Güryay: “Domino etkisi kaçınılmaz”

Ekonomist Erdal Güryay, bugüne kadar alışılan tüm ekonomik modellerin, kişisel tüketimlerdeki önceliklerin, sağlık giderleri ve buna benzer birçok şeyin köklü değişikliğe uğrayacağını söyledi

29 Mayıs 2020 - 08:00

İFLAS KAPIDA OLABİLİR… Coronavirüs sonrası özellikle ‘lokomotif’ sektörü olarak bilinen turizm, eğitim ve inşaat sektöründe ciddi sıkıntılar yaşanacağının altını çizen Güryay, bu sektörlerin yaşayacakları sorunların diğer sektörlere adeta kötü bir ‘domino’ etkisi yaratacağını kaydetti. Güryay, bunun yanı sıra dövizin tırmanışının ülkeyi iflasa sürükleyip, sürükleyemeyeceğiyle ilgili net bir öngörüsü olmadığını söyledi.

YAKIN ZAMANDA UMUT YOK… Ekonomik faaliyetlerin yakın zamanda istenilen seviyede olmayacağını vurgulayan Güryay, bu süreçte diğer ülkelerde devletlerin piyasaya para pompaladıkları gözlemlenirken, ülkemizde tam tersinin yapılarak, zaten ekonomik sıkıntı yaşayan vatandaşlardan kesinti yapılmasının çok acayip bir ekonomi politikası olduğuna dikkat çekti. Güryay, hükümetin ‘el çabukluğu’ ile hareket ettiğini, dış yardıma ve sıcak paraya ciddi bir ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

%15’LİK KÜÇÜLME, 800 MİLYON DOLAR KAYIP… Güryay, ülke ekonomisinde bu sebeple yaklaşık %15 civarında bir küçülme yaşanacağından söz ederek, bu yıl turizm sektörünün büyük bir kayıp yaşayacağını vurguladı. Turizm sektörünün ülke ekonomisine gelirinin yaklaşık 1 milyar dolar civarında olduğu bilgisini veren Güryay, bu yıl 800 milyon dolara yakın kaybın olacağını belirtti.

MEYİL AVCAN-HABERCİ MANŞET

Ekonomist Erdal Güryay, HABERCİ’ye Kovid-19 salgını sonrası ülkede yaşanan ekonomik sıkıntıları değerlendirerek, bugüne kadar alışılan tüm ekonomik modellerin, kişisel tüketimlerdeki önceliklerin, sağlık giderleri ve buna benzer birçok şeyin köklü değişikliğe uğrayacağını ve hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını ifade etti.

Koronavirüs sonrası özellikle ‘Lokomotif’ sektörü olarak bilinen Turizm, Eğitim ve İnşaat sektöründe ciddi sıkıntılar yaşanacağının altını çizen Güryay, bu sektörlerin yaşayacakları bu sorunların diğer sektörlere de adeta ‘Domino’ etkisi yaratarak, otomatik olarak kötü yönde etkileyeceği bilgisini verdi.

Güryay, Kovid-19 önlemleri sonrası tüm dünyada büyük çapta bir ekonomik kriz yaşandığı gibi ülkemizde de aynı durumun söz konusu olduğunu belirterek, bunun yanı sıra dövizin tırmanışının ülkeyi iflasa sürükleyip, sürüklemeyeceğiyle ilgili net bir öngörüsü olmadığını söyledi.

“TURİZM VE İNŞAAT SEKTÖRÜ YAŞANACAK CİDDİ SIKINTILAR, DOMİNO ETKİSİ YARATACAK”

Güryay, ülke ekonomisinin düzelmesinin, ekonomik faaliyetlerin tekrar başlaması ve hız kazanmasıyla bağlantılı olduğunu kaydederek, adada daha önce de döviz krizi yaşandığını ve bir şekilde üstesinden gelindiğini ifade etti.

Ekonomik faaliyetlerin yakın zamanda istenilen seviyede olmayacağını ve esas sorunun da burada başladığını vurgulayan Güryay, ülkede her şeyin döviz üzerinden olduğuna dikkat çekti.

Özellikle adamızda taşıyıcı sektörler olan ve bizim için büyük önem taşıyan turizm ve inşaat sektörünün satış ve borçlarının döviz üzerinden olduğunu hatırlatan Güryay, ülkede ‘Lokomotif Sektör’ olarak bilinen bu iki sektörün bu süreçte yaşayacağı ciddi sorunların diğer sektörleri de ‘Domino’ misali etkileyeceğini belirtti.

DÖVİZ, KRİZDEN ÇIKMAMIZ İÇİN BİZE BİR ENGEL MİDİR?

Güryay, HABERCİ’nin sorusuna cevaben, TL’nin KKTC’nin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin para birimi olduğunu söyleyerek, ülkemizde Türk Lirası üzerinden hiçbir para politikası etkimizin olmadığını belirtti.

TL’nin ne faiz oranını ne de piyasadaki değerini belirleyemediğimize değinen Güryay, para birimini kullandığımız, daha güçlü olan ülkenin yardımlarına ihtiyacımız olduğunu ve Türkiye’nin yaşayacağı ekonomik sıkıntıların direkt olarak bize yansıdığını ifade etti.

Güryay, hem koronavirüs salgınının yaşandığı, hem TL’nin ciddi olarak değer kaybettiği ve dövizin değer kazandığı bu dönemde ülkenin herhangi bir yardım görmediğini üzülerek söyledi.

“HÜKÜMET EL ÇABUKLUĞU YAPTI, ÜLKENİN DIŞ YARDIM VE SICAK PARAYA CİDDİ BİR İHTİYACI VAR”

Hükümetin, ya para olmadığı için ekonomi konusunda hiçbir şey yapmadığını ya da siyasi tercihleri sebebiyle bir atılım yapmayı seçmediklerini söyleyen Güryay, Kovid-19 salgınının iyi yönetildiği ancak ekonomi konusunda aynı şeyin söz konusu olmadığını ifade etti.

Güryay, ekonomik faaliyetlerin durduğu bu süreçte diğer ülkelerde devletlerin piyasaya para pompaladıkları gözlemlenirken, ülkemizde tam tersinin yapılarak, zaten ekonomik sıkıntı yaşayan vatandaşlardan kesinti yapılmasının çok acayip bir ekonomi politikası olduğuna dikkat çekti.

Ancak, maliyede para olmadığı için yapılabilecek başka bir şeyin olmadığını da dile getiren Güryay, hükümetin ‘El Çabukluğu’ yaptığını, bunun bir ekonomik politika olmadığını, dış yardıma ve sıcak paraya ciddi bir ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

“TURİZM, EĞİTİM VE İNŞAAT SEKTÖRÜNDEKİ SIKINTILAR ÜLKE EKONOMİSİNDE %15’LİK KÜÇÜLMEYE NEDEN OLACAK”

Ekonomist Güryay, ‘Lokomotif Sektörü’ olarak bilinen turizm, inşaat ve eğitim sektörlerinde yaşanacak sıkıntılar nedeniyle, kaybedilen noktaya kısa vadede dönmenin mümkün olmadığına ve ülke ekonomisinde bu sebeple yaklaşık %15 civarında bir küçülme yaşanacağından söz ederek, bu yıl turizm sektörünün büyük bir kayıp olduğunu söyledi.

Turizm sektörünün ülke ekonomisine gelirinin yaklaşık 1 milyar dolar civarında olduğu bilgisini veren Güryay, bu yıl 800 milyon dolara yakın kaybın olduğunu belirtti.

Öte yandan, eğitim sektöründe de ciddi anlamda sorun yaşanabileceğini ve ülkenin eğitim sektöründen de 600 milyon dolar kazanç elde ettiğini ifade eden Güryay, net olmamasıyla birlikte yabancı öğrenci akışının ne olacağı ve gelirde azalma yaşanıp yaşanmayacağına ilişkin kafalarda soru işaretleri olduğundan söz etti.

Güryay, inşaat sektörüyle ilgili de endişeleri olduğunu söyleyerek, dövizin yükselmesi nedeniyle kimsenin ne inşaata yatırım yapacağını, ne de ev alanların borçlarını ödeyebileceğine değindi.

“SINIR KAPLARININ, ÖNLEMLER KAPSAMINDA AÇILMASI KONUSU GÖRÜŞÜLMELİDİR”

Güryay, Kovid-19 önlemleri kapsamında kapatılan sınır kapılarına da değinerek, Güney’deki çoğu sektör ve okulların açıldığını ve hayatın orada da yavaş yavaş normale dönmeye başladığını belirtti.

Her iki tarafın liderlerinin de oturup, kapıların önlemler kapsamında açılması konusuyla ilgili kararlar almaları gerektiğini vurgulayan Güryay, Euro’nun bu süreçte çok değer kazandığını ve kapıların açılması durumunda ülke ekonomisine gerek petrol gerekse market alışverişi açısından büyük bir katkı sağlayabileceğinden bahsetti.

Güryay, alt gelirli insanların da günlük ihtiyaçlarını KKTC’den aldıklarını söyleyerek, sınır kapısı açıkken Arasta bölgesinin de alışveriş konusunda büyük rağbet gördüğüne değindi.

“AÇILIM, ‘SALDIM ÇAYIRA MEVLAM KAYIRA’ ŞEKLİNDE OLDU”

Ekonomist Erdal Günay, HABERCİ’ye son olarak, hükümetin hata hatalarına rağmen, salgını iyi yönettiğini ancak tamamen steril bir ortam yaratılması ve neredeyse sıfır bulaşın olması nedeniyle doktorların söylediği insanların virüse bulaşarak, bağışıklıklarının güçlenmesi ihtimalinin ortadan kaldırıldığına değindi.

İnsanların kendisini virüse karşı tamamen sterilize ettiğini fakat bu yapılanın sağlık açısından iyi olup, olmadığı konusunda kafasında soru işaretleri olduğunu belirten Güryay, hastanelere gerekli yatırımların yapılıp, ilaç stoklarının tamamlanmaması durumunda gelecek olan 2. dalganın ülkeyi tamamen felakete sürükleyeceğini ifade etti.

Güryay, 2. Dalganın daha güçlü olduğunun belirtildiğini ve hala ortada pandemi hastanesinin olmamasının büyük bir eksiklik olduğunun altını çizerek, ülkede bulunan atıl vaziyetteki binaların bir tanesinin geçici süreliğine pandemi hastanesine dönüştürülebileceği önerisinde bulundu.

“Hala tartışmalar var ama icraat yok” diyen Güryay, sürecin iyi yönetildiğini ancak açılım sonrası karşılaşacağımız pozisyonun önleminin henüz alınmadığına vurgu yaptı.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı