Farkındalık ve An’da olmak

Farkındalık ve An ‘da olmanın,  tam ne olduğunu anlamak için, ne olmadığına bakalım;  insanlar günün, haftanın peşinde yuvarlanırken, hayat tam şu anda gerçekleşir.

17 Kasım 2019 - 12:00

John Lennon’ın meşhur bir sözü ile yazıma başlamak istiyorum; ‘Hayat biz plan yaparken başımıza gelenlerdir’.  Her yerde söyleniyor, her yerde yazılıyor ‘ anı yaşa, anı yaşa’ diye. Buda ezberlenmiş, içi boşaltılmış bir cümle haline geldi. Farkındalık ve An ‘da olmanın,  tam ne olduğunu anlamak için, ne olmadığına bakalım;  insanlar günün, haftanın peşinde yuvarlanırken, hayat tam şu anda gerçekleşir. Hep bir sonraki anı bekleyen kişiler, yavaşça ayaklarını hissetmeden yürümeye başlar, nefes aldığını fark etmez, yediği yemeğin tadını almaz ve kendi anlatacaklarını planlarken karşısındakini dinler gibi yapar.  İleri ve geri gitmeye meyilli zihin,  an’da olmayı zorlaştırır.   Aslında, ‘an’ dediğimiz şey, beş duyumuzla yaşadığımız zaman dilimi. Aldığınız koku, duyduğunuz ses, tattığınız yemek belki elinizi yıkarken suyun hissi, tüm bunları farkında olarak var olmak. Kulağa basit geliyor değil mi?

Gecenler de, bir arkadaşımla sohbet ederken konu farkındalığa ve an ‘da olmaya geldi. Kendisine, biraz farkındalığını geliştirmesini tavsiye ettim çünkü gittiği bir restoran hakkında konuşuyorduk ve yemeklerini beğenip beğenmediğini öğrenmek istedim, iyi olduğunu söyledi. Hangi yemeği sipariş ettiğini sordum,  yemeğin ne olduğunu hatırlayamadı. İşte, aslında an ‘da olmak ve bir şeyleri farkında olarak yapmak hem zor ama bir o kadar da kolay.  Eğer beyin fonksiyonlarınız ile ilgili veya vitamin eksikliğinize bağlı unutkanlığınız yoksa hafızanız 1 hafta içerisinde yediğiniz yemekleri unutmaz.  Bu da ortalama 5 güne denk gelir, arkadaşım 2 gün öncesinde hem de restoran da sipariş vererek yediği yemeği unutmuştu.

Yazımı okuyanlardan bazıları, belki de şu an diyor ki  ‘ben dün akşam ne yediğimi hatırlamıyorum, 2 gün öncesi ne ki’. Bütün bunların sebebi, yaşadığınız zaman diliminde farkındalıkta olmamanız. Farkındalık durumunda iki önemli unsur bulunmakta birincisi, dikkatimizi şimdiye odaklamak. Bu da, diğer birçok şey gibi pratik işi, her fark ettiğinizde kendinizi ana döndürmeyi başarırsanız, zamanla bu anlar çoğalır. İkincisi duygularımızı ve düşüncelerimizi yargılamamız; Kendimize ve olaylara daha yargısız baktığımız da çözüm üretmeye ve yaratıcı olmaya başlarız ve sebepsiz neşeli bir ruh hali içerisinde oluruz.

Evet, şu soruları kendinize sormanızı istiyorum; Ne zaman gerçekten sadece ne yediğine odaklandın ve yemeğin keyfini çıkardın? Ne zaman karşındakini dinlerken, kendi demek istediğini düşünmeden sadece dikkatle dinledin? Ve Ne zaman aklındaki düşüncelere bir saniye de olsa dur diyebildin ve zihnini dinlendirdin?

Meditasyon ve nefes çalışmaları da bilinçli farkındalığınızı geliştirmeniz için bir yöntem. Arada sırada etrafınızdaki bazı insanlardan, ‘zaman ne çabuk geçiyor, hayat ne kadar kısa’ şeklinde cümleler duyuyorsunuzdur.  Aslında hayat, söyledikleri gibi kısa değil. Her şeyi yapacak çok vaktiniz var, yeter ki gerçekten isteyin.  İnsan, anlarını farkında yaşadıktan sonra gerçekten hayata kısa demesinin imkânı yok. Kendinize yapacağınız en büyük iyiliklerden biri, farkındalığınızı, geliştirmeniz olacaktır.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı