Dünyanın en pahalı eti KKTC’de

Ada’nın kuzeyinde ciddi oranlara ulaşan et fiyatlarına karşın güneyinde et bereketi yaşanıyor. Kuzey Kıbrıs’ın dörtte üçü et ihtiyacını Güney’den karşılarken, Güney’e geçemeyenler ise tavuğa yöneliyor.

Adanın kuzeyinde ciddi oranlara ulaşan et fiyatlarına rağmen Güney’de ise et bereketi yaşanıyor. Ülkenin içerisinden geçtiği ekonomik darboğazın da etkisini günden güne artırdığı şu sıralarda vatandaş da et yemeye korkar oldu.

Kıbrıslı’nın hafta sonları eş dost sohbetlerinin vazgeçilmezi olan hatta kültürü haline gelen mangal yakmak da yükselen et fiyatları nedeniyle ülkede hayal oldu.

Vatandaşların neredeyse dörtte üçünün et ihtiyaçlarının Güney Kıbrıs’tan karşıladığı ifade edilirken, talebin arttığı ancak talebe hayvan popülasyonundaki ciddi azalma nedeniyle cevap verilemeyen ülkede, önemli bir ekonomik kaybın söz konusu olduğuna ve potansiyelin Güney’e kaydığına dikkat çekiliyor.

Küçükbaş et fiyatlarında 2015 yılından 2019’a kadar olan sürede %100’e yakın artış gerçekleşirken, bu oran büyük baş et fiyatlarında ise %70 dolaylarında hayat buldu. Son üç yılda et fiyatlarında fahiş artışlar gerçekleşti. Vatandaşın sofrasına önceleri haftada bir giren et şimdilerde neredeyse hiç girmez oldu ve kırmızı et yerini tavuk ve balığa bıraktı. 2015-2019 yılları arasında hayvan popülasyonunda %40 oranlarında azalma yaşandığı ifade edilirken, buna bağlı olarak da canlı hayvan fiyatlarının yükseldiği vurgulanıyor.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kasaplar Birliği Başkanı Halil Akbıçak da et fiyatlarında ciddi oranda bir artışın söz konusu olduğunu doğruladı. Ülkede küçükbaş ve büyükbaş hayvan popülasyonunda önemli ölçüde azalmanın söz konusu olduğuna dikkat çeken Akbıçak, bir an evvel popülasyonun artırılması ya da piyasaların dengelenmesi adına belli bir süreyi kapsayan zaman dilimi içerisinde ithale izin verilmesi gerektiğini kaydetti.

ETE %100 ZAM…

Hayvan popülasyonundaki düşüşün birçok nedeni olduğunu söyleyen Akbıçak, en önemli nedenlerin başında girdi maliyetlerinin yüksekliği ve kuraklığın geldiğini ifade etti. Akbıçak, üretimi zorlaştıran etkenler dolayısı ile tarımda olduğu gibi hayvancılıkta da sektörden ciddi kopuşların yaşandığını dile getirdi.  “2015 yılında kuzunun fiyatı 13.50 TL iken bugün 26 TL, yani %100 bir zam gelmiştir. Yine büyükbaşta da %70 zam oluşmuştur” diyen Akbıçak, etin alış ve satış fiyatı arasındaki farkın geçen yıllarda gözle görülür bir hal aldığını dile getirdi.

“ÖNÜMÜZDEKİ YIL İHTİYACI KARŞILAYAMAYACAĞIZ”

Kırmızı et talebinde bir yükselişin söz konusu olduğuna dikkat çeken Akbıçak, otellerin artması, yatak kapasitelerinin çoğalması, asker ve öğrenci yanında nüfustaki artışa paralel olarak kırmızı et tüketiminde de bir artışın söz konusu olduğunu söyledi.

Artan talebe karşı kaynakların yetersiz olduğunun altını çizen Akbıçak, otellerin tüketiminin %40’ının et ve tavuk ürünleri ile karşılandığını kaydetti. Aynı şekilde askerin et ihtiyacının da KKTC’den karşılandığını ifade eden Akbıçak buna karşın ülkedeki kasaplık canlı hayvan sayısının çok yetersiz olduğunu dile getirdi.

Askerin et ihtiyacının şu anda yarısının karşılandığını da sözlerine ekleyen Akbıçak, gelecek sene hiç karşılanamayacağını askerin de ya Türkiye’den ya da Avrupa’dan et ihtiyacını karşılama yoluna gideceğini ifade etti.

“KUZEY’İN DÖRTTE ÜÇÜ ETİ GÜNEY’DEN ALIYOR”

Bir diğer önemli sorunun da kırmızı ette arz ve talep dengesi bozulan KKTC’de etin pahalılığı nedeniyle alışverişin Güney Kıbrıs’tan yapılması olduğunu söyleyen Akbıçak, insanların dörtte üçünün kırmızı eti Güney’den temin ettiğini ifade etti.

Güney Kıbrıs’ta insanlara et seçeneği sunulmasının da cezbedici bir diğer önemli unsur olduğunun altını çizen Akbıçak, ithal ve yerli olmak üzere en az iki çeşit et seçeneğinin mevcudiyetine dikkat çekti.

Hayvancılara yönelik olarak da, “Biz talep ettikçe onlar da fiyatı yükseltti” diyen Akbıçak, hayvancının da yüksek fiyat talebinin aşağı çekilmesi noktasında belli düzenlemelerin hayat bulması gerektiğini kaydetti.

“DEVLET ACİL ÇÖZÜM ÜRETMELİ”

Devletin yüksek fiyatlı canlı hayvan satışına da çare bulması gerektiğine dikkat çeken Akbıçak, “Girdi maliyetleri mi düşürülür, doğrudan destek mi artırılır ne yapılır, süt fiyatlarındaki dengesizliği mi ortadan kaldırır bilemiyoruz ama bir düzenleme şart” ifadelerini kullandı.

Devletin ciddi anlamda bu soruna el atmasının gerektiğini söyleyen Akbıçak, ülkede tek zor durumda olan kesimin hayvancı olmadığını sözlerine ekledi.

Üreticilerin fiyatlardan memnun olmadığını da ifade eden Akbıçak,  “Bir gerçek var ki dünyanın en pahalı etini Kuzey Kıbrıs yiyor” dedi.

“EKONOMİ DE GÜNEY’E KAYIYOR”

Güney Kıbrıs’a geçenlerin et ihtiyacını Güney’den karşıladığının altını çizen Akbıçak, geçemeyenlerin de Kuzey’de beyaz et ile karşılamaya çalıştığını ifade etti. Kırmızı et talebinde vatandaşta önemli ölçüde bir azalmanın yaşandığını söyleyen Akbıçak, Güney’de kuzu etinin %50 daha ucuz olduğunu söyledi.

Ayrıca Akbıçak, Güney’e geçen halkın %50’sinden fazlasının hatta dörtte üçü gibi bir oranın et ihtiyacı için geçtiğini ayrıca bu geçişlerin cazibe merkezi de oluşturarak, farklı alanlardaki alışverişleri de tetiklediğini savundu. Ekonominin önemli bir kesiminin Güney’e kaydığını dile getirdi. Güney’de Bulgaristan, Yunanistan’dan gelen kuzu etinin 40 TL civarında olduğunu ifade eden Akbıçak, yerlinin ise 50 TL dolaylarında olduğunu söyledi.

“BİR GÜNDE KUZEY’E 60 TON ET GİRİYOR DEMEKTİR”

Güney’de et fiyatlarının ucuz olmasında birçok neden olduğunu dile getiren Akbıçak, domuz eti tercihinin de önemli ölçüde olduğu Güney’de domuz etinin ucuzluğunun da et fiyatlarındaki ucuzluğu tetiklediğini kaydetti.

Başkan Akbıçak, “Kişi başı 2 kg et alsalar 60 ton et yapar. Bizim aylık kuzu kesimimiz bugün 12 bin civarındadır. Güney’den geçen 60 tonu düşünürsek, bir günde bizim aylık kesimimiz kadar bir et bu ülkeye giriyor demektir” dedi.

 “ETTEKİ YÜKSEKLİK, KAÇAKÇILIĞI TETİKLİYOR”

KKTC’deki etin yüksek fiyatı beraberinde kaçakçılığı getirdiğini savunan Akbıçak, “Önceleri toptan kaçak et geliyordu ve bizi çok rahatsız ediyordu. Ancak öyle bir duruma geldik ki toptan et gelsin der olduk ki biz iç piyasada hayvan bulup kesebilelim” diyerek, asıl önemli sorunun vatandaşın Güney’den bireysel perakende alışverişi olduğunu söyledi.

“ET VE SÜT ÜRÜNLERİ GEÇİŞİ YASAK AMA…”

Yeşil Hat Tüzüğü’ne göre Güney-Kuzey arasında et ve süt ürünleri geçişinin yasak olduğunun da altını çizen Başkan Akbıçak, belli limite kadar serbest bırakılan alışveriş hakkının et ve süt ürünleri için geçerli olmamasına rağmen, Kuzey’den Güney’e geçişlerde müdahale edilirken, Güney’den Kuzey’e geçişlerde herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığını söyledi.

Kaçak geçen et konusunda işin bir de halk sağlığı boyutu olduğunun altını çizen Halil Akbıçak, canlı geçen hayvanlarda belki bir nevi daha hijyenik kesimden ve muhafazadan bahsedileceği gibi, kesilmiş giren kaçak etlerde ise ciddi tehlikelerin söz konusu olduğunu söyledi.

Sağlıksız koşullarda, buzluksuz şekilde ülkeye sokulan etlerin insanlarda zehirlenmelere de neden olabileceğine dikkat çeken Akbıçak, sağlık açısından da ciddi sorun oluşturduğunu kaydetti.

“HALKA KÖTÜLÜK YAPIYORUZ”

   “Güney’e geçemeyen vatandaşlar var. Biz halka da kötülük yapıyoruz. İnsanlar da haklı, ucuz olduğu için Güney’i tercih ediyor. Ancak geçemeyenler de buradaki pahalılıkla baş başa kalıyor” diyen Halil Akbıçak, ülke vatandaşının da haksız fiyat aralığında et tüketmesinin önemli bir ayrımcılığa da neden olduğunu söyledi.

Akbıçak, bir aylık elektrik faturasının 10 bin TL’yi bulduğu kasap dükkanlarında iş yaparak, kazanç sağlamanın da her geçen gün imkansızlaştığına vurgu yaptı…

“1 AYLIK ELEKTRİK 10 BİN TL” 

Mevcut ortamda hayvancılar kadar, kasapların da ciddi sıkıntı içerisinde olduğunu söyleyen Başkan Akbıçak, kasapların sıcakların da artışı ile birlikte buzlukları son randıman çalıştırdığını ve elektrik faturalarının da tavan yaptığını kaydetti.

Birçok kasabın ayakta durmakta da zorlandığından bahseden Akbıçak, elektrik başta olmak üzere birçok giderin artık karşılanamayacak seviyeye geldiğini dile getirdi. Akbıçak ayrıca, bir aylık elektrik faturasının 10 bin TL’yi bulduğu kasap dükkanlarında iş yaparak, kazanç sağlamanın da her geçen gün imkansızlaştığına vurgu yaptı.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı