Google bize enternasyonal Covid 19 başarı belgesi verecek mi?

Nelerle uğraşıyoruz farkında mısınız?

“Yaşasın! Google bizi tanıdı!”

Yaaaa…

Google…

Arama motoru!

Bir şirket!

“Devletimize” adıyla hitap etti!

“KKTC” dedi!

-*-*-

Facebook da tanıyor!

Yahoo da…

Aslında “uluslararası hukuk” anlamında bir kazancı yok bu maskaralikkilerin!

Google’ın KKTC’den “KKTC” diye bahsetmesinin zerre kadar hükmü olamaz!

Ammma, keşke, mesela Suudilerin Aramco şirketi “devleti tanımaksızın” bizimle iş yapsa!

Microsoft, “ucuz işçi” sömürüsünü buralarda yaşama geçirse; Apple “bilgisayar parçalarını” bizde üretse!

-*-*-

Keşke Amazon’un Orta Doğu dağıtım noktası Geçitkale Havaalanı olsa!

Facebook, çevrimiçi reklamcılıktan kazandığı milyarlarca doların bir kısmı ile Haspolat’ta bir birim kursa!

Tencent, Alibaba, Berkshire buralara gelse; acente açsa, şirketlerinin bazı bölge müdürlüklerini buralara taşısa!

-*-*-

Bunlar, Dünya’nın en büyük şirketleridir.

Demek istediğim, “keşke evet Dünya’nın en büyük şirketleri arasında yer alan ve adını Alphabet olarak değiştiren Google, bizi tanısa ve gelse Girne’de dev boş binalardan birinde ofis açsa”…

“Adımızı yazdı, bizi tanıdı” değil; keşke bizimle iş yapsalar, yatırım yapsalar; o zaman biliyor musunuz; “siyasi tanınma” diye bir derdimiz zaten olmazdı!

-*-*-

Tayvan gibi mi?

Benzeri!

-*-*-

Bizim sorunumuz sadece “siyasi tanınma” değildir!

Başka ülkelerle veya coğrafyalarla karıştırmamak lazım!

Bizim sorunumuz, “siyasi tanınma talep etmeden önce temizliğini yapmamız gereken zeminle de alakalıdır”…

-*-*-

Çek ve Slovakya durumuyla hiç alakamız yoktur bizim!

Eski Yugoslavya ile kıyas yapamayız!

Doğu – Batı Almanya benzetmesiyle gidemeyiz.

Biz Kuzey İrlanda ile İrlanda Cumhuriyeti de değiliz!

-*-*-

Bizim derdimiz; siyasi tanınma talep edemeyecek oluşumuzdur!

Neden mi?

-*-*-

Defalarca yazıldı, söylendi, anlatıldı!

Hoşunuza gitmiyor ama söylemek zorundayım!

“Bağımsız bir devletin yasal sınırları içerisinde, başkalarına ait mülkler üzerinde, etnik temele dayalı ayrı ve bağımsız bir devlet kurma lüksünüz veya yasal hakkınız bulunmamaktadır!”…

-*-*-

Evet, Kıbrıs sorununun başlaması ile ilgili sorumluluk belki size ait değildir!

Kıbrıs sorunu, Elenizmin veya Helenizmin ırkçı ve de faşizan tutumuna bağlı da olabilir; Anglo – Amerikan Emperyalizminin bir oyunuyla da bu sorun başlamış olabilir!

Ne isterse olsun, yasal devlet kabul edilen Kıbrıs Cumhuriyeti sınırları içerisinde; mülkiyeti başka ülkenin vatandaşına ait topraklar üzerinde size ayrı devlet kurdurtmazlar…

Öyle bir şey olabilseydi; Dünya’nın en güçlü beş ordusundan birine sahip Türkiye ense kökümüzde dururken, bunu neden yapmasındı ki?

-*-*-

Şimdi işimiz daha da zorlaşacak ama…

Lütfen bunu bilin…

“Sahte” veya ne bileyim “psefto” bir şekilde; ağlayarak, sızlayarak, sürekli kendi kendimizi kandırarak, yalan söyleyerek, üstelik hiç çekinmeden 15 Kasım’da tören yapıp, aynı akşam da Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportları ile hoppalara giderek maçı idare etmiş olabiliriz. Artık idare edemeyeceğiz!

 

-*-*-

Yıllardır doğrudan uçamadık KKTC’ye!

Adına “ambargo ve izolasyon” dedik, başkalarını suçladık.

-*-*-

Tüm Dünya Rumları federal çözüme ikna etti biz olmayacak taleplerle çözümü de hep elimizin tersiyle ittik!

Mesela, “Çaldığımız” topraklar için,  “kanla aldık vermeyiz” dedik.

“Haklıyız da haklıyız” diye törenler gerçekleştirdik!

“Haklı değiliz” diyenleri “vatan haini be bunlar” diye dışladık.

Yasadışı kurumsallaşma çabasına “Savaşı biz çıkarmadık ki!” gibi bilimsellikle yakından uzaktan alakası olmayan gerekçeler sunduk!

Ama tüm gerekçeler de biz bizeydi ki o da başka mesele.

Dünya, bizim aptalca propagandamızı yemezdi, yemedi, yemeyecek!

Sadece içimizde maçın idare edilmesini sağladık o kadar!

-*-*-

Ve geldik “Covid 19” dönemine…

Şimdi ne yapacaksınız?

Direkt uçuş yasağı olan havaalanınıza, “tam uçuş yasağı” gelirse nasıl çırpınış şekli düşünüyorsunuz?

Yolcuları Antalya’ya kadar uçakla, oradan da sandalla mı taşıyacaksınız?

Peki ya “gemiler de yasak” denirse?

Korsanlık mı yapacaksınız?

-*-*-

Yoksa, “yüzerek gelebileceğiniz tek turizm cenneti” gibi bir slogan mı düşünüyorsunuz?

-*-*-

Bunca yıldır Kıbrıs sorununu çözmediniz!

Çözmemek için her türlü oyunu yaptınız!

Annan Planı’nı hatırlatmayın çünkü orada da oyun olduğunun hepimiz farkındayız, hepiniz de farkındasınız!

Ama şimdi çok büyük bir olasılıkla, “patatesimize ve narenciyemize” uygulanan “sağlık belgesi” şartı; Ercan için de talep edilecek!

Denecek ki, “Covid 19 belgeniz var mı?”

Siz de diyeceksiniz ki “vardır!”…

Diyecekler ki, “Gösterin!”…

Göstereceksiniz!

Üzerinde, bayraklarla süslü “KKTC Sağlık Bakanlığı” mı yazıyor?

O zaman diyecekler ki size; “… Bunu Türkiye de tanıyamaz! Türkiye uçakları Ercan’a inemez!”…

-*-*-

Olmayacak mı böyle bir şey?

İnşallah olmaz!

Umarım olmaz!

Olursa, yandı gülüm keten helva!

-*-*-

Tüm Dünya’yı “hain” mi ilan edeceksiniz o zaman?

Lefkoşa’da, “Milli kurum ve kuruluşlar” toplanıp, protesto gösterisi mi yapacak?

Köşklüçiftlik’teki Amerikan Büyükelçiliği ofisini mi taşlayacaksınız?

Yoksa gördüğünüz her BM askerine küfür mü edeceksiniz?

Nasıl bir çözüm düşünüyorsunuz?

Google da hazır bizi tanımışken; sormak istedim!

Veya yine hazır tanımışken, Google’a bir girin ve “N’apacayık ya guzzum?” diye yazın, belki size bir de Covid 19 başarı belgesi verilir; enternasyonalinden!

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı