Cadillac KKTC; gereksiz harcama!

Askeri araçla geçişi iptal edip, Cadillac’la şov yapacağımıza; keşke, “törene gerek yok, resepsiyon yeterli” deyip, masrafları kıssanız!

17 Kasım 2019 - 12:00

Kafama takıldı!
Neden Cadillac?
Askeri araç militarizmin, savaşın sembolüdür de ondan mı?
Cadillac neyin sembolü?
Amerikan emperyalizmi, lüks yaşam, kapitalist ahlaksızlık mı?
“Ayranımız yok içmeye, atla gidiyoruz mıçmaya”dan başka bir şey değil bu yapılan!
Son derece gereksiz, son derece alakasız!

***

Askeri araçla geçişi iptal edip, Cadillac’la şov yapacağımıza; keşke, “törene gerek yok, resepsiyon yeterli” deyip, masrafları kıssanız!

***

Ya da her şeyi boş verin, Bruce Springsteen’den dinleyin; Pink Cadillac!
Ne diyor Bruce Springsteen şarkının bir dizesinde?
“Çok yakıt harcıyor…”
KKTC gibi!
Gereksiz!
Hoyratça!
İşimiz Cadillac!
Günlüğü 25 TL’yse, verelim yüzlüğü, dört gün de biz sürelim yani!
Elalem kapitalizm görsün!

Sorumlu yayıncılık!

Türkiye’de intiharlar büyük üzüntü yaratıyor.
Yürek dayanmıyor.
Uykular kaçıyor.

***

İntiharlar, yoksul ülkelerin en birincil sorunlarının başında gelir.
Haliyle, “intiharların en önemli sebebi yoksulluktur” demek, bir şekilde “doğru” kabul edilir.
Ama intiharın en birincil sorununun ne olduğu konusunda, tam bir fikir birliği de yoktur sanırım.

***

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) rakamlarına göre, her yıl Dünya’da en az 800 bin kişi kendi canına kıyıyor.
Ve bunun önüne geçilemiyor.
İntiharlar, tüm Dünya’da, silahlı çatışmalar dâhil olmak üzere, en çok ölüme sebep olmada birinci sıradadır.

***

Önüne geçilmesi için çaba harcanıyor mu?
Elbette harcanıyor ama bunun pek yeterli olduğu söylenemiyor.
WHO, 2013 – 2020 dönemini kapsayan sürede, intiharların yüzde 10’unu; 2030’a kadar da 3’te birini önlemeyi hedefliyor.

***

Türkiye’de son günlerdeki toplu intiharların medyada haber yapılıp yapılmaması konusu da sıkı bir şekilde tartışılıyor.
Hükümetin yoksulluğu gizlemeye çalıştığı noktasından hareketle, bir kısım medya, aynı hükümeti vurmak adına, intihar haberlerini yayınlarken, “yapmaması gerekenleri” de yapmış oluyor.

***

Hükümeti vuracağız derken, insanların kendi canlarına kıymalarının engellenmesi, önlenmesi adına sorumluluk almaktan aslında uzaklaşılmış olunuyor.
Hükümetin yoksulluk varsa gizlememesi lazım.
Ama medyanın, intiharlar konusunda çok dikkatli yayıncılık yapması, hükümetin yapması gerekenden daha önemlidir.
İntihar haberlerinin yayınlanmasının, tetikleyici etkisi olduğuna inanılıyor.

***

WHO, intiharların önlenmesi konusunda, devletin, sivil toplum örgütlerinin ve medyanın iş birliği yapmasını öneriyor.
Bu noktada aslında medya, en yüksek sorumluluğun yüklendiği üç ayaklı hareketin birinci ayağıdır.

***

Peki, medyadan istenen nedir?
Medyadan istenen, “sorumlu yayıncılık”tır!
Peki, sorumlu yayıncılık nedir?
Nereye çekersen odur aslında!

***

İngiltere’de polis, intiharların haber yapılmaması için medyadan zaman zaman ricada bulunur.
Orada çalıştığım dönemde, Türkçe konuşan toplumlar içerisinde bir intihar vakası yaşandığı zaman, bölgedeki polis Türkçe gazeteleri tek tek dolaşır, ricada bulunurdu.

***

Polis!
Yani devlet!
Devletlerin, “intiharların önlenmesi stratejileri”nin olması, WHO’nun prensipleri arasındadır.
Ve ne yazık ki Türkiye dâhil olmak üzere, birçok ülkede böyle bir devlet ya da hükümet stratejisi yoktur.

***

KKTC’de var mı?
İntihar şüphesinin önceden belirlenmesi için bir çalışmamız söz konusu mu?
Sağlık personeli, bu konuda eğitimli mi?
İntihar edebileceği şüphelisi belirlenmişse; takibi, toplum desteği, sivil toplum örgütü desteği gibi şeylerimiz bulunuyor mu?
Bu konuda devletin her hangi bir kurumu ile medya yöneticileri arasında, her hangi bir toplantı yapıldı mı?

***

WHO rakamlarına göre, siyanür gibi çok zehirli maddelere ulaşımı engelleyen Sri Lanka, 10 yılda intiharları yüzde 70 azaltmayı ve 93 bin kişiyi ölümden döndürmeyi başardı.
Aynı şekilde Kuzey Kore, zehirli maddeleri yasakladı ve 2011 2013 yılları arasında intihar rakamlarını yarı yarıya azaltmayı başardı.

***

Medyadan sorumlu yayıncılık yapması isteniyor.
Ve evet medya bunu yapmalıdır, yapabilir.
Peki, sosyal medya?

***

Günümüzde, sosyal medyanın en ciddi zararı bu noktadadır.
Türkiye örneğinde olduğu gibi, medya intiharlar konusunda tüm eleştiri ve suçlamalara, tüm tartışmalara rağmen sorumlu davranmayı başarsa da başarmasa da, sosyal medya, intihar haberlerinden – yorumlarından geçilmiyor.

Tanrı var mı yok mu?

Soruyu kafaya takmayın.
Cevap vermek zorunda değilsiniz.
“Var” diyene de saygım sonsuz, “yok” diyene de.
Ama, İtalya’nın Venedik kentinde, Veneto Bölge Parlamentosu üyeleri, iklim değişikliğiyle ilgili önergeyi reddetmişler.
Tam iki dakika sonra, oturdukları parlamento aşırı yağış sonrası sular altında kalmış!
İlahi adalet mi?
Tanrı’nın işi mi?
Rastlantı mı?
Bilemedim ama fıkra gibi geldi, Pazar yazısı olabilir diye düşündüm.
Reddedersiniz ha!
Alın size su baskını!

Temkinli arama!

Fatih sondaj gemisi nerede?
Karpaz Burnu’nun az Güney kesiminde.
Yavuz neredeydi?
Akama’nın 35 kilometre kadar Batı kesiminde…
Dikkat ederseniz, Türkiye Güney Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’ne girmiyor.
Buna rağmen, Rum tarafı konuya tepki gösterebiliyor.
Türkiye, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklanan “tartışmalı” noktalara ya da Güney Kıbrıs ile anlaşma yapmadığı için kendi Kıta Sahanlığı kapsamındaki yerlerde arama yapıyor.
Kısacası, “temkinli arama” veya “temkinli dalaşma” hatta “ararmış gibi yapma” da diyebiliriz.
Efendim, “Kıbrıslı Türklerin de hakları var” deyip, Fatih ya da Yavuz’la, Güney Kıbrıs’ın sözleşmeler imzaladığı bölgelere giriyor mu?
Hayır!
Girer mi?
Sanmam!

Nicole Scherzinger

Nicole Prescovia Elikolani Valiente Scherzinger… Kısaca Nicole Scherzinger… 41 yaşında… Amerikalı şarkıcı, söz yazarı. Pussycat Dolls grubunun baş vokalisti. Çok güzel kadın.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı