Halimize şükredelim ama…

Oysa etrafımızda yaşananları görmüyoruz.

Yıllardır kendimiz çalar kendimiz oynarız.

Kıbrıs meselesini dünyanın en büyük meselesi zannederiz.

Ne zaman çözülecek diye dert ederiz.

Oysa etrafımızda yaşananları görmüyoruz.

Veya görmemezlikten geliyoruz.

Etrafımız ateş çemberi.

Suriye 8 yıldır savaşın içinde.

Türkiye de savaşa girerek güvenli bölge yaratmaya çalışıyor.

Sürekli olarak şehitler veriyor.

Dünya’nın gözü Suriye’de

Amerika ve Rusya aktör rolünde.!

Amerika her ne kadar da ben bu işte yokum dese de inandırıcı olmuyor.

Rusya Esad’ı koruyor.

Türkiye Esad’ı istemiyor ama arada Rusya var.

Rusya’da yapılacak olan Suriye zirvesi Türkiye açısından çok önemli.

Putin bakalım neler söyleyecek.

Erdoğan katı tutumunu sürdürecek mi?

Bütün bunlar yetmezmiş gibi.

Bir de Yunanistan sınırında yaşanan insanlık dramı var.

Türkiye mültecilere sınır kapılarını açtı.

Mülteciler Yunanistan sınırında ölüm kalım savaşı veriyorlar.

AB’ye mesaj verilmeye çalışılıyor ama AB ne yapacağını bilmiyor.

Etrafımızda çevrili denizler mülteci doldu.

İnsanlar savaştan kaçıp Avrupa’ya sığınmak istiyorlar.

Denizlerde balıklara yem oluyorlar.

Karada Yunan askerlerine hedef.

Ve biz.

Bize ne oldu?

Biz Avrupalıyız ama kendi kendimize zarar veriyoruz.

Etrafımızda yaşananlardan ders çıkarmıyoruz.

Tek tek açtığımız sınır kapılarını kapatıyoruz.

Karşılıklı konuşup anlaşamıyoruz.

İlla aramızda başkaları da olacak.

Bu ada bizim diyemiyoruz.

Bugüne kadar kimi seçtiysek yüzünü hep Türkiye’ye çevirdi.

Türkiye’nin haberi olmadan adım atılmıyor.

Toplum lideri dedik ama Türkiye’nin bir memuru gibi.

Oysa birbirimize o kadar çok muhtacız ki bu Ada ancak öyle barış Adası olabilir.

Suriye’de yaşananlar Ortadoğu’yu tehdit altına alıyor.

Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların en çok birbirlerine ihtiyaç olduğu bir dönemden geçiyoruz.

Biz zaten tarih boyunca hep kavga ettirdiler.

Siyasilere daha çok görev düşüyor.

Sivil toplum örgütlerine de.

Güven yaratıcı önlemler artırılmalı kapanan kapılar açılmalı.

Daha çok kapı, daha çok özgürlük!

Bugünkü halimize şükrediyoruz ama bu yeterli değildir.

Çünkü aklımız burada ama kulağımız başka yerde!

MESAJI OLAN ALSIN

SN .OLGUN ÖNAL: KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerine az bir süre kaldı, bir telefon konuşmanızda bankalar birliği olarak  bütün Cumhurbaşkanı adaylarına  başarılar dilediğinizi ve hepsine eşit mesafede olacağınızı  duyurmuşsunuz. Dün bir bankacı dostum bana, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın önümüzdeki günlerde Eziç’te bankacılar birliği yönetimi ile kahvaltılı toplantı yapacağını söyledi. Laf aramızda biraz da dert yandı, çünkü bugüne kadar Cumhurbaşkanı bankacılar birliği yönetimini hiç dikkate almamış. KKTC Cumhurbaşkanı ile ilk kez mi görüşeceksiniz bilmiyorum ama bu bir seçim arkadaşların bu tür tepkilerini sabah düzenlenecek olan kahvaltılı toplantıda Cumhurbaşkanına iletilebilir diye düşünüyorum. Kahvaltıyı reddetmek bence doğru olmaz ama yine de siz biliyorsunuz.

SN.BERTAN ZAROĞLU: KKTC’de seçim havası yok ama gördüğüm kadarı ile siz YDP olarak seçim havası estirmeye çalışıyorsunuz. Alayköy’de TC kökenli seçmenler bu aralar bayağı ilgi görüyorlar.  Benim ve GARGA’larımın yapmış olduğu gözlemlere göre çok dikkatli olmanız gerekiyor, çünkü bazı partilileriniz seçimi çok ciddiye alarak köy içerisinde ırkçılığa yol açacak davranışlara girmeye başladılar. Alayköy YDP örgütü olarak köylüyü bir bütün olarak görmeleri gerekiyor, aksi takdirde seçimler bittiğinde köylü birbirine küsecek. Bu konuda sizleri uyarmak istiyorum çünkü Alayköy’de yaşayan herkes Kıbrıslı Türk’tür.

  1. KEMAL DENİZ DANA: Omuzlarınızda bulunan yükü çok iyi biliyorum, o yüzden sizi uyarmak istedim. Dün spor konusunda vermiş olduğunuz tepki de zaten bunu göstermektedir. Bence çok ağır bir sorumluluk altına girdiniz yükünüzü hafifletmek elinizde bu işin sağlık durumu da vardır, hiç olmazsa sağlığınızı düşünün çünkü her şeyin başı sağlıktır.
  2. HÜSEYİN PAŞA: Son zamanlarda erken doğum günü kutlamaları moda oldu. Gördüğüm kadarı ile sizde bu modaya uyanlardansınız. Gerçi sizden habersiz gelişti her şey ama olsun yine de güzel oldu, doğum gününüz geldiğinde bir de öyle kutlarsınız. Eski belediye başkanlarına yaşı sorulmaz ama ben merak ettim sorayım 50’yi devirdiniz mi?
  3. Mustafa Akıncı: Seçim çalışmalarınızı yakından takip ediyorum ve takdir ediyorum. Kim ne derse desin daha henüz seçim startı verilmedi ama maşallah arı gibi çalışıyorsunuz. Sosyal medya üstünlüğünüz tartışma kaldırmaz, sizi sosyal medyada çok iyi öne çıkarmaya çalışıyorlar ve bunda da başarılı oluyorlar. Bu arada dün sabah erken saatlerde önce Lefkoşa Türk Belediyesi önünde bulunan kahvehaneyi ziyaret ettiniz. Kısa bir sohbetten sora ardından da Lefkoşa Türk Belediyesine uğradınız. Neme lazım ama Harmancı da sizin yolunuzda, o da belediye başkanlığından parti başkanlığına, ardından da KKTC meclisine, ondan da ver elini Cumhurbaşkanlığı sarayı. O da genç yaşta siyasette kariyer yaptı tıpkı sizin gibi.
  4. ŞERİFE KANAN: Özel arabanızla çok talihsiz küçük bir kaza geçirdiniz çok geçmiş olsun. Umarım Banka yönetimi bu talihsiz kazayı ciddiye alır da banka yönetim kurulu başkanına bir makam arabası tahsis eder.
  5. AHMET BAĞZIBAĞLI: Sen de fark ettin artık o eski seçim heyecanı yok. Bazen bana soruyorlar acaba neden diye? Ben de onlara kimi seçerseniz seçin oylar Türkiye’deki iktidara gidiyor. Mesela 26 Nisan’da Cumhurbaşkanlığı seçimleri var KKTC’de hangi adaya oy verirlerse versinler bütün oylar Çavuşoğlu’na gidecek. Bazıları Erdoğan diyor ama ona ulaşmak artık kolay değildir. Eminim 26 Nisan’da sende gidip Çavuşoğlu’na oy vereceksin. Bazı arkadaşlarımız hala bunu kavrayamadılar ve tartışma yapıyorlar.
  6. KUDRET ÖZERSAY: KKTC halkı ne kadar izler bilmiyorum ama bugün Türk televizyonlarına konuk olacaksınız ve Cumhurbaşkanı adayı olarak size yöneltilen sorulara cevap vereceksiniz. Sanırım ağırlıklı olarak Kıbrıs konusuna değineceksiniz. Doğal gaz, Maraş derken kapanan sınır kapılarını da ele alacaksınız. NTV, CNN Türk ve Haber Türk bugün resmen emrinizde! Ne diyelim kolay gelsin.
  7. KUBİLAY ÖZKIRAÇ: Çözüm ve barış isteyen adayları destekleyeceğini duydum ve sana mesaj göndermeden edemeyeceğim. Biliyorsun sonbaharda yaprak döken ağaçlar daha henüz yeni çiçeklendiler. Ağaçlarda yapraklar oluşunca Cumhurbaşkanlığı seçimleri de taze yaprakların olduğu bir döneme denk gelecek. Biliyorum çok seviyorsun Çağla badem, yenidünya ve yeşil erik o güzelim yapraklar arasından toplanıp yenecek.

 

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı