Dürüst, temiz, hesap verebilir olalım, gerçekleri anlatalım

45 yaşındaki biri tabii ki yaşlı olacak...

20 Şubat 2020 - 10:34

Kadın yaşlı…

Bu ifadeyi yani “yaşlı” sıfatını kabul etmiyorum…

Çağdaş gazetecilik bunu reddeder…

Çünkü muhabir her an hata yapabilir.

Muhabirin yaşı 22…

45 yaşındaki biri tabii ki yaşlı olacak…

70 yaşındaki kişi çok daha yaşlı…

Haliyle gazetecilik öğrencilerine “sakın bunu yapmayın” diye öğretilir; öğretilmesi gerekir…

Kaldı ki, “yaş ayrımcılığı”, KKTC’de olmayabilir ama çağdaş ülkelerde “suç”tur!

-*-*-

Kıbrıs Postası gazetesinin dünkü manşet haberine geçeceğim…

Kıb – Tek’e “bir kadının” borcu var…

Keşke yaşı belirtilseydi…

Belirtilmemiş…

“Yaşlı” denmiş…

Anneme göre de yaşlı mı?

Annem 80!

-*-*-

Neyse, konuya giriyorum…

Kadın borcunu ödeyememiş…

Okuyucu veya izleyici ya da vatandaş soruyor; “… Mahalleli ya da evlatları 700 TL olan borcu neden ödemedi?”…

Bu da ayrı bir “insani” sorun!

Ama kadın ödeyemedi, ödemedi işte!

Ve elektriği kesildi!

-*-*-

Araya torpil sokuldu!

İddia bu!

Alın size kanayan bir yara daha!

Torpil!

Bakan dahil!

Ve gazetenin iddiası, “Kıb – Tek Yönetim Kurulu Başkanı torpilleri de dinlemedi!”

Kadının elektriği kesik kaldı!

-*-*-

Ve kadın, elektrik olmadığı için, oksijen makinesini veya her neyiyse onu çalıştıramadı; öldü!

-*-*-

Bunlar iddia!

Bu satırları yazarken, saat 16.00 sularıydı ve Kıb  – Tek ya da başkanından veya herhangi bir bakandan, yetkiliden bir açıklama işitmedim.

Aslında en baştan haber hazırlanırken, bu yapılmalıydı ki bir başka “gazetecilik” arızası!

20 gazete de yapıyor bu ve benzer hataları, ki bu da ayrı bir mesele!

Karşı tarafa sorulmalıydı!

-*-*-

“İnsanlık öldü!”…

Haber doğruysa, bu yorum da doğru!

“Gazete, Kıb – Tek Yönetim Kurulu Başkanı’na vuruyor, tetikçilik yapıyor!”…

Sanmam, ama bu iddia doğruysa, gazetecilik el Fatiha!

-*-*-

İddialar…

Ve gerçekler…

İddiaları bir yana bırakalım, gerçeklere bakalım…

-*-*-

Bir: Bu ülke, elektrik ücretini ödeyemez hale gelen insanlarla doludur. Durum acildir.

İki: Bu ülkede, en başta çocuklar, emekliler ve engelliler için sonra herkes için olması gereken çağdaş sosyal güvenlik hizmetleri ve uygulamaları son derece “psefto”dur!

“Psefto” demesek mi?

Demeyelim!

“Yetersiz” diyelim!

-*-*-

Peki çözüm?

Çözüm, “hayal kurarak ve hamasi nutuk atarak” olmayacak…

“Siyasi idrar yarışması” olarak algıladığım, yanlışsam düzeltin, cumhurbaşkanlığı seçimi bir şeyi düzeltmeyecek; tam aksine, harcamalar nedeniyle devletin ve siyasi partilerin kurumları daha da boşalacak!

Kesinlikle bir şeyler yapmak lazım!

-*-*-

İki devletli çözüm mü?

“50 yıldır masadayız, hiç bir şey olmadı, bundan sonra başka yola gideceğiz” mi diyorsunuz?

Peki “iki devletli çözüm”e nasıl gideceksiniz?

KKTC’nin vatandaşlarının yarısı aynı zamanda ya Kıbrıs Cumhuriyeti ya da Büyük Britanya vatandaşıdır!

Geriye kalan yarısı ise “Türkiye Cumhuriyeti” vatandaşıdır!

“KKTC sayılmıyor mu?”

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı bir sıkıntı sayılmayabilir ama özellikle “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığı; “bağlayıcı”dır!

-*-*-

Bunu nasıl açıklayabilirim?

Günlerdir – aylardır bu konuyu düşünüyorum…

Açıklamak, anlatmak hiç de zor değil!

Bir ülke – devlet düşünün ki; vatandaşlarının tamamına yakını çifte vatandaş!!!

Böyle bir devlet yoktur!

2 milyarlık Çin’le başlayın; Nijerya’ya, Endonezya’ya, Singapur’a, Türkiye’ye, Irak’a, Rusya’ya gidin!

İnsanlara sorun; “vatandaşlığınız nedir?”

Her halde Dünya nüfusunun yüzde 90’ı “tek vatandaşlık” sahibidir!

-*-*-

Şimdi; “Biz KKTC’yi ayrı devlet olarak yaşatacağız!” dediğiniz anda; tüm Dünya devletlerinin, BM’nin, uluslararası kurumların, şirketlerin “KKTC’yi tanıdık” demesini mi bekleyeceksiniz?

Peki nasıl olacak bu?

Mevcut “toprak” – “mülkiyet” durumunu geçtim; sormayacaklar mı size; “KKTC coğrafyasında yaşam süren KKTC vatandaşları kimlerdir?” diye!

Kıbrıs Cumhuriyeti, “Onlar benim vatandaşım canım” dediği zaman ne yapacaksınız?

-*-*-

İki ayrı devlet talebinde açık ara en önde koşanlarımızın dahi, “KKTC Pasaportu’nu tanımayan”, “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığı söz konusudur!

Eğer Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait  pasaporttan yoksa, TC Pasaportu kesindir!!!

Hadi oturdunuz; TC ile çifte vatandaşlık anlaşması yaptınız; sorun olmaz diyelim! Olmayacak da bundan eminiz!

Pekiiiiiiii; Kıbrıs Cumhuriyeti, “… Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değildir, ya KKTC ya da bizim pasaport” dediği anda; en fino milliyetçimiz, en önde iki ayrı devletçilik çağrısı yapanımız, “bardon” çekmeyecek mi?

-*-*-

Hatırlayalım; zamanında Rauf Denktaş, “… Bana getirin, Rum pasaportlarını iade edelim” diye bir çağrı yapmıştı?

Biliyor musunuz, galiba “üç kişi” götürmüştü!

Şaka yapmıyorum!

-*-*-

Şunu söylemeye getiriyorum; Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşı sayılan ve o devletin pasaportunu taşıyan hiç bir KKTC vatandaşı; lütfen inkara kalkmasın;  böyle bir şey yapmaz… Kimse, Dünya’nın kabul ettiği, en değerli vatandaşlıkların en başında gelen bu vatandaşlığı iade edip de, “Çok yaşa KKTC” diyemez! Demez!

Hamaseti geçin lütfen!

En fino milliyetçi bile, Kıbrıslı deyişiyle, “gizlin gizlin” o pasaportunu asla terk etmez!

-*-*-

Bu yüzden; oyun oynamaktan vazgeçelim!

Türkiye ile kavga ederek oy devşirmekten ve seçim kazanıp panayır açma işlerini sürdürmeye çalışmaktan da uzak duralım çünkü bu da insanımıza ve Türkiye’ye “hakaret” sayılır!

Dürüst, temiz, hesap verebilir olalım…

Gerçekleri anlatalım…

-*-*-

Yapmamız gereken; evet siyasi çözümdür…

Dünya’nın kabul edebileceği; ama o Dünya’dan önce, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” de onaylayacağı bir çözüm!

Ve aynı anda, “yaşlılarımız”, elektrik parasını ödeyemediği için ölmesin diye siyaset üretebilmeliyiz!

Gerisi gerçekten sadece hamasettir!

-*-*-

Haaaaa, “hadi oradan” mı diyorsunuz?

Güzel gönlünüz bilir!

Bağlayın coğrafya olarak Kuzey Kıbrıs’ı Türkiye’ye!

Ben Sayın Mustafa Akıncı gibi de düşünmüyorum; “ilhak” benim için “bir gerçeklik”tir!

En kötü ihtimalle, kafama sıkar giderim yani!

Hem İngiliz hem de Kıbrıs pasaportum var!

Ve inkar da etmiyorum!

Kimseye yalan da söylemiyorum!

Ashley Greene

Ashley Greene Amerikalı film oyuncusu ve model… 32 yaşında… Ashley Green adında İngiltere’de bir de köy var. Karıştırmamak lazım… Bizimkisi Ashley Greene… Soyadının sonunda bir adet “e” harfi fazla… Bir markanın siyah iç çamaşırları için modellik yaptı. Çok güzel kadın…

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı