Biz ve siyasi – hukuki oyunlar

Neredeyse 50 yıldır, Kıbrıs müzakere süreçleri ne zaman tıkansa, Ada’nın Kuzey ya da Güney’inde ne zaman Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşsa,  aynı senaryo oynanır.

21 Eylül 2019 - 11:00

Ülkemizi hem uluslararası platformda hem de iç siyasette bekleyen sorun yumağı her gün büyümeye devam ediyor. Doğu Akdeniz’de sular her geçen gün ısınıyor. Güney Kıbrıs, Türkiye ve KKTC’yi köşeye sıkıştırmak için hamlelerini hız kesmeden sürdürüyor. Amacı ise çok açık; Türkiye ve KKTC’yi bölgede devre dışı bırakmaya çalışıyor. Bu bağlamda, Rum Yönetimi, Türkiye’nin kıta sahanlığı içindeki 7’inci parselde sondaj yapılması için Fransız TOTAL ve ENI şirketleri ile sözleşme imzaladı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy yapmış olduğu açıklama ile Türkiye’nin böyle bir oldubittiyi asla kabul etmeyeceğini ortaya koydu. Görünen o ki; Doğu Akdeniz üzerindeki gerginlik yakın zamanda sonlanacak gibi durmuyor.

***

Geçtiğimiz günlerde, KKTC hükümeti Maraş konusu ile ilgili yeni bir açılım yapma niyetini ortaya koymuştu. Bu açılımın şeffaf bir şekilde hem uluslararası hem de ulusal kamuoyuna anlatılabilmesinde ne yazık ki yeterince başarılı olunduğunu söylemek çok da mümkün değil diye düşünüyorum. Ciddi bir bilgi kirliliği ve karmaşası vardır. Öte yandan, Kıbrıslı Türkler ve Maraş’ın geleceği için 4 Kasım tarihi çok önemlidir. Neden önemlidir? Kapalı Maraş içerisinde eski mülkü olduğu iddiasında bulunan  ‘KV Mediterranean’ isimli şirket Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruda bulunmuştu. Nitekim, AİHM de davada ki taraflara son görüş ve bilgileri vermeleri için 4 Kasım’a kadar süre vermişti. Mahkemenin kararı tüm ‘Kapalı Maraş’ta’ bulunan mülkler için emsal niteliğinde olacaktır. Bu dava sürecinin en başından şuana kadar Türkiye tarafından mahkemeye hangi çerçevede görüş ve bilgi verildiği konusunda net bir bilgiye sahip değiliz. Son dönemde ciddi kanıtlarla kamuoyu ile paylaşılan ‘Maraş’ın Vakıf Malı’ olduğu yönündeki argümanlar ve “Maraş Açılımı”nın bir anlam kazanabilmesi için de bu AİHM kararı çok önemlidir.

***

Ve Kıbrıs sorununa ilişkin görüşmeler adam akıllı başlayacak mı? Neredeyse 50 yıldır, Kıbrıs müzakere süreçleri ne zaman tıkansa, Ada’nın Kuzey ya da Güney’inde ne zaman Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşsa,  aynı senaryo oynanır. Sanki güçlü bir irade ile müzakereler başlatılmak isteniyor gibi bir diplomasi trafiği yaşanır. “Yalan Rüzgârı” yeniden başlar. Neticeyi ise hepimiz zaten biliyoruz…

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı