Gezicinin anketi seçmeni etkiler mi?

Biz seçimlere üç ay kala üçüncü sırada seçime girip seçimi birinci bitiren adaylar, gördük mü?

Evet, etkiler.

Adaylar seçmeni etkiler m?

Evet, etkiler.

Biz seçimlere üç ay kala üçüncü sırada seçime girip seçimi birinci bitiren adaylar, gördük mü?

Evet, gördük.

En bilinen örnek, 2015 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Akıncı ve Özersay’ın yükseliş ibresi hiç durmadan devam etmişti. Nitekim Eroğlu ve Sibel Siber’in arkasından gelen Akıncı seçimleri sırtlamıştı.

Cemal Bulutoğulları’nın Lefkoşa Belediye Başkanlığı seçimleri de tam derslerde okutmalık olanlardandı…

2006 yılında Cemal Bulutoğulları, Kutlay Erk ve Şemi Bora’nın arkasından girmiş üç ay gibi kısa zamanda Lefkoşa Belediyesi Başkanlık bayrağını devralmıştı.

Hem de ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Meclis Başkanı CTP’de iken olmuştu bu yarış…

Halkın gönlünü kazanan seçimi de kazanır.

***

Kimse önceki günkü anket sonuçlarına bakıp da, “on dönüm bostan, yan gel yat osman” yapmasın.

Murat Gezicinin, verdiği grafiklerin yanında söylemlerine dikkat etmek lazım…

Neler demedi ki;

Bir kere bizdeki bazı çokbilmişlerle kontak halinde olduğu, kullandığı ifadelerden ortaya çıkıyor.

Seçimler ikinci tura kalacak diyor.

İkinci tura kalacak olanlar, Tatar ve Akıncı ise, kıyasıya bir yarış olacak diyor.

Öyle bir yarış ki, belki de oylar tekrar tekrar sayılması için YSK müracaat edilecek.

Belki de seçimler yargıya taşınacak diyor.

İkinci tura kalmaları halinde Tatar ve Akıncı arasındaki oy farkı yüzde beş Tatar lehine…

Ancak ikinci tur seçimlerinde kim kimi destekler mesele orada ve kilit isim de Erhan Arıklı diyor.

Serdar Denktaş’ın tek başına gücünden kimsenin haberi yok galiba…

Serdar Denktaş bir elini sallasa, tek başına yüzde beşi var.

Eroğlu boşuna mı her seçimde omzunu Serdar Denktaş’a yaslardı.

Sallamazsa da, sizi serbest bırakıyorum derse, durum o zaman tufan olur.

Bence seçim sonuçlarının anahtarı Serdar Denktaş ve Erhan Arıklı’da olacak.

***

Murat Gezici, Tufan Erhürman için bakın ne dedi;

Bir ara fal baktığını sandım.

Fal bakarmış gibi, geleceğin Başbakanı, hatta Cumhurbaşkanı olacak, gelecekte Kıbrıs Türklerinin Lideri olacak konumda, diyor.

Eee peki yüzde on yedilik bir oranda “oy”a sahipse Erhürman, geleceğe dönük nasıl bu kadar kesin ifadeler kullanabiliyorsun.

Gelecekte, Başbakan veya Cumhurbaşkanı olma olasılığını hangi verilere veya grafiğe dayandırarak söyledin bize de söylesene…

Nasıl bir tin yozluktur bu…

Nasıl bir algı yönetme, yönlendirme operasyonudur.

Veya illüzyonudur.

***

UBP ve CTP için Cumhurbaşkanlığı seçimleri dürüstlük, doğruluk, ilkeli olma veya riyakârlık, bunun da ötesinde, “Brütüs”lerin sahnede tiyatro yaptıkları seçim olacak.

Bu arada, seçimlerde sonra, üç aya kadar da, Milletvekilliği seçimleri görünüyor, dedi.

Mağusa’dan Elmasiye konuşur sanki…

Ben diyorum ki, adayların bu üç aylık performansı seçimi belirleyecek.

Kararsızım diyen yüzde 25 var ya…

Kararsız olanlar onlar değil…

Asıl kararsızlar partilerin içindekiler…

Yüzde yüz performans ister bu seçimler…

Yarın “1. Kıbrıs Mobilya Fuarı” açılıyor…

Dört gün sürecek fuarda sergilenecek ürün ve modelleri bende merak ediyorum.

Kalite konusunda yorum yapabilecek yeterliliğim yok, ancak kullanımla deneyimleyebileceğimiz bir sonuç olabilir bu…

Kolektif çalışma açısından, güzel bir vitrin oluşturma yolunda, yerli mobilyacılarımız…

Kıbrıs’ta hemen hemen tüm inşaatların, sabit mobilyaları, mutfak dolapları ve elbise dolapları gibi talepler, yerli firmalar tarafından karşılanıyor.

Ancak dolaşan mobilya diye tanımladıkları, oturma gurupları, misafir odaları, ithalata dayanıyor ve Türkiye’den gelen markalar üzerinden gerçekleşiyor.

Meselede tam bu noktada…

Yerli mobilyacılarımız artık bizde, “marka” olabilme yolundayız ve kaliteli ürün üretiyoruz iddiasında…

Ancak tüketicinin ne kadarı yerli üretimden mobilya tercih ediyor.

Bir kaç gün önce basınla buluşan dernek yönetimini, dinleme fırsatı bulduk…

Başkan Hüseyin Ciddi bazı verileri bizimle paylaştı…

2018 yılı toplamında Güneye 5 bin Euro değerinde mobilya ihracatı yapıldığını…

Hamit Ustanın, her evin çeyizi olarak yaptığı oymalı mobilyalardan sonra;

Ada’da Mobilya imal eden firmalar her yıl artarak devam ettiğini…

En eskiye gidersek, ilk veri; 1948-1959 yıllarında firma kurma oranı %1.5…

1960-1974 yılları arasında %3.8…

1975-1980 yılları arası %9.2…

Aradan geçen otuz yıldan sonra ibreler hızla artış göstermiş;

2000-2009 yılları arasında işyeri açma oranının %22.3

2010-2019 arası mobilya üretimi firma kuruluş oranı %33.8, olmuş.

Mesele kendi piyasamız açısından şu aslında;

Türkiye’nin mobilya markları özellikle televizyon ve internet reklamlarıyla albeni yaratıp, sadece yeni evliler için değil, tüm aileler içinde talep oluşturuyor.

Yani hiç koltuk değiştirme hevesiniz yoksa bile gördüğünüz reklamlar sizin için kışkırtıcı oluyor.

Oysa bizim iç piyasamızda yıllık reklama ayrılan reklama bütçe gülmeyin ama;

2018 verilerine göre yılda 20TL den başlıyor…

Toplam firmaların % 3’ ü, 1500TL ayırırken;

% 2 oranında işletmecinin de 10 bin TL ayırdığını görüyoruz.

Yüzde bir oranında ki firmalarda 100 bin TL ve üzeri bir rakam bütçesiyle pazarı etkilemeye çalışıyor.

Pazarlama ve reklam bütçesi piyasayı iyi kavramalı…

Derneğin kuruluşu henüz çok yeni 2019 Şubatında kuruldu.

Yönetimini üstlenen isimler sektörde yaptıkları işlerle kendilerini kanıtlamış firmalar, hatta markalar.

Eğer böyle bir fuar oluşumuna ve basınla buluşma yoluna girilmişse ortaya çıkan ürünler “Pazar” bulacaktır.

Üretimdeki hammaddenin ithali,  devlet tarafından desteklenmeli.

Fuara gitmeyi unutmayın…

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı