Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Cumhuriyet Meclisi’nde yaşanan olaylara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, yaşananların basit bir protesto ya da sendikal eylem olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanarak, bunun “demokratik düzene yönelik organize bir baskı ve fiili müdahale” olduğu ifade edildi.
DP, küresel ekonomik daralma ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle ülkenin zor bir süreçten geçtiğine dikkat çekerek, hükümetin ekonomi ve kamu maliyesine yönelik adımlarını kamuoyuna yeterince anlatamamasını bir eksiklik olarak nitelendirdi. Ancak açıklamada, bu durumun Cumhuriyet Meclisi’nin hedef alınmasını meşru kılmayacağı belirtildi.
Açıklamada, sendikal eylemlerin bazı siyasi çevrelerin yönlendirmesiyle kontrolsüz şekilde tırmandırıldığı ve Meclis’e yönelik fiili baskıya dönüştüğü savunuldu. Meclis’in halkın iradesi, devletin onuru ve demokrasinin “kırmızı çizgisi” olduğu vurgulanarak, bu çizginin aşılmasına yönelik her girişimin anayasal düzene yönelik bir saldırı olduğu kaydedildi.
Meclis içerisinde yaşanan olayların kabul edilemez olduğu belirtilen açıklamada, milletvekilleri ve bakanların çalışma alanlarına yönelik zorlamalar ile kurumsal işleyişin hedef alınmasının “siyasi sorumsuzluk” olduğu ifade edildi. Bazı muhalefet milletvekillerinin süreçte yönlendirici ve teşvik edici tutum sergilediği de iddia edildi.
DP, demokratik siyasetin sokak baskısıyla Meclis’i kuşatmak olmadığını belirterek, muhalefetin görevinin krizi büyütmek değil, sorumluluk almak olması gerektiğini vurguladı.
Öte yandan açıklamada, güvenlik güçlerinin soğukkanlı tutumunun olayların büyümesini engellediği, Cumhurbaşkanı’nın uzlaşı çabalarının ise sürecin sağduyu ile yönetilmesine katkı sağladığı ifade edildi.
DP, emekçiler, üreticiler ve sendikalarla karşı karşıya olmadıklarını belirtirken, emeğin istismar edilerek kaos yaratılmasına karşı olduklarını kaydetti. Açıklamada, çözümün şeffaflık, açık iletişim, kurumsal saygı ve toplumsal uzlaşıdan geçtiği vurgulandı.
Demokrat Parti, hükümetin kararlarını yeniden değerlendirmesi ve daha güçlü iletişim kurması yönündeki adımları desteklediğini belirterek, toplumun sağduyuya, siyasi aktörlerin ise sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet edildiğini açıkladı.
