“İsrail, Kıbrıs’ı satın alıyor! Son yıllarda, Kıbrıs’taki yabancı yatırımlarda, özellikle gayrimenkul geliştirme sektöründe İsrailliler tarafından yapılan yatırımlarda büyük bir artış görüldü. Asıl sorun şu ki; ekonomimizin iyi gitmesi için tamamen bu İsrail yatırımlarına bağımlı hale gelmeye başladık.” Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemdeki en popüler siyasi figürü Fidias Panayiotou, bu kez adanın kanayan yarasına bu sözlerle parmak bastı.
Fidias, “O kadar çok kişi satın alıp inşaat yapıyor ki, belirli bölgelerde adeta “kapalı siteler” oluşuyor; sonunda bu bölgeler sanki bizim değilmiş gibi hissettiriyor. Beni yanlış anlamayın. Kıbrıs’ta, İngilizler, Ukraynalılar, Ruslar, Amerikalılar ve Çinliler gibi Avrupa Birliği dışındaki üçüncü ülkelerden gelip toprak alan başka halklar da var. Bu durum mutlaka olumsuz olmak zorunda değil. Ancak bu süreç kontrolsüzce ve yasadışı yollarla yapıldığında başka sorunlar doğuruyor” dedi.

Fidias’a göre bu tablonun asıl nedeni yolsuzluk ve denetim eksikliği.
Rum Milletvekili, “Örneğin hükümet büyük İsrailli yatırım şirketlerine istediklerini inşa etmeleri için kontrolsüzce izin verirse veya bu yatırımların arkasındaki şirketleri, ki çoğu zaman kendilerini Kıbrıs şirketi gibi pazarlıyorlar etkili bir şekilde denetlemezse, daha fazlasının gelmesi kaçınılmaz olur. Ama sadece şirketler değil, sıradan İsrail vatandaşları da geliyor; sayıları her geçen gün artıyor. Şimdiden sadece İsraillilerin gittiği kendi okullarını ve benzeri yapılarını kurdular. Eğer sonunda Kıbrıs toprağının ve ekonomisinin büyük bir kısmı İsrailli büyük iş insanlarına bağlanırsa ve siyasetçilerin zenginlerden para aldığı mevcut sistemimiz devam ederse, o zaman İsrailliler veya bunu yapan hangi halksa günlük hayatımız üzerinde söz sahibi olur” diye konuştu.

Genç siyasetçi, bu “gizli işgale” dur demek için Meclis’e yasa önerileri sunmaya hazırlanıyor.
Fidias Panayiotou, “Üçüncü ülkelerden gelen zenginlerin belirli bölgelerde kontrolsüzce toprak alıp buraları kapalı topluluklara dönüştürmesine izin verirsek, adamızın karakteri bozulur. Eğer doğrudan demokrasi partisi meclise girerse, toprağı gerçekte kimin satın aldığını denetleyecek, şeffaflık sağlayacak ve mevcut yasaların arkasından dolanılmasını engelleyecek yasa tasarılarını teşvik edeceğiz” ifadelerini kullandı.
