“Bizde ‘rip akıntısı’ yok”

Denizde boğulan Katırcı ailesinin ardından yeniden gündeme taşınan "rip akıntısı"nın Kuzey Kıbrıs sahillerinde olmadığı kaydedildi.

Son dönemde ülkemiz kıyılarında artan boğulma vakaları ve Katırcı ailesinin yaşadığı felaketin ardından gözler denizlerdeki tehlikeye çevrildi.

Katırcı fertlerinin kaba dalgalara karşı koyamadıkları yüksek olasılık olarak kabul edilirken, kıyıdan açığa çeken “rip akıntısı” ihtimali de bu acı olayla birlikte yeniden gündeme taşındı.

Karadeniz benzeri kıyılarda daha çok görülen ve kıyıya ulaşan dalgaların geri dönüşleri sırasında oluşan güçlü ve tehlikeli akıntı olarak bilinen “rip akıntısı”nın ülkemiz kıyılarında olmadığı genel kanı.

Konuyu Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten de kişisel sosyal medya hesabında ele aldı. Sarpten, bilgisine başvurduğu uzman deniz biyologlarının, “rip akıntısı”nın Kuzey Kıbrıs sahillerinde görülmediğini söylediklerini aktardı.

Sarpten yaşanan boğulma vakalarının, dalgalar, yüzme bilmeyenler ve panik gibi sebeplerden kaynaklandığının muhtemel olduğunu kaydetti.

Katırcı ailesinin başına gelenlerin de bu sebeplere bağlı olduğunu belirten Hasan Sarpten, vakaları en aza indirmek için, yüzme ve denizde ilk yardım kursları gibi farkındalık ve bilinç oluşturmaya yönelik çalışmalara yönelinmesi gerektiğini vurguladı.

Hasan Sarpten, şunları kaydetti:

“Son zamanlarda yaşanan boğulma vakalarına dün çok feci bir şekilde aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan bir yenisi daha eklendi. Tüm ülkeyi derinden etkileyen bu acı olay sonrası üzgün olmamak elde değil.

Bununla birlikte, her olayın ertesinde aklımıza gelen ama birkaç gün sonra başka bir olayla karşılaşınca cevapları önemini kaybeden “neden oldu, ne yapmak gerekir” sorusun cevabı için başta DAÜ Su Altı Görüntüleme Merkezi Başkanı Doç. Dr. Burak Ali Çiçek olmak üzere birçok uzman deniz biyologu arkadaşımla görüştüm.

Aldığım bilgiler, ışığında söyleyebilirim ki, sosyal medyada çokça dile getirilenin aksine bizde rip akintisi (çeken akinti) olarak bilinen ve insanları kıyıdan alıp açığa taşıyan akıntılar mevcut değil. Bu tür akıntıların Karadeniz gibi nehirlerin denize aktığı kıyılarda görüldüğünü ifade ediyorlar.

Söylenebilecek en doğru söz; “denizin güzel ama tehlikeli” oluşudur. İklim değişikliğinin bir sonucu olarak karada yaşadığımız anlık sert değişimler artık denizlerde de var. Bir anlık panik ile yüzme bilenler bile zor durumda kalır. Onları kurtarmaya gelenlere de zarar verirler. Muhetemelen bu son olayda da bunun bir benzeri yaşanmıştır.

Alınabilecek en etkili önlem bu konuda farkındalık ve bilinç oluşturmaya yönelik çalışmalardır. En ideali yüzme ve denizde ilkyardım kurslarıdır. Gelişmiş ülkelerde bu kurslar okullarda verilir. Bizde ise hem kurs hem de cankurtaran hizmetleri ne yazık ki herkesin bildiği gibi çok yetersiz düzeydedir.”

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı