Erhürman’ın soruları:

Adaylar temel toplumsal sorunlar konusundaki fikirlerini açıklamalı

Geçtiğimiz hafta, HABERCİ ekibine toplum sorunları konusunda açıklamalarda bulunan CTP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının sorunlarının belli-başlılarını soru olarak da gündeme getirdi:

  1. Adaylar, bu ülkenin kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomiye ve demokrasiye sahip olabilmesi;
  2. Kıbrıs sorununda kapsamlı çözüme ulaşabilmek ve
  3. Kıbrıs sorununda kapsamlı bir çözüme ulaşılamaması halinde Kıbrıslı Türklerin uluslararası hukukla ve uluslararası toplumla buluşturulabilmesi için neleri öngörüyor?

Çok yerinde bir sınıflama ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum. Bugün tartıştığımız bütün sorunları, bu üç soru kapsamında ele almak mümkündür.

MAKAMIN ETKİNLİĞİ

Kendi adıma ben, son haftalarda, Cumhurbaşkanlığı makamı için seçim yapmak yerine, bu makamı iptal etmeyi konuşmamızın daha yararlı olacağını anlatmaya çalışıyorum. KKTC Cumhurbaşkanlığı makamı, bugüne kadar kullanıldığı şekli ile hiçbir sorunun çözülmesine yardımcı olmamıştır. Özellikle Sayın Akıncı’nın döneminde, sadece Kıbrıs Rum tarafı ve Birleşmiş Milletler ile ilişkilerin sürdürüldüğü bir organ haline gelmiş; Kıbrıs Türk halkı bu ilişkilerin sürdürülmesinden de herhangi bir yarar elde etmemiştir. Basit bir fayda/maliyet analizi yapmaya kalkışmak bile bu makamın gereksizliğini anlatmak için yeterlidir.

Erhürman bu görüşe katılmıyor tabii… Aday olduğu bu makamı önemsiyor; yetkisiz olduğunu kabul etmiyor. Tam tersine, 1.5-2 yıllık hükümetlere atıf yaparak KKTC’deki en istikrarlı makamın Cumhurbaşkanlığı olduğunun altını çiziyor. KKTC’ye istikrar getirmeye katkısı olmayan istikrarlı bir makam!

Erhürman, bu makamı KKTC’ye istikrar getirmek ve sorunlarının çözümüne katkıda bulanmak için kullanacağını iddia ederken, yukarıdaki üç temel soru etrafında bir tartışma yapılmasını da önermiş oluyor.

SEÇİMİN KALİTESİ

Bu soruları gündeme getirmekle Erhürman’ın seçimlere ciddi bir kalite getirmeye çalıştığını söylemek de mümkündür. Gerçekte çok partili demokrasilerde herhangi bir seçimde adayların veya partilerin en önemli toplumsal sorunlar konusundaki açılımlarını halk ile paylaşmaları ve aldıkları oyları da bu politikaların desteklenmesi veya desteklenmemesi olarak kabul etmeleri gerekir. Demokrasilerde istikrar da böyle sağlanır.

Son yıllarda Avrupa Birliği’nden ayrılmak veya ayrılmamak ikileminin yaşanmakta olduğu İngiltere bunun en güzel örneğidir. Bütün tartışmaların ve yapılan seçimlerin temelinde Brexit vardı. Başbakan Boris Jonhson’un son seçimden güçlenerek çıkması, bu tartışmayı sona erdirmiş, desteklesinler veya desteklemesinler herkesin kendini Brexit olacak şekilde hazırlamasına neden olmuştur. Bir belirsizlik kaynağı olarak istikrarsızlığa yol açan Brexit tartışmalarının sonu da böylece gelmiş oluyordu.

Kaliteli bir seçim böyle olmalı işte…

Adaylar en önemli toplumsal sorunlar konusunda açık fikirli bir tartışma yürütmeli, seçmeler de oylarını bu tartışmada hangi tarafta olduklarını belli edecek şekilde kullanmalı…

ERHÜRMAN’IN YANITLARI

Erhüman, yukarıdaki soruları ortaya atmakla önemli bir yükümlülük altına da girmiş olmalıdır. Bu tartışmayı başlatmak da O’na düşmektedir. Diğer bütün adayları bu sorulara yanıt vermeye çağırdığına göre, kendisi de açık ve anlaşılır yanıtlarını kamuoyu ile paylaşarak bu düşünme, tartışma ve oylama sürecinin daha verimli yaşanmasına katkıda bulunmak durumundadır.

Hade! Bekliyoruz…

Adayların köy köy gezmelerine elbette itirazımız yoktur ama biraz da politika dinlemek ve konuşmak istiyoruz.

Erhürman, seçim sürecinde

temel toplumsal sorunların tartışılmasını

istemekle ciddi bir adım attı.

Tartışmayı başlatması da gerekir.

Böylece seçim de,

“yararlı demokratik bir süreç” olacaktır.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı