Futbolda düzen değişmeli

Hiç bir şeyden haberimiz yokmuş gibi görmedim, duymadım, bilmiyorum ayaklarına yatıp, üç maymunları oynuyoruz.

Allah aşkına nerde yaşıyoruz farkında değilmisiniz. Sanki de bu ülkeye başka gezegenden gelmiş insan topluluklarıyız. Hiç bir şeyden haberimiz yokmuş gibi görmedim, duymadım, bilmiyorum ayaklarına yatıp, üç maymunları oynuyoruz.

Bugüne kadar, liglerimiz de nasıl şampiyonluklar yaşandığını, nasıl kümede kalındığını, nasıl şikeler yapıldığını, takımların bir birlerine nasıl maç verdiğini, hakemlerin göz göre göre nasıl kararlar çaldığını bilmiyormuyuz.

Bütün bunlar yaşanırken bu olayların içerisinde kimlerin olabileceğini tahmin etmesi çok zor bir şey mi? Tabi ki futbolun içerisinde olan herkes bunların kimler olabileceğini çok iyi tahmin edebilirler.

Ülkemiz küçük, herkes bir birini çok iyi tanıyor. Üstelik de bizim ülkemizde sır olabilecek şeyler en çok 24 saat saklı kalabilir. Dedikodusu ile ünlü bir toplum değilmiyiz? Tabi ki şike denen illeti kanıtlamak çok zordur. Şike duman gibidir derler, görürsünüz ama tutamazsınız.

O yüzden bu olaya tevessül etmeye cesaret eden insanlar, ısbatının zor olduğunu düşünen insanlardır. Çünkü alan memnun satan memnun. Ama unutmasınlar ki bugün değilse yarın sizi deşifre ederler.

Üzücü olan, paranın girdiği her nokta, ahlaki ve etik değerleri yok etmiştir. Kısa yoldan para kazanmak veya menfaatler uğruna, insan ilişkileri cıvıklaşmış, dostluklar bozulmuştur. Tam bir menfaat düzeni yaratılmıştır.

Ne yazık ki, statüko böyle bir şeydir. Kendilerini çok akıllı sanan kişiler, kimsenin olanları fark etmediğini düşünüp, bozuk düzeni savunmayı görev bilmişler. Halbuki statüko denilen canavar, ülke futbolunun etik ve ahlaki değerlerini yok etmeye başlamış haberleri yok.

Başar da nasıl başarırsan başar zihniyeti, futbolumuzun güvenilirliğini ve evrensel değerlerini ortadan kaldırmıştır. Giderek artan güvensizlik, futbola derin darbeler vuruyor. Kimsenin kimseye güvenmediği ve sadece menfaatlerin ön plana çıktığı bir ortamda futbol oynamak ne kadar sağlıklıdır.

Yaratılmış bu menfaat düzeni, maalesef, herkes tarafından bilinmesine rağmen, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” zihniyeti ile bu bozuk düzene ve statükoya arka çıkanlar, yarın sizin de başınıza geldiğinde şikayet etmeyeceksiniz. Çünkü bu düzen bugün onlara, yarın size zarar verecektir.

Maalesef ülke futbolunun geldiği nokta pek de iç açıcı değildir. Güvenin kalmadığı, menfaatlerin ön plana çıktığı, eyyamın başını alıp gittiği bir ortamda kısır tartışmalarla bir yere varılamaz. Herkes kendi konumunu koruma gibi bir misyon üstlenmiş. Bu tür sürtüşmeler futbolu bir yere taşımaz. Sadece gerilimi artırır. Futbolun gelişmesini mi istiyoruz?  O zaman önce güven ortamının sağlanması lazım.

Hak edenin kazandığı, harcanan emeğe saygı duyulduğu, yanlışın cezalandırıldığı, başarının ödüllendirildiği ve hiç kimsenin hakkının yenmediği, güçlü olanın kazandığı bir ortamın yaratılması şarttır.

Başta federasyon olmak üzere, oluşan güvensiz ortamın kalkması için harekete geçmesi lazım. Sonra hakemler, kulüpler, antrönerler, futbolcular, spor basını, taraftar ve futbolun içerisinde olan herkes, el birliği ile bu çarpık düzenin ve güvensiz ortamın kaldırılmasına destek olmalıdır.

Yöneticiler tribündeki küfürlü tezahüratlara engel olacak. Hakemler adaletli maçlar yönetecekler. Antrönerler disiplinli takım yaratacaklar ve taraftarı kışkırtan hareketlerden kaçınacaklar. Futbolcular herkese karşı saygılı olacaklar. Spor basını her kulüp ve kurumlarla eşit mesafede olacak ki hataları çok rahat eleştirebilsinler.

Tabi dediğim gibi en büyük görev yine federasyona düşmektedir. Kurallara uymayan kim olursa olsun gözünün yaşına bakmamalıdır. Tüm kurum ve kuruluşlarla eşit mesafede, uzaklıkta olmalı ve adaleti dağıtan bir kurum haline gelmelidir.

Tabii bu düzenden memnun değilse!!!!

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı