Ekmeğimizle oynuyorlar!

Sağlıklı Beslenme Uzmanı Melike Mut Ergen, ekmeklerdeki tuz oranının sağlık açısından tehlikesine dikkat çekerken, Fırıncılar Birliği Başkanı Çıralı ise, köylerdeki kara fırınları adres gösterdi: “Kanserojenler. Yeterli denetim yok.”

Dar gelirlinin temel tüketim besinlerinin başında gelen ekmekte de işler rayından çıktı. KKTC Fırıncılar Birliği Başkanı Ömer Çıralı, ekmek üretiminin belli bir standarda bağlanamadığı KKTC’de, kanserojen tehlikesi nedeniyle yasaklanmış köylerdeki kara fırınların çığırından çıktığını söyledi. Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Mut Ergen ise, asgari ücretlinin doymak için bolca tükettiği ekmeklerdeki tuz fazlalığının toplum sağlığı açısından yarattığı tehlikeye dikkat çekti.

ÇIRALI: İSTEYEN İSTEDİĞİ GİBİ EKMEK YAPIYOR

Halk sağlığı açısından önemli bir yere sahip olan temel tüketim besinlerinin en başında gelen ekmekteki denetimlerin yetersiz olduğundan yakınan KKTC Fırıncılar Birliği Başkanı Ömer Çıralı, isteyenin istediği şekilde ekmek üretebildiğine dikkat çekerek, kanserojen tehlike arz ettiği için yasaklanmış olmasına rağmen, kontrolsüz ekmek üretimine devam edilen köylerdeki kara fırınlarda işlerin çığırından çıktığına vurgu yaptı.

“BİLİNÇSİZ VE KONTROLSÜZ EKMEK ÜRETİLİYOR”

Neredeyse bütün köylerde bilinçsiz ve kontrolsüz ekmek üretiminin yapıldığını söyleyen Çıralı, “Her köyde en az 2 tane kara fırın dediğimiz ve kanserojen etkileri olan fırınlar bulunmaktadır. Alınan karar üzerine bütün kara fırınların kapatılması gerekiyordu. Ancak şu anda bu fırınlar çığırından çıkmış durumda. Bu da devlette ne kadar büyük bir boşluk olduğunu bize gösteriyor” diye konuştu.

“PİYASADA STANDART YOK”

Geçtiğimiz aylarda Sağlık Bakanlığı, Fırıncılar Birliği ve Diyetisyenler Birliği’nin bir görüşme gerçekleştirildiğinden bahseden Ömer Çıralı, KKTC’deki ekmek üretimlerinin belli bir standarda oturtulması isteğinde bulunulduklarını hatırlattı. İlk toplantının ardından öneri ve beklentilerin belirleneceği ikinci bir toplantı için fikir birliğine varıldığını anlatan Çıralı, henüz ikinci toplantının gerçekleşmediğini kaydetti. Diyetisyenler Birliği’nin şikâyetlerine değinen Çıralı,  “Reçetede verilen tam buğday ekmeğinin piyasada standart olmadığı, farklı farklı bileşen ve besin öğelerinin var olduğunu ortaya koydular” dedi.

“UNLARDA NE OLDUĞUNU BİLMİYORUZ”

KKTC’de faaliyette olan fırınlarda üretilen ekmeklerde bir standart olmadığının altını çizen Çıralı, bunun da beraberinde birçok sorunu getirdiğini savundu. Konuyla ilgili asıl önemli sorunun fırıncıların aldığı unlarda standardın olmadığına dikkat çeken Çıralı, “Biz de aldığımız unun ne olduğunu net bilmiyoruz” şekline konuştu. Unların içerisindeki besin değerlerinin ve bileşenlerin ne olduğu konusunda bilgilendirici etiketler olmadığına işaret eden Çıralı, sorunun asıl kaynağının unlardaki denetim eksikliği olduğuna işaret etti.

“ETİKET YASASI’NA UYULMUYOR”

Ekmek amacı ile üretilen unların Etiket Yasası’na da aykırılık teşkil ettiğinin altını çizen Çıralı, “Unların etiket yasasına göre üretilmesi ve üzerlerinde etiketlerinin olması gerekmektedir. Üzerlerindeki etiketlerde unun içeriği ile ilgili tüm bilgilerin olması gerekmektedir. Unlarda 50 kilogramlık ekmeklik un yazıyor. Ancak içerisindeki gluteni kaç, proteini kaç bilmiyoruz. Her ay aldığımız un birbirinden farklı olabiliyor” diyerek, KKTC’deki unlarda belli standart olmadığını ifade etti.

“BUĞDAY İTHAL EDİLİYOR”

Un üretimi için gerekli olan buğdayların ithal edildiğini, KKTC’deki değirmenlerde öğütülerek fırınlara verildiğini söyleyen Çıralı, “Sağlık Bakanlığı’nın Etiket Yasası’na göre un üreticilerini zorlaması gerekmektedir. Uncuları bu doğrultuda zorlamaları gerekir ki, biz de ne aldığımızı bilelim. Bu yasa var ancak maalesef uygulanmıyor” şeklinde konuştu.

“KARA FIRINLAR KANSEROJEN”

KKTC’de üretilen ekmeklerdeki tuz oranlarının çok yüksek olduğuna da dikkat çeken Çıralı, %1 olması gereken tuz oranının önceleri daha yüksek olduğunu ancak fırınları uyararak bunun önüne geçmeyi hedeflediklerini ifade ederek, yine de bütün fırınlara yetişmelerinin mümkün olmadığına işaret etti. Birlik olarak kendilerinin kontrolü dışında da birçok fırın açıldığından bahseden Çıralı, “İsteyen herkes istediği gibi ekmek üretebiliyor” ifadelerini kullandı. Çıralı özellikle köylerdeki kara fırın denilen fırınlarda üretilen ekmeklerdeki başıboşluğa dikkat çekti.

“TUZ, KEBAP PİDELERİNDE ÇOK YÜKSEK”

Özellikle kebap pidelerindeki tuz oranının, limitlerin çok üzerinde olduğunu söyleyen Çıralı, KKTC’deki ekmek üretimlerinin ülkede belli bir standart olmadığı için Türkiye Gıda Kodeksi dikkate alınarak yapıldığına dikkat çekti. Türkiye’deki eski gıda kodeksine göre tuz oranlarının %2 dolaylarında olduğundan bahseden Çıralı, “Bir yıl önce Türkiye Gıda Kodeksi değiştirildi ve ekmeklerdeki tuz oranı %1,5’a indirildi. Güney Kıbrıs’ta ise % 1’dir tuz oranı. Biz de % 1’i önerdik” ifadelerini kullandı.

“TÜM SEKTÖR DENETLENMELİ”

Temel besin maddesi olan ekmekte un, üretim ve fırıncılar ayağının ciddi denetim altında olması gerektiğini söyleyen Çıralı,  hükümetlerin acil eylem planı oluşturmasının önemine vurgu yaptı.

Çıralı, belli bir standart temelinde belirlenen oranların, denetim ayağı ile tüm fırınlarda uygulanması gerektiğini belirtti.

“FIRINLAR BİZİ AŞTI, ÇIĞIRINDAN ÇIKTI”

Marka olan birkaç fırın dışında ekmek üretimi kontrolünün sağlanamadığına vurgu yapan Çıralı şöyle konuştu: “Dünya kadar fırın var ülkede. Bizi aştı artık. Köylerdeki fırınlar çığırından çıktı ve birçoğu bilinçsizce üretim yapıyor. Bunların artık kayıt ve kontrol altına alınması lazım. İsteyen istediği yerde fırın kurup, ekmek üretimi yapabiliyor maalesef. Şu anki yasalarla bu mümkün.”

ERGEN: EKMEK İÇERİK ETİKETİ OLMALI

Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Mut Ergen de tüketici tarafından alınan ekmeklerin içeriklerinin etiketlerle belirlenmesinin zorunluluğuna dikkat çekti. Ekmek içerik kontrolünün çok zor olduğundan bahseden Mut, “Etiketlerin üzerinde bileşenler ve içerikleri mutlaka yazmalı. Ekmek, günlük üretilen temel tüketim besinidir” dedi.

“EKMEK TÜKETİMİ ÇOK YÜKSEK”

Türk toplumlarının ekmek tüketimine çok ağırlık verdiğine dikkat çeken Ergen, “Türkiye veya Kıbrıs’ta ekmeksiz bir masa düşünebilir misiniz?” diye sordu. Ergen, özellikle ekonomik durumun ve alım gücünün düşük olduğu ülkelerde tüketimine ağırlık verilen ekmeğin tüketim yoğunluğuna bağlı olarak toplum sağlığındaki etkilerinin de önemli olduğunu bildirdi. “Biz ekmekle beslenen bir toplumuz” diyen Ergen, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ekmek tüketiminin tabaktaki oranının en fazla %20 oranında olması gerektiğine vurgu yaptı. Ergen, bu oranın KKTC’de daha yüksek olduğunu söyledi.

“Bizde sadece somun ekmekle doyan evler var” ifadelerini kullanan Ergen şöyle devam etti: “Ekonomik dar boğaz ve vatandaşın cebine bağlı olarak değişen bir beslenme söz konusu maalesef. Asgari ücreti düşündüğümüzde bunu daha net görebiliyoruz.”

“KANSEROJEN ETKİ SICAKLIKLA ARTIYOR”

Denetimleri imkânsız hale gelen özellikle köylerdeki kara fırınlarda nasıl pişirildiği bilinmeyen ekmeklerdeki tehlikeye de dikkat çeken Ergen, fırınlara atılan naylon ve benzeri plastik maddelerinin kanserojen etkisinin sıcaklıkla birlikte daha da geçirgen olduğuna dikkate çekti.

“TUZ ALIMI MAKSİMUM 5 GRAM OLMALI”

Ortalama bir bireyin günlük tuz alımının 5 gram olduğunu söyleyen Ergen, bunun da gün içerisinde yenilen besinlerin tuz oranına göre farklılık gösterdiğini kaydetti. Ergen, “Kişi zaten yemeğinden, ekmeğinden, yenilen meyvelerin doğal tuzlarından alması gereken oranı karşılıyor” diyerek, yenilen yemeklerin tuz oranlarına veya alınan besinlerin tuz oranlarına bağlı olarak bu miktarın fazlalığına işaret ederek, “Ekmeğe hiç tuz katılmasa da olur” dedi.

“BÖBREKLERİ BOZUYOR”

Bir kişinin sabah-öğle-akşam bir ekmek yediği, tuz oranları fazla olan zeytin, peynir gibi besinleri tükettiği düşünüldüğünde alınan tuz oranlarında ciddi aşımların söz konusu olduğunu bildiren Ergen, bunun böbreklere ciddi zararlar verebileceğini ifade etti.

Ergen, “Damar sertliğinin altında diyabet yatmaktadır. 8 yaş çocuklarda 1.48 boya 65-67-80 kilo olan çocuklar var. Tüm bunlar kardiyovasküler (kalp-damar) hastalıkların tetikleyicisidir” dedi.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu