Giderken söylemeyecektin!

İncirli: "Çağlayan, hayatta 'Kıbrıslı gururlarımın' en başındadır" dedi.

Kişinin, bazı gerçekleri veya düşünceleri “açıklayamamasının” çeşitli sebepleri vardır…

Bizimkisi gibi ülkelerde “para” ya da daha kibarca söylersek, “geçim derdi”, bunun en birincil örneğidir.

Çünkü KKTC gibi demokrasilerde, “efendilerin” beğenmediği şeyleri söylemek, kellenizin gitmesi anlamına gelir!

Yok canım; öldürülmezsiniz ama beter edilirsiniz!

Kendiniz için değildir belki çoğu zaman korkunuz; ama çevreniz içindir mesela…

-*-*-

Demokrasisi daha gelişmiş ülkelerde durum bizdekinden daha ileridir.

Türkiye’de ise bizdekinden bayağı geridedir; üzgünüm…

Ancak, demokrasisi “daha ileride” ülkelerde bile, örneğin ticari kaygılar, ulusal kaygılar, bazı gerçeklerin “söylenmesini” engeller!

-*-*-

Bu sayfanın en ilgi çeken bölümü olan “çok güzel kadın” fotoğrafları ararken, yıllardan beridir moda denen saçmalığı da yakından izlemek zorunda kalıyorum.

Hatta ayıptır söylemesi; Dünya’nın en önemli dört moda haftasından biri olarak organize edilen ve öyle kabul edilen “Londra”dakini yıllarca yakından, içinden takip ettim…

Allah tuttuğunu altın etsin; Hüseyin Çağlayan’ın çok sayıda defilesini izledim…

Çağlayan’ın babası, “Ata Çağlayan”, oğlunun defilelerinin tümüne bizi de davet ederdi.

Ve söylemem lazım; Hüseyin Çağlayan, hayatta “Kıbrıslı gururlarımın” en başındadır…

-*-*-

Yani övünmek gibi olacak ama Naomi Campbell ile el sıkıştım… Ve o gün bu gündür, “bu adamın kafa neden bazen üzerinde değil?” diye merak ediyorsanız, o el sıkışmadandır diyebilirim…

Çünkü, muhteşem bir sanat eseridir diye düşünmekteyim…

Naomi Cambell, öyle durduk oturduk, yuvarlandık yerde Naomi Campbell olmamıştır…

Allah’ın varlığına, o gibi durumlarda daha çok inanıyorsunuz…

-*-*-

Haaaa, elbette her kadın ve  her erkek çok güzeldir…

Ama bazıları, daha güzel olabiliyor.

Donald Trump ile Brad Pitt mesela…

Donald Trump çirkin mi?

Kafasının içi konusunda eminim; çok çirkin ve de çok ırkçı ama tipi, “alıcısı vardır” herhalde durumundadır.

Ama Brad Pitt?

-*-*-

Neyse, Pazar yazısı dedik, her konudan bulaştırıyoruz ama “yaşarken, görüşlerinizi söyleyeceksiniz…”

Ölmeye yakın değil!

Bu konudan bahsediyorduk değil mi?

-*-*-

Efendim…

Giorgio Armani…

Moda olayının en büyük isimlerinden ve markalarından biri…

İtalyan modacı amcam 85 yaşında…

Allah uzun ömür versin ama “ekmeğini yedi, ayranını içti, Abbas the passenger” demek yanlış değil.

Yaş ayrımcılığı yapmak amacında değilim ama Giorgio amcam, siddin senedir modanın içindesin, neden daha önce konuşmadın?

Ne mi dedi?

Çok önemli bir şey söyledi ve ortalık sallandı!

Dedi ki, “… Kadınlar, provokatif kıyafetler giymeye zorlanıyor ve bunun adı moda tarafından tecavüze uğramaktır.”

“Cinselleşen” bir sektördür moda…

-*-*-

Dev bir sanayidir…

Seks endüstrisi de dev bir sanayidir…

Ve seks endüstrisinde kadınlar; evet cinsel ilişkiye zorlanıyor…

“bilerek ve isteyerek bu endüstriye giriyorlar” diyenler olsa da; örgütlenme – sendikalaşma haklarının sıfır olduğu ülkelerde, bu eleştiriyi reddederim…

-*-*-

Peki moda?

Bir çok güzel model kadın; vücudunu kullanarak para kazanıyor…

Hem de çok ciddi paralar kazananlar var…

Armani’ye göre, bunu yaparken de “cinsel tacize” uğruyorlar…

-*-*-

Bu ciddi bir tartışma konusudur tabii ki…

Modeller, istemedikleri kıyafetleri giymeme hakkına sahip değiller!

Sözleşme yaparken acentelerinin buna dikkat etmesi gerekir diye ifade edildiğini okumuştum bir zamanlar…

Eğer sözleşmede yoksa, “anadan üryan çıkacaksın” dediklerinde, çıkıp yürürler.

-*-*-

Podyumdaki zorlamayı anlarım…

Ama ünlü modellerin veya ünsüzlerin en ciddi paralar kazandıkları alan mesela sanal alandır.

Instagram’daki paylaşımlarından milyonlar kazanan hem de dolar cinsinden parayı ve parsayı götüren çok model vardır.

Armani’ye göre, “provokatif giyinmeye zorlananlar” elbette vardır ama bir çoğunun, hiç zorlanmadan, çok provokatif giyindiği de gayet açıktır.

-*-*-

Yani keşke Giorgio Armani, 25 sene önce bu konuda konuşsaydı!!!

Ne mi olurdu?

Bu kadar ünlü olmayabilirdi…

-*-*-

Haaaaa, bir önemli nokta daha…

Armani’nin “tecavüz” dediği konu, cinsel temasın zorla yapılma hali değildir…

Armani’ye göre, eğer bir kadın, sokakta yürürken, başka kadınlar o kadının göğüslerine ve kalçalarına bakıp, aynen onlar gibi olanlara sahip olmak istiyorsa, bu tecavüzdür!

-*-*-

Keşke giderken söylemeseydi!

PARASİTE!

Hayatımda gördüğüm en etkileyici filmlerden biri… Bu bir zevk meselesi tabii ki… Parasite adlı filmden bahsediyorum… Güney Kore yapımı… 92 yıllık Akademi Ödülleri’nde, bir ilke imza attı ve “yabancı dil” olmasına ragmen, “en iyi film” ödülünü aldı.

Tabii ki Donald Trump’ı kızdırdı…

Adam, “bizim aşırı milliyetçiler” ve Dünya’daki tüm digger “aşırı milliyetçiler” gibi bakıyor meseleye… Fazla beyin kullanmadan; hatta izlemeden.

Ne dedi Trump?

“… Kazanan güney Kore’den bir film… Bu ne cehennem bir şeydir? Güney Kore ile ticarette yeterince problemimiz var. Bunun üzerine gidip en iyi film ödülünü onlara veriyorsunuz?”

Filmin yapımcısı stüduya kısa bir cümleyle yanıt verdi… “… Anlaşılır bir şey; okuma bilmiyor!”

Bu arada eklemiş olayım; bu filmi izleyin…

Zengin, yoksul nedir?

Bu soruya yanıt bulacaksınız…

“Nefes kesici” diyorlar ya; ondan!

İyi pazarlar…

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı