Bugün tam 12 gün oldu…

Bu sessizlik insanı ürkütüyor, korkutuyor.

Her gün önünden geçerken bir göz attığımız kafelerde, oturan insanlar yok…

Restoranlarda yemek yiyenler, mağazalara girip çıkanlar, arabasını park etmeye çalışanlar, hiç biri yok…

Sokaklar ıssız…

Sokaklar bomboş…

Sabahın yedi buçuğunda trafiğin akışını sağlayan polislerde yok trafik ışıklarında…

Kimsecikler yok.

Bu sessizlik insanı ürkütüyor, korkutuyor.

Bir virüs bize bulaşmasın diye dünyadan koptuk.

Herkesi, virüslü görmeye başladık.

Psikolojimiz zaten çok sağlam değildi.

Melankolik insanlar topluluğu olarak zaten her yere kafa atıyorduk.

12 gün geride kaldı, önümüzde 11 gün daha var.

Keşke tatil olsa da, evde gün boyu yatsam, film izlesem, yesem içsem diyenlerin de, sesi çıkmıyor.

Evde mahpusuz hepimiz.

Evimin önünde kocaman Ruso futbol ve yürüyüş sahası var.

İnsanların ses cıvıltılarıyla uyanırdım.

Sohbet seslerini, rüzgar odama kadar taşıyordu.

Şimdi bakıyorum bir kaç karga ile iki kediden başka kimsecikler yok.

Sokaklar insansız kaldı.

Hepimiz korkuyoruz.

Sıra kimde acaba korkusu sardı.

Haberleri dinlerken, okurken, canımız burnumuzda dinler olduk.

Hiç olmadığı kadar Allah’a dua eder olduk.

Dünyanın kocaman sahnesine, “Coronavirüs” hepimizi çekti.  

***

Bir virüs, hepimizin hayatını tehdit ediyor.

Dünyanın en güçlü ülkeleri, ABD’den tutun da, İtalya’ya kadar… Sterlinin varoluşu İngiltere’den, Dubai’ye kadar herkes çaresiz…

Ülkeler kendi ekonomik güçlerinin virüsle baş etmeye yeteceklerini düşündüler.

Olmadı.

Geç kaldılar.

Sonuçta binlerce ölümle yüz yüzeler şimdi.

Aynı sahneleri yaşamak istemiyoruz.

Dünya bu virüsle savaşırken, minicik Adamızda, imkânlarımızın çok kısıtlı olduğu, hatta olağandışı durumlar için Devletimizin ayrılmış bir mevduatı olmayan ülkemizde, dünyanın en ciddi tedbirlerini, tam zamanında aldık.

Büyük felaketlerin olmasının önüne bu Hükümet aldığı tedbirlerle geçti.

En başta UBP-HP Koalisyon Hükümetinin ve tabii alt kadroda görev yapan çalışanlarının, sağlık birimlerinin, sivil toplumun, şu yaşadığımız 15 günlük süreçte gösterdiği çalışma performansı, ben değil, “biz” kavramını gözle görülür olması içimizi ısıttı, güven duygumuzu perçinledi.

Hepimizin olağan üstü alınan tedbirlere ve kararlara uygun, yaşamımızı dönüştürmemiz birçok ülkelerin sağlayamadığı bir disiplindir.

Belki diyeceksiniz ki, polis sokağa çıkma yasağını delen kaç kişiyi yakaladı.

Bunu sınayan vatandaş olacaktı elbette.

Ben yazımı yazarken Bakanlar Kurulu toplantısı devam ediyordu.

Yani “Ekonomik Kararlar” nelerdir biraz fikir sahibi olsakta tam neler olduğunu bilemiyorum.

Ekonomik tedbirler çok önemli ancak daha önemlisi, 6 Nisanda normal hayatımıza dönebilmek arzusudur. Bunun için de bu süreci ciddiye alarak geçirmemiz gerekir.

Lütfen çevremizde grip belirtileri olan, çok yakınımızda olsa, evinden çıkmaması gerektiğini ve süreci doktoruyla iletişim kurarak geçirmesi gerektiğini hatırlatalım.

Kimseyi riske atmayalım.

Durumun ciddiyetini anladık, kavradık.

Normal yaşamımıza döneceğimiz günlerin tarihini, daha da ileriye atmamak için hepimiz üzerimize düşeni yapalım.

Unutmayın hepimiz karantinadayız.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu