Çözüm: Ortak akıl

Planlı büyüyen, çevresiyle dost bir inşaat-emlak sektörü hepimizin faydasına tabi ki…

24 Ağustos 2019 - 11:00

KKTC ekonomisi için emlak ve inşaat sektörü büyük bir önem taşıyor. Son dönemde ise gerek dövizdeki dalgalanmalar gerekse mevcut sorunlara çözümler üretilememesi can sıkıcı bir boyuta gelmiştir. Ülkemizde kazancın TL üzerinden olmasına karşın inşaat sektörünün girdisi neredeyse tamamen dövize endeksli olup, satışları da döviz üzerinden gerçekleşmektedir. Bu durum da emlak piyasasındaki sürdürülebilirliği oldukça olumsuz etkileyen bir unsurdur.

Türkiye’de Gayrimenkul uzmanları konut kredisi faiz oranlarında gerçekleşecek düşüşle piyasada yeniden normalleşmeye dönmeyi murat etmekteydi. Bu bağlamda,  konut almayı planlayan insanlar da faiz oranlarının düşmesini beklemekteydi. Nitekim TC Merkez Bankası’nın faiz indirim kararı alması ile ilk etapta kamu bankaları konut kredisi indirimlerini aylık 0.99’a indirdi.

Öte yandan, Türkiye’nin yanı sıra KKTC’de de faaliyetlerini sürdürmekte olan bankalar ülkemizde faiz indirimi uygulamasına gitmediği gözlemlenmektedir. Merkez Bankası Başkanı Rıfat Günay’ın konuya ilişkin yapmış olduğu açıklamada iki ülke arasında ki mevzuat farklılığına işaret ederek, “Türkiye bankalarında konut kredisi verdikten sonra TL faiz kredisini değiştiremezsiniz, KKTC’de böyle bir mevzuat yok,  dolayısıyla bütünlüklü düşünmeliyiz” dedi. Günay, bankalara herhangi bir müdahalelerinin olmadığını da belirtti. Netice olarak, ülkemizde emlak sektörüne bir nefes olabilecek bir faiz düzenlemesi yapılamadığı için umutlar bir başka bahara kaldı.

***

Yine emlak sektörünü çok yakından ilgilendiren bir başka sorun da yıllardır ‘üzerinde çalışıyor’  denilerek, bir türlü hayata geçirilemeyen imar planları ve emirnamelere mahkûm edilen bölgelerimizdir. Bu nedenle değil midir ki, tabiri caizse güzelim Girne’nin doğası harap edildi. Aynı trajik sonu yaşamasın diye Mağusa-İskele-Yeniboğaziçi imar planı çok büyük önem taşıyor. Bahse konu imar planı taslağı bölgede 29 bin konutun bulunduğu, yapılaşmaya açılacak bölgelerde nüfus öngörüsüne göre konutların yapılması halinde 2037’de konut sayısının 129 bini bulacağı ve bu rakamın da 2037 nüfus projeksiyonuna göre tahmin edilen ihtiyacın 3 katına tekâmül ettiği ortaya konuluyor. Taslakta her bölge için ticaret merkezlerinin yapılmasını da öngörmektedir.

Planlı büyüyen, çevresiyle dost bir inşaat-emlak sektörü hepimizin faydasına tabi ki… Bu bağlamda ivedilikle emlak-inşaat sektörümüzün canlanması için konuyla ilişkili tüm paydaşların güçlü bir işbirliği ve ortak akıl ile çözüm yollarını tartışıp, en kısa sürede sektörü düzlüğe çıkaracak adımları atmaya başlamaları elzemdir.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı