Elon Musk’tan Kıbrıs’a…

Soyutla somut arasındaki bağı kurmakta zorlanıyoruz alışık olmadığımızda.

26 Kasım 2019 - 12:00

Alışılmadık şeyler yaşadığımızda ne karşılık vereceğimizi nasıl anlamlandıracağımızı bilemiyoruz…

Hazmedilmesi zor olan bu lokmaları yutmakta zorlanıyoruz.

Beynimiz öyle kodlanmamış çünkü. Alışık olduğumuz şeyleri görmekten mutlu oluyoruz. Bu bize bir konfor alanı sağlıyor çünkü…

Bir süre sonra yeni şeyler denemekten korkar oluyoruz.

Kötü de olsa oturmuş bir düzendir. Eleştirileri tüketilmiş alışılmıştır…

Hatta bir film izlerken bile bir sonraki sahneyi tahmin edebiliyorsak beynimiz dopamin salgılıyor; onun etkisi bize bir keyif veriyor.

Soyutla somut arasındaki bağı kurmakta zorlanıyoruz alışık olmadığımızda.

Doğru ile yanlış da karmaşıklaşıyor. Güzel ile çirkin de…

Çünkü daha önce tanımlanmamış ‘yeni’ bir şey.

En yeni örneği geçtiğimiz gün Tesla’nın tanıttığı elektrikli kamyon aracının tasarımında gözlemledik.

Şirket sahibi Elon Musk ortaya bir vizyon koymuş.

Fikir olarak uçmaktan korkmayan, kendinden emin, kavramları yeniden tanımlamaya açık.

Demiş ki 100 yıldır kamyonlar hep aynı tasarlandı…

Biz bildiğiniz her şeyi unutacağınız bir işlevsellik ve tasarımla çıkıyoruz.

Tüm ekibini de bu aldığı risk sonucu motive edip çalışmalarını yapmış.

Tarih boyunca sıra dışı yeniliklerde böyle olmadı mı?

İlk araba üreticisi Henry Ford’un meşhur sözü bu durumu en iyi ifade eden sözlerdendir:

Eğer insanlara ne istediklerini soracak olsaydım, onlar daha hızlı atlar isterlerdi.

Yani kimsenin aklına ‘araba’ gibi bir şey gelmezdi.

Bu ürünle kamyonun adını bile değiştirmişler.

İngilizcede ‘pick up truck’ olarak kullanılan tanımın yerine ‘cybertruck’ ismini vermişler.

Aracın tasarımını herkes eleştirdi. Bu ne biçim bir araç denildi.

Fakat tüm kamyon tanımını değiştiren bir tasarımın sıradan bilindik bir şey olması beklenemezdi. Öyle de oldu…

Şimdi üzerinde günlerce tasarımıyla eleştirilen Cybertruck yeni nesil kamyon olarak, 2021’de piyasa çıkacak olmasına rağmen şimdiden 200 bin adet sipariş aldığını açıkladı.

Bu bir rekor

Gel gelelim bir kez daha anlıyoruz ki alışılmışın dışında bizleri şaşırtan yenilikleri anlamakta zorlansak da bir vizyon taşıyorsa karşılığını buluyor ve biz de alışıyoruz.

Olayları sadece göründükleri yanlarıyla değil görünmeyen detayları ve işlevleri ile anlamaya çalışmakla başlıyor.

Hayal kuran insanlarımız çok az…

Sanki hayal kurmak sadece çocuklara mahsus bir şeymiş gibi…

Buradan Kıbrıs’a uzanıyor ve dün gerçekleşen siyasi bir duruşun tartışmasına bakıyoruz.

Eski bir müdür müşavir iken (evinde oturduğu yerden maaş alırken) eski görevine geri çağrılmış ve iş başı yaptırılmış!

Hem de eşi farklı bir siyasi partide siyasetçi iken sırf tecrübesinden dolayı başka bir siyasi parti logosuna bakmadan yeniden göreve çağrılmış.

Kıbrıs’ın kuzeyinde…

Evinden para kazanmak varken göreve çağrılıyorsunuz ve partiniz gözetilmeden.

Evet, söylenen isim UBP’li bakan Ali Pilli’nin eşi Emine Pilli.

Halkın Partisi’nin uhdesinde bulunan Eski Eserler Dairesine müdür olarak görevlendiriliyor…

Normalde Kıbrıs siyasetinde bir bakan bütün müdürleri görevden alıp kendi partilisinden atarken, HP kendi bakanlık ve dairelerindeki birçok müdürü devamlılık esası ile vazifeden almayıp görev bilincinde olanlara çalışma yolunu seçmiş.

Hade değiştirmemesine bir mazeret olarak kadrosu yok diyenler olabilir…

Eski siyaset anlayışının yaratmış olduğu bu ucube durum karşısında evinden maaş alıp oturan müşavirin ister bakan eşi olsun ister başka partili demeden göreve çağrılması alışılmışın tamamen dışında.

Anlamakta zorlanıyoruz…

Yeni bir maaş imkânı yaratmadan, kendi partiline imkân sağlamadan, nasıl politika yapılacağını anlamlandıramadan da kızıp eleştiriyoruz.

Çok normal.

Çünkü yeni bir anlayış inşa oluyor…

Eğrisiyle doğrusuyla, kendi fikirleri ile sıradan olmayan bir siyaset.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı