik ortamda teniste dünya prömiyerini izliyor.

Daha çok insanın yararlanabilmesi için her yıl yapılan düzenlemeler beraberinde modern ve kaliteli ortamı getiriyor.

Merkez kort ve diğerlerinde servis atılırken tribünlerde bir ölüm sessizliği hakim.

Sporcunun konsantrasyonunun bozulmaması ve müsabakanın doğasında olan “saygı” zirvede.

Bizim coğrafyada ise değil sporcu, seyirci bile olmak zor .

Çatısı akıtan ve parkesi kalkan salonlar, zemini bozuk çim sahalar, skor boardu demode tesisler var.

Sporcu soğuktan donmuş, çatı akıttığı için müsabaka ertelenmiş, skor board çalışmadığı için maç yarıda kalmış kimin umurunda.

Tenis kortları ve plaj voleybol alanının yanından otoban geçmiş.

Göçmenköy Sahası’nda penaltı atılırken otobüs ve tırların havalı boruları ötmüş.

Tartan pistteki atletler ciğerlerine oksijen yerine eksoz gazı çekmiş.

Boş ver!

Merkez kortta hakem uyarıyor, “Silence please” veya “sivuple”.

Evet sessiz olun, hala daha sorumluluklarından habersiz mışıl mışıl uyuyan yöneticilerimiz var!

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı