DEV-İŞ’ten Asgari Ücret açıklaması

Aşam olması gereken asgari artışı açıklamalarının ardından nedenlerini anlatan bir açıklama daha yaptı.

17 Ocak 2020 - 19:49

Sendikal Platform, halen brüt 3 bin 400 TL, net 2 bin 958 TL olarak uygulanan asgari ücretin net 8 bin 829,29 TL; brüt 9 bin 977,09 olması gerektiğini savunduğu bir açıklama yapmıştı.

DEV-İŞ Başkanı Koral Aşam bir açıklama daha yaparak eleştirilere yanıt verdi.

İşte Aşam’ın açıklaması:

“Bilimsel Verilerle Hesaplanan Asgari Ücret – Beklenen Otokontrol ve İşveren Refleksi Sendikal platform olarak 15.01.2020 tarihinde, yaşanılan KKTC gerçeğinde bilimsel verilerle, olması gereken asgari ücret tutarını açıkladık.

Hesaplama kurulunda fiilen sorumluluk alıp çalışan ekipte, DEV-İŞ başkanı olarak bende yer aldım.

Temel amaç, yıllardır saptama komisyonun da yaşanan at pazarlığını deşifre edip, yaratılan sömürü düzeninin altını çizerek, objektif ve bilimsel olarak sorunun analizini yapmaktı.

Topladığımız tüm verileri ve kriterleri kamuoyu ile paylaşıp, muhataplarını tartışmaya çağırma sebebimizde buydu.

Açıklamamızdan sonra, tüm paydaşlar derin bir sessizliğe büründü. Çıkan sonucu, bilimselliğini, kriter ve verilerini yok sayarak aynı at pazarlığını sürdürüyorlar. Hatta Sayın Çalışma Bakanı hem çalışanlara hem de işverenlere sürpriz yapma vaadi vererek mavi boncuk dağıtıyor.

Tüm bunlar yaşanırken, bir gazeteci arkadaşımız, icra ettiği meslek gereği, bu anlamdaki toplumsal sorumluluğunu unutup, işveren refleksi gösteriyor. Bizleri yalnızca isteyen olarak niteleyerek, kendi çalışanlarımıza bu miktarları ödemeye çağırıyor.Bu miktarların gerçekçi olmadığını iddia ederek, aslında bizleri otokontrole davet ediyor. Ama bir şeyi gözden kaçırıyor. Sonucun bu kadar yüksek çıkmış olmasının nedenlerini sorgulamak yerine, yalnızca sonuca odaklanıp, kimse bu miktarı ödeyemez refleksi içine giriyor.

Kamuoyu ile paylaşılan kriter ve verilere bakıldığı zaman, olması gereken asgari ücretin neden bu kadar yüksek çıktığı net bir şekilde görülmektedir.

Toplumsal sorumluluk, bu nedenlerin nasıl düzeltileceğini, hem asgari ücretlinin hem de KOBİ’lerin cambazlık yapmadan hayatlarını nasıl idame ettirebileceklerinin yollarını aramak, bu yolları tıkayan sorumluları ve politikalarının yanlışlığını deşifre ederek asgari ücretliye yardımcı olabilmektir. Anlaşılan odur ki, hiçbir paydaş olması gereken asgari ücretin neden bu kadar yüksek çıktığı ile ilgilenmiyor. Bunun yerine deve kuşu misali kafalarını kuma gömüp kendi açılarından en güvenli bölgede kalıp konfor alanlarını terk etmek istemiyor. Bu yüzden tartışmak yerine, çıkan sonuçlar üzerindeki yorumlarımızı da paylaşalım.

Devlet planlama Örgütü’nden temin ettiğimiz hane halkı anket sonuçlarına bakar bakmaz gördüğümüz ilk şey, KKTC’deki korkunç boyutlardaki işsizliktir. Zira hane halkı bütçesini yani asgari ücreti belirleyen en önemli veri, o haneye giren asgari para miktarını ve o asgari parayla mevcut geçim endeksi doğrultusunda hayatlarını idame ettirecek olan insan sayısıdır. Hane halkı anketinde bakıldığı zaman hane başına düşen çalışan sayısı 1,1 ve geçindirmekle mükellef olduğu insan sayısı 2,84 tür. Yani ortalama 1 kişinin çalışıp 3 kişinin geçinmeye çalıştığı, insanların çocuk yapmaktan çekindiği bir tablo vardır önümüzde. Bu verilere rağmen, Yerli istihdam oranı genel istihdamın yaklaşık %45’idir.

Önemli ikinci veri ise, hane halkı, bütçesinin kaçta kaçını gıdaya ayırabildiğidir. Yine hane halkı verilerine bakacak olursak, bu oranın %20,5 olduğunu görürüz. Gıda dışında her hanenin harcamakla mükellef oldukları eğitim, sağlık, ilaç gibi diğer unsurlar da vardır ki bu unsurlar aslen devletin karşılamakla mükellef olduğu unsurlardır.

Devlet sorumluluklarını yerine getirmiş olsa büyük oranda gıdaya ayrılan para da oransal olarak çok daha fazla olacaktır. Olması gereken asgari ücret miktarını bu denli yükselten mevcut verilerin siyasi sebeplerini ve çözüm önerilerini bir yazı ile irdelemenin mümkün olmadığı gerçeğinden hareketle başka bir zamana bırakıyorum. Ama bakış açısı yalnızca sonuç ve rakam üstünden olduğu için rakamlarla da örnek vermek isterim. Hane halkı çalışan sayısı 1,1’den 2’ye, gıdaya harcanan oran ise %20,5’ten %30’a çıkarıldığı durumda, net 8829,29TL olarak hesapladığımız olması gereken asgari ücret 3.318,34TL’ye düşmüş olacaktır. Tartışılması gereken esas konu aslında bu verilerin ve diğer verilerin nasıl dönüştürüleceği olmalıdır. Bizler sınıfsal mücadeleyi benimsemiş DEV-İŞ ailesi olarak, sanayi devriminden itibaren, üretilen artı değerin sermaye ile adil paylaşım mücadelesinin hep var olacağının bilinciyle ama emek sermaye çelişkisinde ortaklaşılan tek noktanın ise üretim olduğunun farkında olan bir sendikayız. Sınıf mücadelesinde kimse bize işimizi öğretmesin, gölge etmesin yeter.

Koral Aşam Başkan

DEV-İŞ”

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı