Dedikoduların önüne geçmenin tek yolu 650 milyonu icraat olarak göstermek

Gazetelerimizin manşetleri, bizim dedikodu yapmamızı engelliyor. Örnek verecek olursak, Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasında kavganın başladığını duyuran HABERCİ’nin manşeti. Kıbrıs Postası da, “New York öncesi birbirilerine girdiler” diye başlık kullanmış aynı habere.

***

Kıbrıs gazetesi, belediyelerin borcunun 250 milyon TL civarında olduğunu yazıyor. “Duydunuuuuuz; belediyelerimizin neredeyse hepsi batıyooooor!” diye gaydeli gaydeli yazabiliriz. İşin şakası yok, gerçekten belediyeler battı yani.

***

En ilginç dedikodulardan biri Diyalog gazetesinde. Devletin ilaç zararı 200 milyon TL. Sağlık Bakanı Dr. Ali Pilli’ye soruyor gazeteciler, “Sayın bakanım, birileri yargılanacak mı?”. Bakan, “Sayıştay raporuna bakacağız” diyor. Yan yargılama, margılama beklemeyin demenin Güzelyurt’çası!

***

Doğancılılar bıktı usandı. Köyleri ile Lefke arasında kalan yolun bir an önce tamamlanmasını bekliyorlar, eylem yapıyorlar. Türkiye’den 650 milyon geldi. Belediyelerin zararı 250 milyon, ilaç zararı 200 milyon; inşallah o paradan bu zararları düşmeye çalışmazlar ve yolları bitirirler.

***

Birçok üst düzey bürokrat aradı, bir köşe yazarımızı aşağılayan bir tavırla, “hepiniz yuttunuz, öyle bir para yok” demez mi? Yazarımız anında dedikodu ekibimizi harekete geçirdi. Ekip, bir bakana ulaştı. Bakan, sorduğumuz soruya yanıt vermedi, “hep birlikte göreceğiz” demekle yetindi.

***

Dedikoduculuk, paranoyak olmayı şart koşar. Çok iyi şüpheci olacaksınız ki, mesela Başbakan’ın gülümsemesinden bile, 650 milyon TL’nin gelip gelmediğini anlayabileceksiniz. Başbakan’ın gülecek takati kalmadığını söyledi biri. Alın bir dedikodu daha.

***

Başbakanın neden gülecek takada sahip olmadığı konusunu araştırdık, çok ilginç bir takım bilgilere ulaştık. Dedikodusu yapılmayacak bazı bilgiler. Cumhurbaşkanlığı yarışı ile de alakalı. Hani, “yarış başladı” deniyor ya. Tatar cumhurbaşkanı adayı olmayacak bilgisi var elimizde. Bir iddia. Ama ciddi mesafeyle alakalı iddia. Dedikodu ötesi. Şimdilik bizde kalsın.

***

Ne demek şimdi bu; Tatar cumhurbaşkanı olmayacak mı? Bunca UBP’li, adamı harcamak için boşu boşuna mı Bizans oyunları çevirmekteydi? Aynen öyle. Tam da öyle okudunuz. Türkiye, kesinlikle Tatar’ın harcanmasına müsaade etmeyecek. Dün de yazmıştık, çok kısa bir süre sonra büyük olasılıkla Ekonomi ve enerji Bakanı Hasan Taçoy, bu konuda açıklama yapacak.

***

Hedef, “federalist”, ya da “marjinal” kesime karşı ortak bir çatı aday çıkarmaya yönelecek. “Tatar’ı cumhurbaşkanı adayı yapıp ortada bırakmak ve UBP genel başkanlığından temizlemek maksatlı hareketi” yönetenler ne olacak? En az iki buçuk sene bekleyecek. UBP’nin seçimli kurultayına kadar beklemekten başka çareleri olmayacak çünkü emir çok büyük yerden hepsine gitmiş olacak.

***

Dedikodular böyle. Daha daha neler var? Mektuplarımız Türkiye’de kayboluyormuş. Bundan da önemlisi, bazı özel gönderiler çalınıyormuş. Ve son dedikoduyu, Türkiyeli bir misafirimiz yaptı. Gazetecilik mesleği ile haşır neşir olan Türkiyeli konuğumuz, bir arkadaşımızla sohbet ederken, “Yani öğrenci nüfusunuzu nasıl olur da bilemezsiniz?” diye bir soru sormuş. Bizim arkadaş da muzip ya; “bilmiyor muydunuz; Kıbrıslı Türk kadınlar, 9 ay 10 günde değil, iki haftada bir doğum yapabiliyor” demiş! Kadınlarımız aman yanlış anlamasın ama bu nüfus, ancak bu şekilde bu kadar çoğalırdı.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı