Geç kalmayalım!

Sap ile saman ayrılınca, ayrımcılık yaratan algılar da buna paralel olarak olumsuz etkisini yitirecektir...

16 Ağustos 2019 - 11:00

Zaman su misali hızla akıp gidiyor. Yaz mevsiminin de yavaş yavaş sonuna geliyoruz. Tatil psikolojisini üzerimizden atıp, alışılagelmiş hayatımıza adapte olmaya çalışıyoruz.   Memleketimizde sorunlar da dallanıp budaklanmaya devam ederken hükümetimizden de icraat beklentilerimiz devam ediyor.

***

Uzun yıllardır, yükseköğrenim  ‘eğitim adası’ sloganı ile mevcut ambargoları kısmen ortadan kaldırabildiğimiz önemli bir mecra olarak görülmektedir. Aynı zamanda, ülkemizin gelişmeye ve büyümeye en müsait lokomotif sektörlerinden bir tanesidir.

***

Küresel boyutta etkili olan ekonomik krizin yansımasını en derinden hissettirdiği sektörlerden bir tanesi de kuşkusuz yükseköğrenim olmuştur. Yükseköğrenim de yakın geçmişteki istatistiki verilere göz atacak olursak mevcut memnuniyetsizliği daha net anlayabiliriz.

***

Güncel istatistiklere göre; 2018-2019 yılında KKTC’de 101 bin 307 öğrenci eğitim almıştır. Bu ülkemizdeki eğitim sektörü için kuşkusuz kötü bir rakam değildi ancak beklentilerin altındaydı. Hatırlatmak lazım ki, 2018 yılında bir önceki yıla göre öğrenci sayısında toplamda %24.24’lük bir düşüş yaşanmıştı. Nitekim bu yıl ÖSYM’nin KKTC üniversitelerine ayırdığı kontenjan oranını 17 bin 801’den 14 bin 21’e düşürmüştür.

***

Bu düzenleme sonrasında, KKTC’de eğitim veren 12 üniversite için ÖSYM kılavuzunda açılan 14 bin 21 kontenjandan, bu yıl sadece 8 bin 39’u doldurulabilmiştir. Özellikle 2017 yılından sonra üniversitelerimizin öğrenci kaybına uğramasında ekonomik nedenlerin dışında farklı unsurlar da etkili olmuştur.

***

Bunlardan en çok göze çarpan toplum içerisinde üçüncü dünya ülkeleri’nden gelen öğrencilerin potansiyel suçlu olarak algılanması yer almaktadır. Ülkemizde artan suç olayları karşısında toplumda ortaya çıkan güvenlik endişeleri bir çeşit ayrımcılığı da beraberinde getirmiştir.

***

2018-2019 öğretim yılında, 3. dünya ülkelerinden üniversite eğitimi için KKTC’ye 34 bin 440 öğrenci gelmiştir. Bu öğrenci sayısının daha da arttırılabilmesi için bu tarz önyargıların ortadan kaldırılması elzemdir.

***

Bu bağlamda, devletin denetim mekanizmasının üniversiteler ile işbirliği içerisinde çalışarak üniversitelerde kayıtlı olduğu halde devamlılığı bulunmayan, farklı amaçlar için üniversite öğrencisi kisvesi altında bulunan şahısları tespit edip, gerekli yasal işlemlerin başlatması hem toplumdaki önyargıları azaltacak hem de ülkedeki kayıt dışılığı da önleyebilecek önemli bir adım olacaktır. Yani sap ile saman ayrılınca, ayrımcılık yaratan algılar da buna paralel olarak olumsuz etkisini yitirecektir.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı