Cumhurbaşkanı Adayı Ersin Tatar diyor ki;

İkinci tura kalacak adaylar arasında bu tezleri benim kadar savunan, isteyen başka bir aday yok.

13 Mart 2020 - 10:42

Tüm anketlerde seçmenin yüzde doksanı Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçmek istemiyor.

Türkiye ile birlikte, Kıbrıs meselesini çözmek istiyor.

Federasyonda alternatifler arasında olacak ancak diğer ihtimallerde masada olmalı.

İkinci tura kalacak adaylar arasında bu tezleri benim kadar savunan, isteyen başka bir aday yok.

Bazı parti başkanlarının imalı açıklamaları olsa da, taban beni seviyor, bana oy verecektir.

Ben iyi bir insanım, demeyi de ihmal etmiyor.

İyi insan olduğundan emin.

HP ve YDP’nin tabanının kendisi destekleyeceğinden de emin Başbakan Ersin Tatar…

Ve en önemlisi;

“Ben, örtülü ödeneği Sayıştay denetimine açacağım ve ödeneğin tümünü Dünya’da lobi çalışmalarına ayıracağım” diyor.

İngiltere ziyareti sırasında tanıştığı bazı hukuk şirketleriyle görüşmelerinin, yazışmalarının ve iletişimlerinin devam ettiğini, Cumhurbaşkanı seçilirse bunların ete, kemiğe bürüneceğini söyledi.

İngiltere’den direk uçuş meselesi de önceliği olacak, bunu satır aralarından okuyorsunuz.

Ersin Tatar Cumhurbaşkanı seçilirse bileceğiz ki,

KKTC’de yabancı yatırımcıların önü açılacak.

Türkiye ile ilişkiler, projeler, işbirliği çerçevesinde yürütülecek.

Yapılan açıklamaları, demeçleri canımız burnumuzda dinlemeyeceğiz.

Dünyayla ekonomik ve turizm işbirliğine öncülük edecek.

***

Az kaldı…

Ancak en son çıkacak anketler hariç diğer anketlere kulak asmamaya devam…

Hafta başı Comar’ın anketinde;

Ersin Tatar %28

Mustafa Akıncı %26.8

Peki hiç mi geçen beş yılda seçmenin tercihi değişmedi!!!!

2015 Cumhurbaşkanlığı seçimleri birinci turta alınan oylar;

Derviş Eroğlu %28.15

Mustafa Akıncı % 26.94

Bilmem anlatabildim mi?

Bunun üzerine bir sayfa daha yazı yazılır…

Türkiye de Coronavirüs haritasındaki yerini aldı

Uzmanların açıklaması, Çin’de virüsün yayılması azaldı ancak Avrupa ülkeleri ve İran’da yayılma devam ediyor.

Olayın şakaya vurulacak bir tarafı yok.

Vaka sayısı azalarak da olsa yayılmaya devam ediyor.

İran’da neden bu kadar yayılıyor?

Coronovirüsün bu kadar yayılma nedeni olarak en başta işi ciddiye almamaları ve virüslü insanları saklamaları olarak gösteriliyor.

İtalyan bir doktoru dinleme fırsatı buldum ekranda dün…

Kendi aldığı önlemlerini çok güzel anlattı…

Gözlüğümü masadan aldığımda hijyenli mendille silmeden gözüme temas ettirmiyorum.

Asansöre bineceğimde metal düğmeye parmağımın ucuyla dokunuyorum.

Çantamda mutlaka her olasılığı düşündüğüm için tek kullanımlık eldiven bulunduruyorum.

Çantamı markette, restoranda bir yerle, masayla temas ettirmiyorum, diyordu.

Aracımın direksiyonunu her ihtimale karşı her bindiğimde alkollü mendille temizliyorum…

Dünyanın her yerinden yapılan açıklamalarda ortak noktalar aynı.

Temizlik, temiz olmak, temiz ortamda bulunmak.

İtalyan doktor, ülkesiyle ilgili bilgi verirken İtalya’da yaşam ortalamasının kadınlarda 85, erkeklerde 80 olduğunu söylüyor.

Elli yaşın altında coronovirüsten ölümün olmadığını, hatta 65 yaşta dahi bunun çok az olduğunu, daha fazla 75 yaş üzerinde sıklığın arttığını söylüyor.

İnsanların bu yaşa sağlıklı gelememesi en önemli faktördür, diyor.

Tansiyon, kalp, şeker, akciğer gibi metabolik hastalıkların virüsten etkilenmesiyle,  ölümlerin çoğaldığının altını çiziyor.

***

Gelelim bize;

Bakanlar Kurulu, başka ülkelerin de aldığı önlemlerin hemen hemen aynı kararları aldı.

Kim ne derse desin ben en başta Sağlık Bakanı Ali Pilli’yi gönülden kutluyorum.

Tüm bilgileri en şeffaf bir şekilde toplumla paylaşması, sağlık çalışanlarını kritik yerlere kanalize edebilmesi, önce ki gün Açık Oturum’da Başbakan Ersin Tatar’ında söylediği gibi “Bakan Ali Pilli’nin çalışmalarını takdirle karşılıyorum” demesi önemliydi.

Sevgili Gizem Özgeç’ten duyduğuma göre önce Lefkoşa Hastanesindeki yangın, sonra corona derken Bakanın ne gecesi ne gündüzü kalmış.

Her gece on ikilere kadar Bakanlıkta çalışıyor diyor, bizim Gizem…

Biraz takdir etmesini de bilmek lazım.

Toplum olarak çirkinlik derecesinde sadece eleştiri yapıyoruz.

Arıların çiçeklerden beslendiği gibi, bizde kötü ruhtan, eleştirmekten, kendinden başka herkesi kötü niyetli göstermekten besleniyor olduk.

Metehan’dan geçerken ateş ölçen sağlık çalışanlarına yapılan aşağılamalar, hakaretler…

Ne ölçen?

Ne mezunusun sen?

Elinde bunu ölçmek için belgen var mı?

N’oldu kızdın?

Canın sıkıldı sorularımdan?

Gözünde gözlük, ağzında maske kim olduğun da anlaşılmaz haa?

Ölçtürmezsem napacan?

Kaç kişisiniz bur da?

Hemşiresin sen?

Bu sorulara maruz kalıyor sağlık çalışanları…

Acaba bu patavatsızlar;!!!!

Güneye geçerken bulli gibi hazır ol da dururlarken ne sormazlar çok merak ediyorlarsa onlarada!!!!

Ölçtürmezsem napacan?

Hemşiresin haa?

Gözlüğü taktın gözün da görülmez?

Sorun, hadi bir sorun da göreyim!

Kendi insanını bu kadar toprak eden başka millet yoktur herhâlde…

Dün Metehan sınır kapısına gittim ve bir saate yakın geçişleri izledim.

Tuvalete gidemiyorlar, tuvalete!

İsmini söylemediler ama duyduğuma göre bir Milletvekilimiz geçmiş kapıdan, sağlık görevlisini görmeyince hemen Bakanı aramış…

“Kimseler yok bur da…”

Halimiz bu…

Biraz insan olun, insan artık!!!

Altına mı işesinler!!!

***

Coronavirüs paniği ile yaptığımız market alışverişi bence ciddi bir tatbikattı.

İlk boşalan raflar, tavuk rafları oldu.

Bazı ürünleri, market çalışanlarından öğrendiğimize göre, ithalatçı firmalar hemen kısıtlama getirmişler.

Panik yuvarlanarak büyüyün kartopu gibiydi, son iki gündür.

Hala daha alışverişi, durdurmuş değiliz.

Çok az talep edilen 80 derece limon kolonyası da ilk tükenenler arasındaymış.

Evlerin dipfrizleri donmuş gıdalarla doldu.

Hem güldük halimize hem de almaktan geri durmadık.

Temiz ve titizlikle yaşamaya devam.

İnsan olmanın erdemlerini de unutmadan, unutturmadan…

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı