Emek Kutsaldır!

Bir yerde okumuştum yapılan bir araştırmaya göre dünyada en zengin 85 kişinin en fakir 3.5 milyar kişiden daha varlıklı olduğunu ortaya koyuyordu.

22 Şubat 2020 - 12:00

Dünya geneline baktığımızda alt gelir sınıfı ile üst gelir sınıfı arasındaki uçurum giderek derinleşiyor.  Bir yerde okumuştum yapılan bir araştırmaya göre dünyada en zengin 85 kişinin en fakir 3.5 milyar kişiden daha varlıklı olduğunu ortaya koyuyordu. Bu rakamlar beni gerçekten dehşete düşürmüştü. Kapitalizimin acımasızlığı küreselleşen dünyada tüketim kültürü ile iç içe dallanıyor budaklanıyor.  Aslına bu insanlık için kaçınılmaz kaotik bir süreci de tasvir ediyor.  Tam da bu noktada bizim gibi ülkelerde işçi sınıfının insanca yaşayabilecek ücret talebi  yani  ‘asgari ücret’ giderek yoksulluk sınırının altına doğru yol almaktadır.  İş sahipleri ekonomik buhranın kendilerini vurduğunu iflas ile burun buruna olduklarını ifade ederken, özel sektör çalışanları ise neredeyse temel ihtiyaçlarını bile temin edemeyecek bir duruma gelmiştir.

Söz meclisten dışarı diyelim ama ülkemizde ‘emek hırsızı’ işveren sayısı da her geçen gün artmaktadır. Yasal çalışma saatlerinin üzerinde işçi çalıştıran, fazla mesaileri  ödemeyen, yıllık ve haftalık izinlerin kullandırtmayan,  işten çıkardığı  işçiyi kendi istifa etmiş gibi gösteren, kayıt dışı eleman çalıştıran, çalışanlarına hak ettiklerinin altında maaş ödeyen, çalışanlarına karşı insanlık onuruna yakışmayan davranışlar  ile  onları aşağılayan,   elemanlarının sosyal haklarını bir şekilde bloke yada gasp etme gibi daha da uzayabilecek ahlaktan, etikten ve insanlıktan nasibini almamış tutum sergileyen işverenler vardır. Bu bağlamda ilgili kurum ya da kurumlar tarafından iş yerlerinin denetlenmesi ve gerekli cezai müeyyidelerin uygulanması elzemdir. Ayrıca bu tarz hak ihlallerinin önüne geçilebilmesi için özel sektörde siyasallaşmayan sendikalaşma önemlidir. Siyasallaşmayan diyorum çünkü bugün ülkemizde sendikalar da ‘esas’ amaçlarından uzaklaşmıştır. Öte yandan, özel sektörde sendikalaşmaya engel koymak emek sömürüsüne fırsat vermekle eşdeğer bir yaklaşımdır.

Netice olarak, çalışma hayatındaki sorunlar çoktur ancak çözümsüz değildir.  Bu çerçevede; Çalışma ve Sosyal  Güvenlik Bakanlığı’nın  24 Şubat Pazartesi yürürlüğe girecek ‘Sürekli İstihdam Kapsamında Yerel İstihdama Destek Projesi’ özel sektör çalışanlarının içinde bulunduğu ekonomik açmaza yönelik umut veren bir adım olarak görülmelidir.   Öte yandan, farklı ve eleştirel bakış açısına sahip olanlar da yok değildir. Onlara göre 4000TL’nin altında maaş alan  özel sektör çalışanlarına yapılacak aylık 200 TL’lik maaş desteği yanlıştır. Hatta bu projeyi  ‘insanlık suçu’  olarak değerlendirecek kadar sert yaklaşımlar mevcuttur. Doğrusu bu uygulama  yapılırken yerli işçi ile yabancı işçi arasında ayrım uygulanması rahatsız edicidir. Ancak emek sömürüsünün misliyle yaşandığı özel sektörde iyileştirme yönünde yapılan girişimin deyim yerindeyse tamamen ‘tu kaka’  olarak itibarsızlaştırılması da doğru değildir.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı