Cumhurbaşkanı Akıncı’nın ilk yazısını okuduğumda, yandık fırtına kopacak dedim…

Herkes çok hassas bu konuda daha fazla yazmayacağım şimdilik… Yorum yapmak soğukkanlılık gerektirir. Dil yarası ağır olur. Kırmayalım daha fazla birbirinizi…

15 Ekim 2019 - 11:00

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın ilk yazısını okuduğumda, yandık fırtına kopacak dedim…

Nitekim cumartesi patladı olay…

Ardından pazartesi öğleden sonra ikinci açıklama geldi…

İkinci açıklamada; 

“Sosyal medya üzerinden birkaç gün önce belirttiğim görüşler, inandığım samimi düşüncelerimdir. Ne var ki bu düşünceleri doğru anlamak yerine, haksız ve orantısız eleştiriler yapılmış, bunun da ötesinde sosyal medya aracılığı ile organize biçimde iğrenç küfür ve tehditlerle dolu saldırılar gerçekleştirilmiştir. Bu düzeysizlik halen devam etmektedir.”

Cumhurbaşkanı Akıncı inandığı düşüncelerin arkasından giden bir kişidir…

Pazar gecesi saat 01.00 gibi Facebook’a girdim… Ve önüme Akıncı’nın Pazar günü gittiği Luricina Panayırı’ndan fotoğraflar düştü… Altında yapılan yorumların beş yüzün üstünde olduğunu görünce bu ne dedim… Açmaz ve okumaz olmayı isterdim… Yüzlerce küfür… Böyle hakaret, bel altı vuruş hayatım boyunca ilk kez tanık oldum. Yazılanlar, küfürler aklımın sınırlarını zorlayacak boyuttaydı. Bu sözleri hiç kimse hak etmez. Ayıptır günahtır. Ailesi var, çocukları, torunları var. Cumhurbaşkanlığı makamına yapılan bu hakaret kabul edilemez.

Herkes çok hassas bu konuda daha fazla yazmayacağım şimdilik…

Yorum yapmak soğukkanlılık gerektirir.

Dil yarası ağır olur.

Kırmayalım daha fazla birbirinizi…

Türkiye inşallah kendi sınırlarını güven altına biran önce alır ve güvenli bir ortam sağlanır… 80 milyon Türk insanıyla birlikte hepimizin yüreği savaşa giden gençlerimiz için atıyor.

Dualarımız onlarla…

Allah yardımcıları olsun.

Sibel Siber’in beklenen kitabı çıktı…

Bu memlekette Başbakan olarak görmek istediğim “kadın” o…

Toplumun ihtiyacı olan toplumsal bütünleşmeyi, harmanlamayı, motivasyonu verecek enerjiye sahip bir kadın…

Çok kısa süren Başbakanlığı “demek böyle de olabiliyormuş” dedirtti hepimize…

Milletvekilliği süreci bittiği günden itibaren hiç boş durmadı…

Meclis gizli tutanaklarından başladı,  arşiv tutanaklarıyla devam etti, Rahmetlik Denktaş’ın anı kitapları ve kendisinin görev sürecinde deneyimlediklerini, bir bir not düştü tarihe…

Kıbrıs Müzakerelerini, Sibel Siber’in tanıklığında okuyacağız…

Çok yakın tarihimize ışık yakan kitap fırından yeni çıktı.

“AYNI MASADA YARIM ASIR” (Tutanaklar ve Tanıklık)

İmza günü 18 Ekim Cuma günü saat 18.30 Lefkoşa Merit Otelde olacak…

Yazarın imzalı kitabını almak ayrıcalığı bir başka… 

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı