Doğal mı, hazırlanmış felaket mi?

Ülkemizin neredeyse her bölgesinde yangınlar çıktı, elimizde kalan bir avuç yeşilimiz cayır cayır yandı ve böyle giderse daha da yanacak…

Ülkemizin neredeyse her bölgesinde yangınlar çıktı, elimizde kalan bir avuç yeşilimiz cayır cayır yandı ve böyle giderse daha da yanacak…

Özellikle Tebebaşı’ndan Kalkanlı’ya uzanan yangında bir cennet, bir tarih daha yok oldu. Bu güzelim ülkeyi perişan eden yangınlar, aslında sorumsuzluğumuzun, umursamazlığımızın, çevre düşmanlığımızın da en somut örneği…

Ormanlar tutuşmuş, alevler evlere yanaşıyor, aradan saatler geçiyor ve havadan müdahale yapılamıyor! Neden? Çünkü hala devlet olamadık.  Boy boy dev otellerimiz, ışıl ışıl casinolarımız, çok para kazandıran gece kulüplerimiz var ama bu çağda hala tek bir yangın söndürme uçağı ve helikopterimiz yok!

Yangına saatler sonra sağ olsun Türkiye ve Güney Kıbrıs’tan hava araçları gönderiliyor. Bu yangınlar kesinlikle bir doğal felaket değildir! Bizim acizliğimizin ve gelişmemişliğimizin faturasıdır…

Peki, şimdi bu sorumsuzluğun, umursamazlığın ve kasıtlıysa eğer bunu yapanlara hesabı sorulacak mı?

Birden merak ettim, acaba ülkemizde orman yaktığı için yakalanıp tutuklanan ve ceza alan kaç kişi var? Bu işin cezası nedir? Caydırıcılığı var mı?

Yasaya da bakılınca, “elbette ki sorulmayacak ya da bu şartlarda hesabı sorulamayacak” dedim…

Ne diyor 1941 yılından kalma ORMAN YASASI? (FASIL 60 (26/1995 sayılı yasa ile değiştirilmiş ve birleştirilmiş şekliyle) 1 Ocak 1941…)

Halen yürürlükte olan Fasıl 60’ın 13(2) Maddesi uyarınca ormanı yakanlar, 1 yıla kadar hapislik veya 200 TL’ye kadar para cezası veya her iki cezaya birden çarptırılabiliyor… Vay be ne ağır ceza!  Çok caydırıcı gerçekten… Koca bir tarihi yok et, asırlık ağaçları kül eyle, öde 200 TL ve kurtul…

Zaten bugüne kadar tek bir sorumlu bulunup o da cezalandırılmamış ki!

Ülkemizde Ağaçları Koruma Yasası da yok! Ben de neler istiyorum böyle, hala insanları, kadınları, çocukları, mağdurları bile koruyamazken?

Ormanlarımız yanıyor, yakılıyor… İzliyoruz öylece… Zaten gündem de sürekli değişiyor… Yangınlar da her şey gibi hemen unutulur buralarda…

Yanan ya da yakılan sadece yeşillikler değil… Yanan bir ülke… Bir gelecek… İnsanlık…  Evet, yanan ormanlarımız geri gelmeyecek. Bugünden ağaçlandırsak, yenisi belki 50 yıl sonra yetişecek. Ama yitip giden insanlığımızın hiç telafisi ve tamir imkânı yok gibi…

Ormanlar en büyük ulusal servet… Ve her an saldırıya’ açık. Biz elimizde kalanları da koruyamayacağız belli,  birileri cahilce, bilinçsizce veya sabotaj amaçlı sürekli saldıracak, yeşil örtüyü yok edecek…

Ve bizim hala bir uçağımız ve helikopterimiz olmayacak. Çünkü o iş için para yok!

Şimdi yitip giden ormanlarımızın üzerine bir bardak soğuk su daha içelim.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu