Her çocuk sanatçı doğar… Peki ya sonra?

Peki, yaşadığı hayat boyunca sanatçı kalabilecek mi?

7 Aralık 2019 - 12:00

Her çocuk sanatçı doğar…

Böyle demiş Picasso.

Çoğumuz da öyle düşünüyoruz eminim.

Peki, yaşadığı hayat boyunca sanatçı kalabilecek mi?

Bizde eğitim sistemi hem aileleri hem çocukları bertaraf etmekte.

Paraları olmadığı halde çocuğunun geleceği için aileleri özel kolejlere zorluyor, çocukları ise müfredatımız ile yeteneklerini, potansiyellerini ve yaratıcılıklarını öldürüyoruz…

Halbuki en büyük sermayemiz insan.

Bir kişi kendinden sonra gelen bir neslin tüm hayatını değiştirebilecekken biz bu değişimi neden geriye sararak yapmakta ısrar ediyoruz anlayabilmiş değilim.

Sistemin içinden çıkmış ve sistemle yönetimini geliştirmiş bir öğretmenden eğitim bakanı yaparsak o sistemi hallaç pamuğu gibi sallayıp değiştirmesini beklemek hayal bile olmaz, saflık olur.

Niye bu kadar çok insan mutsuz?

Niye bu kadar çok genç umutsuz?

Neden insanlarımızın çoğu fırsatını bulursa göç etmeye çalışıyor, edemeyenlerin ise hep aklını meşgul ediyor?

Çünkü kendini bulamayacağını, fırsat eşitliğinin olmadığını, becerilerini gösterip yeteneklerini sergilemeyeceğini, yani kimsenin kendisine hak ettiği değeri vermeyeceğini düşünüyor; varoluş ve gelecek kaygısı yaşıyor…

Bizler ülke ekonomisini yükseltmek istiyorsak, eğitime yatırım yapmalıyız. Yani insana…

Bu ülkede yaşayan hangimiz yeteneklerimizi yok etmeden ayakta kalmayı başarabildik?

Hangimiz gerçek kimliğimizi bulabildik?

Hata yapmaktan korkan, sosyal normların içinde hapsolan, kendini keşfetmenin önemini, birey olmanın kıymetini, başarısız olmanın öğretici yanını bilmeyen bir kişilerden oluşan toplum nasıl ilerleyebilsin?

Okullardaki var eğitimin amacı nedir?

Bunu hiç düşünüyor muyuz?  Ne amaç için eğitim veriyoruz…

Çocukların başarılı mı olmasını yoksa mutlu olmasını mı?

İyi bir işe girsin, başkasının sistemine hizmet verip çalışsın mı?

Eğitim alıyor olmak iyi ve doğru bir eğitim alındığı anlamına gelmiyor.

Kendi olamayan bireyler, kendisinden beklenen beklentilerin, başkalarının nasıl görmek istediği şekilde tiyatro oynuyor sadece…

Bu, ülkeyi hiçbir yere götürmez.

Birey olamayan insanlar özgür olamıyor; özgür olamayan insanlar kendini ileriye götürecek siyasileri seçme bilincine de sahip olamıyor…

Eğitimin noksanlığının olumsuz çarpan etkisi o kadar büyük ki.

Bu yüzden bu hafta düzenlenen “Vizyon 2030 Eğitim Strateji Planı Çalıştayı” kıymet arz eden bir çalışma.

Eğitimde geleceğe yönelik politika ve stratejilerin belirlenmesi ve bu stratejilerin hayata geçirilmesi için gerekli eylem planının oluşturulması hedeflenerek gerçekleştirilen çalıştayda çıkacak raporu yine birlikte bu satırlarda ele almaya çalışacağım.

Raporların hayata geçtiği günleri de görürüz umarım.

İnsana değer veren, özgürlükleri önemseyen, yeteneklerini keşfetmeye dayalı, özgürlüklerin ve demokrasinin bizleri yükselteceğine inanan bir eğitim sistemi kurmak şart.

Son söz…

Eğitim sisteminin en önemli temel taşı öğretmenler.

Öğretmenliğin standartlarını yükselttikçe, ömür boyu eğitim ve kontrollerini arttırdıkça tüm değerlerin yükseleceği göz ardı edilmemelidir.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı