Doğanın uyanışıyla alerji mevsimi başladı. Bahar alerjisi olanlar dikkat!

Alerji, özellikle duyarlı olanlarda herhangi bir maddeye karşı vücutta oluşan anormal bir tepki ve hassasiyet reaksiyonudur.

8 Nisan 2019 - 11:00

Güzel bir ilkbahar günü. Kuşlar cıvıldıyor, hava mis gibi, bitkiler çiçek açıyor. Sizi bekleyen ise bahar heyecanı yerine bahar alerjisi ile sulanmış gözler, burun akıntısı veya nefes darlığı olabiliyor. İlkbahar mevsiminin gelişiyle doğa canlanmaya başlıyor ve tekrardan alerjiler gündeme geliyor.

Alerji, özellikle duyarlı olanlarda herhangi bir maddeye karşı vücutta oluşan anormal bir tepki ve hassasiyet reaksiyonudur. Bahar ayları olan mart, nisan, mayıs ve haziran aylarında polenlerin havaya yayılmasıyla birlikte burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma, sık öksürük, nefes darlığı gibi alerjik nezle (alerjik rinit) ve alerjik astım hastalığının belirtilerinin görülmesine bahar alerjisi denir.

Alerji kavramı 1906 yılında Viyanalı çocuk hekimi Clemens von Pirquet tarafından ilk kez kullanıldı ve günümüzde tüm dünyada kullanılmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde 40‘dan fazlası bir alerji geliştirmeye yatkındır. Bir insanın gerçekten hasta olup olmayacağı büyük oranda ebeveynlerine bağlıdır. Ebeveynlerin birisi alerjikse, çocuğunda alerji gelişme riski yaklaşık yüzde 30‘dur. Anne ve baba alerjikse, çocukta bu ihtimal yüzde 60‘ın üzerine çıkar.

Alerjiye sıkça yol açan maddeler:

  • Polenler (ağaçların, çiçeklerin veya otların)
  • Ev tozu akarları
  • Küf mantarları
  • Hayvan tüyleri (kedi,köpek vb.)
  • Bazı gıdalar (fındık, fıstık, çilek, inek sütü,domates vb.)

Alerjik rinit ölümcül bir hastalık olmasa da hastanın yaşam kalitesini oldukça olumsuz etkileyen bir durumdur. En çok gözde sulanma, kaşıntı, göz altlarında morluk, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, hapşırma krizleri, boğazda ve burunda gıdıklanma hissi, burun tıkanıklığına bağlı horlama ve uyku bozuklukları, ağızdan nefes alıp vermeye bağlı ağız kurulukları meydana gelebilir. Bu semptomlar basit gibi görünse de kişinin okul ve iş performansını, beden ve ruh enerjisini oldukça düşürür. Belirtiler yılın belli zamanlarında tekrar eder. Ailede de alerjik bireylerin varlığı şüphemizi destekler.

Alerjik Astım, nefes darlığı, kuru öksürük, hırıltılı solunum belirtileriyle ortaya çıkıyor. Geceleri veya sabaha karşı ortaya çıkan inatçı öksürük, uykuların öksürük veya nefes darlığı nedeniyle bölünmesi, dönemsel olarak nefes darlığının artması en belirgin özelliklerdir. Alerjik astımın şiddeti kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Hastane yatışı gerektirecek ciddi solunum sıkıntısı gelişebilmektedir.

Alerji nasıl tespit/teşhis edilir?

Doktor şikâyetlerin türünü ve yoğunluğunu, hangi organların etkilendiğini ve bu şikâyetlerin meydana geldiği zamanı ve yeri tespit eder. Ayrıca ailede alerjiler olup olmadığını belirler. Alerji şüphesi mevcut olan hastalarda kan veya deri testleri ile teşhis konulur.

Tedavide nelere dikkat edilmelidir?

Alerjilerde genel tedavi prensibi mevcut alerjenden uzak durmaktır. Bunun yanında birtakım ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Doktor gözetiminde antialerjik ilaçlarla hastalık kontrol altında tutulmaya çalışılmalıdır. Diğer bir seçenek kortizonlu damla/ sprey/ inhalerdir. Astım yakınmaları olan hastalarda özellikle inhaler (sprey) tedavileri tercih edilmektedir. Eğer alerjik şikayetler ilaçlarla geçmiyorsa ve giderek artıyorsa seçilmiş ve kısıtlı vakalarda spesifik alerji tespit edilenlere aşı tedavisi (immunoterapi) uygulanabilir.

Günümüzde görülen alerjiler ile mücadele için kullanılan etkili ilaçlar mevcuttur. Tüm bunlara rağmen malesef alerjik hastalıklarda % 100 tedavi mümkün olamayabiliyor. Alerji semptomları, bu semptomların en iyi şekilde tedavisi için tavsiyede bulunabilecek kişi yani doktorunuz tarafından incelenmelidir.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı