Hassas dengeler

Doğu Akdeniz’de menfaatlerini maksimize etmek isteyen her aktör için proaktif bir siyaset elzemdir.

2 Ağustos 2019 - 11:00

Doğu Akdeniz’deki zenginliklerden ciddi bir pay kapabilmek için perde gerisinde sıkı bir diplomasi trafiği yaşanıyor. Bir kısmı medya’ya da yansıyan bu gelişmelerin bölgede yaşanacak yeni  sürece de yön verecek öneme sahip olduğunu söylemek hiç de yanlış olmaz.

Doğu Akdeniz’de menfaatlerini maksimize etmek isteyen her aktör için proaktif bir siyaset elzemdir. Bu bağlamda Türkiye karşıtı ittifakta yer alan aktörler de aralarındaki işbirliğini hem daha da kuvvetlendirmek hem de etkinlik alanını genişletebilmek için girişimlerine hız kesmeden devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde, ABD’nin ev sahipliğinde Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail’den yetkililer Doğu Akdeniz’de işbirliği ve güvenliğin esas alındığı bir toplantı gerçekleştirdi. Yine Türkiye karşıtı ittifakın bir üyesi olan Mısır’ın Dışişleri Bakanı Sami Şükrü  Yunanistan’ı ziyaret etti ve Yunan mevkidaşı ile görüştü ve fikir alışverişinde bulundu. Şükrü sonrasında Güney Kıbrıs’a  giderek Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulis ile görüştü. Tüm bu ziyaretlerin konusu Doğu Akdeniz’de Mısır, Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasındaki enerji ortaklığının güçlendirilmesi ve sondaj faaliyetleriydi. Görüşme sonrası hem Yunanistan Dışişleri Bakanı hem de Mısır Dışişleri Bakanı yaptıkları açıklamalarla Türkiye’yi hedef aldılar.

Öte yandan, gelmiş geçmiş Yunanistan hükümetleri’nin  Kıbrıs’a ilişkin agresif beyanatlarına yenileri  eklenmeye devam ediyor. Yeni Başbakan Kiryakos Mitsotakis ‘Kıbrıs sorununun çözümü, eskimiş garantörlük sistemlerinin devamı ve işgal kuvvetlerinin varlığı ile olmamalı. Türk işgalinin sona ermesi asıl amacımızdır’ şeklinde çok  sert ve populist bir uslup kullandı. Mitsotakis ayrıca Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de ki sondaj faaliyetlerine ilişkin olarak da ‘hiçbir kışkırtma cevapsız kalmayacak’ diyerek tehditkar bir yaklaşım sergiledi.

Türkiye ise geçtiğimiz günlerde Doğu Akdeniz’de doğal gaz arayacak 2. sondaj gemisini bölgeye yollamıştı. Doğu Akdeniz’de lojistik ihtiyaçları için KKTC’de deniz limanı kurma yönünde  de adımlar atıyor. Tüm bunlar Türkiye’nin kararlılığını gösteren girişimler olarak görülmektedir.

Bölgesel işbirlikleri her yerde olduğu gibi Doğu Akdeniz için de çok önemli. Türkiye’nin dış politika yapıcılarının hızlı bir şekilde bölgede çıkarı olan aktörlerle ilişkilerini normalleştirme yönünde adımlar atması elzemdir. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “Türkiye Doğu Akdeniz’de barışın hüküm sürmesi için tüm imkânlarını kullanacak” açıklaması çok anlamlıdır. Bölgede yalnızlaştırılmaya çalışılan Türkiye’nin başta Mısır ve İsrail ile diplomatik temasları yeniden kurması ile bölgede dengelerin Türkiye lehine değişmesi mümkündür.

 

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı