Finlandiya gezisi 2:

Kendi tur operatörümüz olmalı!

17 Ocak 2020 - 10:35

Finlandiya…

Dünya’ya doğum oranı en düşük ikinci ülke.

Babaların çocukları ile annelere göre daha çok zaman geçirdiği tek ülke.

Çocukları ve emeklileri en mutlu ülke.

Ama çalışma yaşamındaki Finlandiyalılar, onlar kadar mutlu değil.

Alkol çok çok çok pahalı.

Bize göre.

Mesela KKTC’de marketlerde ortalama bir bira 5 veya 6 TL, Finlandiya’da sanırım en ucuzu 35 TL.

KKTC’de 10 TL olan bir özel marka bira, Finlandiya’da 56 TL!

-*-*-

En düşük ücret bin 200 Euro (aylık)… Ama bu paraya çalışan yok…

Ülkede ortalama ücret, 2 bin 500 Euro (aylık)…

Yani 10 yıllık bir memur ya da işçinin aylık geliri TL cinsinden en az 17 bin – 18 bin TL!!!

Maaşlar Avrupa’ya göre yüksek ama işsizlik oranı yüzde 7,6 ile Avrupa’nın en yükseklerinden, hatta en yükseği.

Göller ve ayrıca Noel Baba’nın ülkesi.

Helsinki’de sokaklar tertemiz.

Ve çok güzel yüzlü insanlar.

Güler yüzlü aynı zamanda.

Irkçılık gibi olmasın sakın ama erkeği – kadını bizim “Akdeniz” veya “Anadolu” erkek ve kadınlarına göre beyaz, sarı saçlı, elmacık kemikleri keskin değil, daha uzun boylu, şişmanları daha az, tekrar ediyorum affedin – ırkçılık gibi olmasın ama, “cinayet işleyebilecek yüz hatları” yok!

-*-*-

Dün de yazmıştık, Finlandiya, şu anda ortalama Ocak ayı sıcaklıklarının 10 derece üzerinde.

Güneş 10 gibi doğuyor, öğleden sonra 3 gibi batıyor.

Pek de görmüyorsunuz çünkü iki gündür hava hiç açmadı. Açmayacak da.

Bulutlu ve karanlık.

Kıbrıs’ın masmavi gökyüzüne ve güneşine alışık olmak, ciddi farklılık.

İsveç dilinde yayınlanan (Fince, İsveççe konuşuyorlar) Hufvudstadsbladet gazetesine göre, Çarşamba günü ülkede en yüksek Ocak ayı sıcaklık rekorları kırıldı. 8,1 santigrat derece bu rekorun rakamı… Küresel ısınma işte budur diyor herkes.

-*-*-

Turizm fuarı var ya…

Finlandiya’nın en yüksek tirajlı gazetesi Helsingin Sanomat’ın arka kapağında tam sayfa bir reklam vardı dün sabah…

Türkiye!

Reklam Türkiye’nindi.

Ve Helsinki – Türkiye uçak bilet fiyatları, 120 Euro’lardan başlıyordu. Rekabet şansımız mı?

Ne şansımız olacak ki!

-*-*-

Bu gazetede, beşli koalisyonun yönettiği ülkede 36 yaşındaki kadın başbakan Sanna Marin’in, çalışan insanların sayısını artırmak yani işsizliği azaltmak için 29 Şubat’ta ilk beyin fırtınası toplantısını yapacağı yazılı. 4 gün, günde 6 saat çalışma sistemine geçileceği söyleniyor…

Başbakan tek başına karar vermeyecek. Dört ortağı da kadın, onlarla da görüşüp bir şeyler yapmayacak. Ne yapacak? Herkesi dinleyecek!

Türkiye’nin memurlarının verdiği veya vermediği parayla ülke yönetmeye çalışan “talimatist”lerimiz bu haberi bence bulup okumalı!

Neyse, öğrenecek çok şeyimiz var!

-*-*-

Reklama geri dönelim.

Bence çok önemli.

Thomas Cook şirketi batmadan önce hırıltıyı sezen Türkiye, piyasayı resmen marke etmiş.

Turizmcilerle sohbet ediyoruz.

Yabancı onlarca turizmci var buralarda şu anda.

Türkiye Turizm Bakanı, Thomas Cook batmadan az önce açılmış Avrupa’ya, ne kadar çok büyük tur operatörü varsa hepsini ayarlamış!

Nasıl mı?

Başarı orada!

Helal olsun!

-*-*-

Türkiye reklamı Helsingin Sanomat’ın arka kapaığında…

En çok satan gazete.

Bu arada Wing, Apollo ve Tui gibi en büyük tur operatörcülerinin hepsi hem Türkiye hem de Güney’e gidiyor.

Bu çok normal.

İçlerinde bir de büyük şirket Detur var.

Detur’un sahibi, Türkiye Seyahat Acentalar Birliği Başkanı Firuz Bağlıkaya…

Çok başarılı mı?

Kesinlikle evet!

-*-*-

Detur’un destinasyonlarına bakıyorum… “Kypros, Ayia Napa, Limassol”…

Detur, Türkiye pazarında çok büyük. Hatta İskandinavya’da belki de en büyük!

North Cyprus ya da Nord Zypern veya Kuzey Kıbrıs mı?

Yok!

“Visit Cyprus” diyor, “Ayia Napa, Protaras ve Larnaca”yı da “paket”liyor!

-*-*-

Detur doksanlı yılların sonlarında, İskandinavya’dan Antalya’ya Kıbrıs Türk Hava Yolları uçakları ile uçtu.

Biliyor muydunuz?

Veya hatırlıyor musunuz?

Bize de uçacaktı ama tek turist gelmedi…

İskandinav ülkelerinden bir uçak kalkıp da, Ercan’a inmedi!

Ama övünmüştük o günlerde, KTHY İskandinavya’da diye!

Oysa, İstanbul kayıtlı bir şirketti KTHY ve uçakları ucuza kiralanmıştı!

Neyse!

“Kullanıldık bubam” diye espri yapmaya gerek yok!

Hatta, “KTHY batttığı ya da batırıldığı günlerde, Londra Heathrow’daki paha biçilmez “slot” yani uçma park etme hakkını da THY bedavaya kaptmıştı” şakasına hiç gerek yok!

-*-*-

Ne mi yapmalıyız?

Türkiye’ye bel bağlamamalıyız!

Özellikle turizmde!

Kimseye bel bağlamamalıyız!

-*-*-

Akıl vermek gibi olmayayım, haddimi aşmış gibi görebilirsiniz ama bizim de sektörde çok büyük iki veya üç çok büyük ismimiz var. Açıkça isimlerini yazmak istiyorum; Zeki Ziya, Hüseyin Oscar, Dimağ Çağıner, aralarına bir de muhteşem casinoları ile Besim Tibuk komutasındaki şirketi alsalar ve Detur gibi Avrupa’ya yayılsalar olmaz mı?

-*-*-

Başka fikri olan, başka planı olan buyursun söylesin!

Kendi tur operatörümüz olmazsa; kimse özellikle de rakiplerimiz gözümüzün yaşına bakmaz!

Bakmadı, bakmayacak!

Türkiye de Güney Kıbrıs da unutmayın, rakiplerimizdir!

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı