Güçük Prens’e kardeş geldi… Güc’cüg Pirens

Denizli ağzı ile yazılmış “Güc’cüg Pirens” in pırıl, pırıl baskısı bana gülümsüyordu.

14 Mart 2020 - 18:37

Ünlü Yazar Exupery’ nin dünyada en çok basılan ve okunan kitaplar arasında bulunan ölmez eseri Küçük Prens  in Kıbrıs ağzı ile yazılmış ve Türkçe de de ilk  gördüğüm Lefkoşa Işık Kitabevi’nin temel direklerinden sevgili Ahmet Serdar Gökaşan  ve arkadaşı Hakan Karahasan tarafından yılbaşında yayınlanan Güçük Prens’ i heyecanla alıp okumuştum ..Yayınlanmasından çok kısa bir süre geçmesine rağmen kitap adada ve Türkiye’ de büyük ilgi gördü ve geçtiğimiz hafta ikinci baskısını da yaptı..Bence daha da yapacak…Bu gelişmeler olurken Türkiye’ deki en geniş Küçük prens kitap ve obje koleksiyonuna sahip bu konuda bir çok özgün sergiye imza atmış ve Eskişehir’ de bulunan “Küçük Prens Kitap Müzesi “Kurucusu Yıldıray Lise’ ye hemen bir kitabı sevgili Ahmet ve Hakan’ a imzalatarak göndermiştim…Geçtiğimiz günlerde İstanbul dönüşümde posta kutumda çok güzel bir armağanı beni beklerken buldum …Küçük Prens ‘in bu kez Gül Ezgi Karaman tarafından Türkçe’nin en güzel ağızlarından biri olan Denizli ağzı ile yazılmış “Güc’cüg Pirens” in pırıl, pırıl baskısı bana gülümsüyordu.Kitabı  sevgi ile okudum.,bendeki mütevazi Küçük Prens koleksiyonumun rafının önüne bu iki “kardeş “ baskıyı görülecek şekilde yerleştirdim ..Bu satırları yazarken bile görüyorum onları…

Gül Ezgi Karaman, bu kitabı yazış amacını şöyle özetlemiş:”Kültür mirasımız olan Denizli ili ağzını, unutulmaya yüz tutmuş bir kültür ürünümüzü herkesin ulaşabileceği bir kitap ile kayıt altına almak,,Küçük Prens koleksiyon kitapları içerisine  yeni bir dil kazandırmak isteğim içindir.Bir kitabı başka bir dilde ya da lehçede yazmak  gerçekten çok kıymetli bir uğraş.Kitap içinde geçen manayı,duyguyu ya da mesajı aynen aktarmaya çalışmak,bunun için çabalamak fazlasıyla meşakkatli bir süreç. Dilerim keyifle okursunuz. ”Karaman’ın daha önce yayınlanmış Küçük Prens -Renk Alfabesi ve çocuk –gençlik kategorisinde yayınlanmış kitapları da bulunuyor. Bilginize ,kaleminize sağlık sevgili Karaman.

Küçük Prens’in savaş pilotu ünlü yazar Antoine De Saint- Exupery’nin ikinci dünya savaşında bir keşif uçuşu sırasında Akdeniz’e düşerek sonsuzluğa göç edişinin ardından 70 yıl geçmiş ve uluslararası telif kuralları gereği de “telif hakları “ serbest kalmıştı. Yani artık kitabı yayınlayanlar yazarın varislerine para ödemeyeceklerdi. Baskı patlamasının ana nedeni buydu.

Kutsal olduğuna inanılan kitaplar ve Karl Marks’ın Das Kapital’inden  den sonra en çok dile çevrilmiş, en çok satan kitap olan Küçük Prens; genelde “büyüklere yazılan bir çocuk masalı” olarak anılıyor.

Hayatı bir roman kadar maceralarla dolu Fransız yazar –savaş pilotu Exupery, kitabı Amerika’da İngilizce –Fransızca yayınladığında tarihler 6 Nisan 1943’tü.Fransa’nın Alman işgaline uğraması üzerine ABD ye kaçmış aslında uzun ve sancılı bir yazma süreci de yaşamış, desen ve suluboya ile resimlerle kitabı bizzat kendi resimlemiştir.

Bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyasının anlatıldığı kitap, aynen daha önce sahraya mecburi iniş yapan pilot Exupery gibi, çöle düşmüş bir pilotun başka bir yıldızdan gelmiş olan Küçük Prens’ le karşılaşması ile başlar, insanların hatalarını, aptallıklarını, büyüdükleri zaman artık unuttukları o çocukluklarındaki naif bakışlarını anlatır.

Küçük Prens Denizli İli Ağzı ile Raflarda: “Güc’cüg Pirens”

Küçük Prens romanı “Güc’cüg Pirens” adıyla Denizli ili ağzına kazandırıldı. Antoine de Saint-Exupery’nin klasik eseri ‘yepyeni’ bir çeviriyle geliyor.

İlk defa Nisan 1943 yılında yayımlanan Antoine de Saint-Exupery imzalı Küçük Prens, bugüne kadar sayısız dilde baskı gördü. Türkçe ise şimdi yeni bir edisyonu ile tanışmaya hazırlanıyor: Denizli ili ağzı ile “Güc’cüg Pirens” yakında raflarda olacak. Kitabın kapağında Zeybek oynayan Küçük Prens ise dikkat çekiyor.

Fransız pilot ve yazar Antoine Marie Jean-Baptiste Roger, comte de Saint Exupéry 1900’e dünyaya geldi. Edebiyat dünyamıza Küçük Prens gibi bir klasiğin yanında Gece Uçuşu, Savaş Pilotu, Kale ve Yel Kum ve Yıldızlar gibi eserler armağan etti.

1944 yılında genç yaşında Marsilya’da hayatını kaybeden yazarın telif hakları ise 2014 senesinde serbest kaldı. Bu da yazarın eserlerinin, dileyen her yayınevi tarafından istenilen şekilde özgürce basılabileceği anlamına geliyordu. Böylece ülkemizde kitap rafları çeşit çeşit Küçük Prens edisyonlarıyla dolmaya başladı. Bu erozyon hem alternatiflerin ortaya çıkması açısından faydalı hem de bir enflasyonun yaşanmasından ötürü tehlikeliydi.

Neticede Küçük Prens rüzgârı yavaş yavaş dindi. Yerini Sabahattin Ali gibi başka rüzgârlara bıraktı. Ancak Edebiyatist Yayınevi, bizleri yeni bir deneyimle buluşturmak için kolları çoktan sıvamış bile.

Yayınevi, dünyanın en çok dile ve lehçeye çevrilen kitabını Denizli ili ağzına naklederek dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

Güc’cüg Pirens – Antoine de Saint-Exupery  | Arka Kapak

413 dil ve lehçeye çevrilerek dünyada en çok dile çevrilmiş, farklı şekil ve boyutlarda yayımlanmış bu eser şimdi “Denizli İli Ağzı” ile sizlerle.

“Sevgili dostum Ezgi, daha evvel renklerin dilinden Küçük Prens hazırlamıştı bizler için. Şimdi yine muazzam bir iş çıkarıp, küçük dostumuzun maceralarını Denizli yerel ağzıyla anlatıyor. Küçük Prens’in tanınması, sevilmesi hususunda çabalarını şükranla takip ettiğim dostuma şahsım ve müzemiz adına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.” – Ali Lidar / Yazar ve Küçük Prens Kitap Müzesi Kurucusu

“Sevgili Ezgi, bu olağanüstü eseri oldukça zor bir yol seçerek yeniden kaleme aldı ve kocaman yüreğindeki minicik asteroitten her büyüğün okuması gereken bir Küçük Prens çıkardı. Dilimize yaptığı katkı da cabası… Okurken benim gibi tüm yetişkinlerin de mutlu olacağına ve gülümsemelerini tutamayacağına eminim.” – Alptekin Serdengeçti / Tiyatro Sanatçısı ve Oyuncu

“Çocukken radyoda dinlediğim Özay Gönlüm’ü Denizli ağzıyla söylediği türküleri ve anekdotları hatırladıkça hâlâ keyifle gülümserim. Küçük Prens’in Acıpayam ağzıyla hazırlandığını duyunca ne kadar heyecanlandığımı anlatamam. Yıllardır gördüğüm bir rüya dostum Ezgi’nin bu olağanüstü çalışması ile artık gerçek oluyor.” – Kazım İnal / Koleksiyoner

Kitabın Türkçeye çevirisini ve Denizli ili ağzına uyarlamasını üstlenen isim ise Gül Ezgi Karaman.

140 sayfadan oluşan eser 2 Şubat 2020 tarihinden itibaren raflarda olacak.

Peki siz böyle bir klasiğin Denizli ili ağzına kazandırılması hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi Kayıp Rıhtım Forum’da bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Dedi ki:
Açık sözlü olmak iyidir iyi. En kötü ihtimal ile sonradan kaybedeceklerini baştan kaybedersin. Mark Twain (1835-1910)

Güle güle sevgili Kanatlı
Geçtiğimiz günlerde kıymetli büyüğümüz güzel insan Hüseyin Kanatlı ‘yı kaybettik…
Ada dışında olduğumdan son görevimi yapamadım..
Kanatlı’nın adın ilk 1986 da 1974 harekâtından sonra Binbaşı olduğumda Güvenlik Kuvvetleri
Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü olarak adaya tekrar tayin olduğumda duymuştum
Oysa sesi korperasyon ve Bayrak Radyosu döneminden beri yankılanıyordu tabii. Bayrak
Radyo TV Müdürü unutulmaz direnişçi, mücahit, mühendis, yayıncı ve yönetici rahmetli
Özer Barkem ‘i ziyaret girmiştim. Odasının köşesinde ağzına kadar mektupla dolu bir çuval
dikkatimi çekti.Ne olduğunu sorduğumda sevgili Berkem ..”merhaba Dostlar diye bir programları
olduğunu Türkçe, İngilizce, Arapça yayınlandığını, adanın dışından özellikle Türkiye’ den de
çok dinleyicisi bulunduğunu bu gönderilerin o hafta gelenler olduğunu söylediğinde çok şaşırmıştım.
Sonra sayın hocamla tanıştım, zarafetine, bilgisine, Türkçesine hayran oldum. Bir tesadüfle başlayan
dostluğumuz hep devam etti. Nur içinde yat sevgili dost, güzel insan. Merhaba Dostlar gibi bizi de
öksüz bıraktın.
Kaybının hemen ardından sevgili Bülent Fevzioğlu bloğunda aşağıdaki şiiri yayınladı… Onu da
alıntılıyorum…Rahmet ve selam olsun:

SEVGİLİ BÜYÜĞÜMÜZ
AĞABEYİMİZ
HÜSEYİN KANATLI’YA…
Hayat denen, denizden, toplayıp yelkenini
Biriktirip kalbinde kaç nefes mevsimini…
Cebinde şarkılarla çıktı o sonsuz yola;
Kavuşturup göğsünde usulca ellerini…
Şimdi hatıralarda yekpare bir çizgidir
Nice gidenler gibi gölgeleşmiş surettir…
Yorgun kanatlarıyla uçuştu gökyüzüne
Vardı, şimdi yok artık, özlem büyütenlere…
Bir kez daha yırtıldı gövdemizin kumaşı;
Döküldük biraz daha pörsüyen tehellerle…
Hiç sevmem, ‘‘Hoşçakal’’ı; biliyorsun mutlaka:
‘‘Hoşgeldin’’ ışıklarla… sen yeni, boyutuna…
(bf)

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı