Görünmez El

Virüsten önce Kuzey Kıbrıs’a birkaç günlüğüne gelen bir turist Kıbrıs Türk futbolu hakkında bir kitap yazabilir miydi?

27 Mart 2020 - 08:10

Virüsten önce Kuzey Kıbrıs’a birkaç günlüğüne gelen bir turist Kıbrıs Türk futbolu hakkında bir kitap yazabilir miydi? Kuvvetle ihtimâl evet. Aynı turist bir ay kalırsa bir köşe yazısı yazabilir mi? E ona da evet ancak kalış süresi bir yılı geçerse futbolumuz hakkında bir satır bile yazamaz, tıpkı Kıbrıs Sorunu’nu irdeleyen siyasi yazarlar gibi. İşte, futbolumuzun hâli bu paradoks içerisinde yol alıyor. Mağusa, Mesarya ve Doğan dışında ekonomik anlamda durum ekonomik anamda çok kötü.

Örneğin Çetinkaya Türk Spor Kulübü (ÇTSK); 3 Ocak 1930’da kurulmuş. 1934 tarihinde 7 Rum Kulübü ile Kıbrıs Ligi kurucularından oldular (Diğerleri; AEL LimasolTrast ACOlimpiakos LefkosiasAris LimasolAPOELAnorthosis Ammohostu ve EPA Larnaka) İlk sezonlarında Kıbrıs ikincisi oldular. Ligin en az gol yiyen takımıydılar. Sonraki sezon ise Kıbrıs Kupası’nda finale çıkıp Trast AC ile oynadılar. Derviş’in attığı golle öne geçseler de daha sonra 4 gol yiyerek ikinci oldular.

Kıbrıs Türk futbol tarihinin performans açısından en büyük kulübü. Ortak Lig’de 1 ve Kuzey’de 14 kez şampiyon olmuş büyük bir camia. “Büyük” dedik zira Kıbrıslı Türklerin teşkilat işi bir örgütlenmesi ancak 90 yıllık kulüp ancak bir antrenman sahası problemi bile yeni çözülmüş gibi ki en büyük kulübümüz bu hâldeyse birçok kulüp napsın gariplerim.

Hatırlarsınız, dördüncü Genel Kurul’da kuvvetle ihtimâl başkanlık ihalesi ailemizin doktoru ve de biricik Jale Baha’nın oğlu Bülent Ağabey’e (Dr. Bülent Dizdarlı) kalmıştı; “Sezonu açmak için ayda 200 bin TL isterim aha masaya. 199 olmaz” demişti Bülent Başkan. Sonunda şartlar olgunlaştı ki Bülent Ağabey başkan oldu.

Neyse, ekonominin altın kuralıdır; Talep edilir ve kabul görürse artık o ürünün değeri o olur! Ekonomi Bilimin kurucusu Adam Smith’in belirttiği gibi “Görünmez El” piyasa şartlarını ayarlar. Kimisi batar, kimisi çıkar bu âlemde. Küresel ekonomik kriz özellikle turizm ve eğitim konusunda dalga dalga hissediliyor. Piyasadaki daralmayı her geçen gün daha da çok hissediyoruz ama birçok spor yöneticisi bu durumu pek de takmıyor sanırım. Zira medyaya düşen bonservis bedelleri mâlumunuz! Ekonomik kriz var deniyor ama sanırım bu kriz futbolumuzu teğet geçmiş. Virüs işleri öncesi Süper Lig’de yıllık ortalama 60 bin TL’den aşağı topa vuran yok. Başkanlar yıllardır “Bu gidişle kulübün anahtarlarını kaymakamlığa teslim edeceğim” diyor ancak bugüne kadar kaymakamlıklara verilen hiçbir anahtar görülmedi çok şükür ama gidişat kötü! Ne yapmalı? Nasıl yapmalı? Meşhur Yalova Kaymakamı vaziyetleri yine konuşuluyor. Ne söylesek boş! Sağlık olsun.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı