Üstel: “Türkiye’nin getirdiği hangi onay yasası varsa imzalayacağım”
Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda fiber optik altyapı protokolüne yönelik eleştirilere yanıt verdi. Söz konusu çalışmanın ülke açısından stratejik önem taşıdığını belirten Üstel, Türkiye ile yürütülen iş birliğine tam destek verdiğini ifade etti.
Meclis kürsüsünden konuşan Üstel, protokolün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile imzalanan bir onay yasası niteliğinde olduğunu hatırlatarak, bu ölçekteki bir altyapı yatırımının başka bir ülkeyle gerçekleştirilmesinin düşünülemeyeceğini söyledi. Daha önce hayata geçirilen su temini ve enerji projelerinde de benzer yöntemlerin izlendiğini kaydeden Üstel, bu uygulamaların Meclis onayıyla yürürlüğe girdiğini vurguladı.
Muhalefetin Anayasa’ya aykırılık ve tekelleşme iddialarına da değinen Başbakan, hükümetin hukuki görüş aldığını belirtti. Komite aşamasında savcılığın da sürece dahil olduğunu dile getiren Üstel, protokolün yasal çerçeveye uygun olduğunu savundu.
İnternet servis sağlayıcıları ile bazı ekonomik örgütlerin dile getirdiği kaygılar hakkında da konuşan Üstel, onay yasasının kabul edilmesinin ardından ek düzenlemelerin gündeme gelebileceğini ifade etti. İlgili kesimlerle temasların süreceğini ve uzlaşı sağlanan başlıklarda adım atılabileceğini kaydetti.
Vergi muafiyeti tartışmalarına ilişkin olarak ise Üstel, ülkede yatırım yapan çeşitli sektörlere benzer teşviklerin sağlandığını belirtti. Fiber optik projesine tanınan muafiyetlerin de yatırımın stratejik niteliğinden kaynaklandığını söyledi.
Projenin tamamlanmasıyla internet altyapısının güçleneceğini, hız ve kapasitenin artacağını dile getiren Üstel, bunun hem vatandaşlara hem de iş dünyasına olumlu yansıyacağını savundu.
Konuşmasının sonunda siyasi tavrını net bir şekilde ortaya koyan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti tarafından stratejik nitelikte sunulan onay yasalarına imza atacağını ifade etti. Başbakan, konuşmasının ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlamadı.
Fiber optik protokolü, teknik boyutunun ötesine geçerek egemenlik, ekonomi ve kamu yönetimi ekseninde yoğun bir siyasi tartışmaya sahne oluyor. Önümüzdeki günlerde Meclis’teki görüşmelerin daha da sertleşmesi bekleniyor.
